MENÜ
İzmir 18°
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
CHP İzmir’de kongre sonuçlarının anlattığı!
Sercan Avcı
YAZARLAR
6 Ocak 2020 Pazartesi

CHP İzmir’de kongre sonuçlarının anlattığı!

CHP İzmir’de metropol kongreleri genel fotoğrafı ortaya koymak için turnusol kağıdıdır.

30 ilçeden 23’ünde kongre yapıldı.

Metropolde sonucu ‘bence’ yüzde 80 net olan Karşıyaka dışında kongreler tamamlanınca

Fotoğraf büyük ölçüde netleşti.

***

CHP İzmir’de, 15 yıl Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Aziz Kocaoğlu’suz kongre sürecinin nasıl geçeceğini merak edenlerin sayısı bir hayli fazlaydı.

Özellikle 2009’dan sonra bir-kaç istisna dışında delege seçimlerinde ve ilçe kongrelerinde suya sabuna dokunmayan Kocaoğlu tüm enerjisini il kongresine ayırırdı.

İlçe başkanlarına, belediye başkanlarına  ‘Bu ismi istiyorum’ derdi.

Hatta adayını ilçe ilçe bile gezdirirdi.

Kocaoğlu bu performansıyla tabiî ki kendi muhalefetini de yaratmıştı.

Parti örgütü uzun süre Kocaoğlu ve onla hareket edenler ile Kocaoğlu muhalifleri rekabetine tanık olmuştu.

Son 3 il kongresinde Ali Engin, Alaattin Yüksel ve Deniz Yücel’in seçildiğini hatırlarsak Kocaoğlu ve Büyükşehir cephesi bu işten hep kazanarak çıkmıştı.

***

31 Mart’la birlikte yeni bir sayfa açıldı…

Yeni sayfayı kendi hedefleri doğrultusunda doldurmak için talip çoktu.

Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Soyer’in siyasi ekibinin ilk eli nasıl oynayacağı merak konusuydu.

Parti içi yarışlarda hiçbir zaman Kocaoğlu olmak istemeyen Soyer olağan kongre sürecini tamamen uzun süredir yol arkadaşlığı yaptığı İl Eski Başkanı Rıfat Nalbantoğlu ve Büyükşehir Belediyesi Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu’ya emanet etti.

Bu ikili,  İzmir Milletvekili Murat Bakan ve bazı Büyükşehir şirket Genel Müdürleri ile Müdür Yardımcılarıyla kongre sürecinde yol aldı.

Nalbantoğlu/Özuslu’nun başını çektiği ekip geçtiğimiz yıllardan farklı olarak Büyükşehir’in gücünü delege seçimlerinde ve ilçe kongrelerinde kullanmaya başladı.

Belki de Kocaoğlu döneminin şartlarıyla yeni sürecin şartları arasındaki fark onları bu kadar erken ve bu yönteme itti.

‘Değişim’ parolasıyla yola çıkan ve hedefe Deniz Yücel ile Tuncay Özkan’ı koyan ekibin hesabı kongre sonuçlarına göre tutmadı gözüküyor.

Soyer’in 2-3 kez ‘değişim’ talebine Kılıçdaroğlu’ndan aldığı olumsuz yanıt sonrası geri adım atmasıyla,  siyasi ekip ilçe kongrelerine daha da asıldı.

Deniz Yücel’in ‘kalesi’ Karabağlar ile Tuncay Özkan’a yakın isimlerin çeşitli görevlerde olduğu Buca, Konak ve Bornova gibi ilçelerde Nalbantoğlu/Özuslu ekibinin CV hamlesine ilçe belediye başkanlarından da CV hamlesi gelince kongreler biraz da CV mücadelesine dönüştü.

Karabağlar’da 3 oyla kazanılan kongre dışında metropolde Konak, Buca, Bornova ve hatta ‘uzlaşı adayı’ olarak desteklenen Selçuk Ayhan’ın yarıştığı Bayraklı’da Nalbantoğlu/Özuslu ve ekibin kaybettiği apaçık ortada. Çiğli’de zaten yoklardı.

Büyükşehir cephesi, bu sonuçlara göre İzmir özelinde parti içi yarışta uzun yıllar sonra ilk defa kaybetti!

Büyükşehir gücünü bu kadar kullanırken kaybediyorsanız demekki ortada ciddi yanlışlar var. 

Ekibin yanlışları 'hedefe birileni koymak, bazı ilçelerde yanlış isimlerle yol yürümek, aşırı güç kullanmak ve rövanşist hareket etmek' oldu.

***

Büyükşehir gücünün kullanılması, Genel Müdürler ve Genel Müdür Yardımcılarının geçmişte olmadığı kadar sürece müdahil olması, ‘parti içi yarışa karışmıyorum’ mesajını örgüte bir çok kez veren Soyer’i de yıprattı.

