MENÜ
İzmir 11°
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
HDP kullanılarak CHP'ye tuzak mı kuruluyor?
Taha Okan
YAZARLAR
28 Eylül 2020 Pazartesi

HDP kullanılarak CHP'ye tuzak mı kuruluyor?

Ülkemiz ekonomik bir krizin tam ortasında, hızla yoksullaşıyoruz. Betona dayalı kalkınma modelimiz çöktü. Fabrikaların bacası tütmüyor, gençlerimiz işsiz ve umutsuz. Üretmiyoruz, üretemiyoruz. Ücret garantisi verilen; otomobilsiz otoyollar, yolcusuz havaalanları, hastasız hastaneler… 

Türkiye ekonomik olarak yönetilebilir durumda değil. Memurun, emeklinin, işçinin maaşı enflasyona çoktan yenik düştü. Esnaf, siftahsız dükkân kapatıyor. Sanayicilik on yıldır enayicilik! AKP iktidarının sosyal yardımlara bağımlı hale getirdiği ve AKP iktidarı dışında hayatını devam ettiremeyeceğini zanneden dar gelirli yurttaşlarımız dışında halinden memnun olan kimse yok! Bu sosyal yardım bağımlılarının seçmen yaşına gelen çocukları da mutsuz; aileleri gibi yarı aç yarı tok, devlet yardımlarına muhtaç yaşamak istemiyorlar. AKP sosyal yardımlara bağımlı hale getirdiği