Soyer’in Büyükşehir Belediye Başkanı olarak ilk parti içi olağan kongre süreci sınavında ‘arafta’ kalan performansını sorgulaması gerekecek.

‘Değişim ‘parolasıyla yola çıkanların galiba ‘değişime’ önce kendi içlerinde başlaması kaçınılmaz oldu.

***

Ve kongre sürecinin en büyük kazananına gelelim.

Geçtiğimiz aylarda kongre süreci başlamadan bu sürecin biraz da Murat Bakan-Tuncay Özkan rekabetine sahne olacağına, örgüt içinde hedefte olan ikiliden birinin sürecin sonunda kaybederek çıkacağına vurgu yapmıştım.

Bu ikilinin ve ekiplerinin bir araya gelmesi imkansızdı.

Ve imkansızlık ikiliyi, ikilinin birlikte hareket ettiği isimleri ilçelerde karşı karşıya getirdi.

Özkan’ı İzmir’de hatta Genel Merkez’de istemeyen bazı aktörlerin İzmir hesabı metropol sonuçlarına göre tutmamış gözüküyor.

‘Deniz Yücel’ diyen yapılar 2 parçaydı… Bir tarafta Abdül Batur-Ali Engin ve bu ikiliyle hareket edenler, diğer tarafta Tuncay Özkan ve Özkan’la hareket edenler.

Bornova İlçe kongresinde bu iki yapı ayrıştı. Ertürk Çapın’ın kongre zaferi sonrası Yücel’e destek veren 2 yapıdan Özkan yapısı gücünü sağlamlaştırdı.

Metropolde Bornova dışında Çiğli, Buca, Konak ve kısmen Bayraklı sonucuna bakınca kongre sürecinin bir numaralı kazananı Tuncay Özkan oldu!

İzmir siyaseti dışına itilmek istenen Özkan, İzmir siyasetinde beraberindeki belediye başkanları ve seçilen ilçe başkanlarıyla olmaya devam edecek.

***

Ve İl Başkanı Deniz Yücel…

Siyasete geç atılan ancak koltukta pişen olgunlaşan Yücel, kongre salonlarında boy gösterdi ve önemli mesajlar verdi.

Kılıçdaroğlu’nun devam etmesinden yana olması, kendisini değiştirmek isteyen ekibin ilçelerde istedikleri sonuçları alamamasıyla da  kendisi adına güvenli bir süreç götüren Yücel için kulisleri sallayan bir iddia düştü son 24 saate!

Sürecin en başından beri kendisine destek veren Özkan’la Bornova kongresinde sert şekilde ayrıştığı konuşuluyor.

Bu ayrışmanın derinliği ne boyutta şimdilik bilmiyoruz.

Bu iddia doğruysa sürece nasıl yansıyacağını bekleyip göreceğiz.

Son günlerde konuşulan başka bir iddia daha var… 

Metropolde yeni seçilmiş bir ilçe başkanının ‘il başkan adayı’ olma niyetini yakın çevresine dile getirdiği!

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Nurettin gelmez
 6 Ocak 2020 Pazartesi 20:01
Birbirimize saygı duyarak bir kongreler olmadı. Bolunmüş ve birbirini düşman gibi görülen bir seçimin sonucu partiye faydası olurmu. Belediye başkanları ne yazıkki ,partiyi böldü. Benden yana olanlar ,benden yana olmayanlar diyerek partiye zarar verdiler. Belediye başkanlarının örgüte karışma yetkisi yoktur. Belediye başkanı icraat yapar ve il veya ilçelerde yaşanabilir bir il veya ilce için efor gösterir. Kendisine oy verenleri ötelemek,iş alımlarında yapılan veya oy vermezsen işine son demek utanctır. Hele oy kullanan kişilerden resim isteyenler varsa rezillikdir. Abi modeli abla modeli teyze amca modeli dogru degil. Abi modeli insanları birleştirmeyi başaracak kişi olmalı. Boyle bir seçim olmamalı. Ve urlada yaşanan ve partiye cok zarar veren bir başkanın hapiste olması. Kayyum atanması dogru degil. Kayyum ataması ne kadar dogru degilse Hapise konulan başkanın aday yapılması da dogru degil.
 partili
 6 Ocak 2020 Pazartesi 09:16
bu ekip dediğiniz nedir Allah aşkına,bölüştürmek ve ayrıştırmak bütün işleri.insanları tanımadan,o ilçede sorgulamadan sadece oturdukları yerden ekipçilik.nerde liyakat,yeri geldi mi bas bas bağırırlar.ne yaparlar liyakat adına,koskoca bir hiç.ondan sonra iktidar olamıyoruz,olamayız tabii.aziz gitti de ne oldu aynı kafa yapısına sahip başkaları geldi.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Gerçek İzmir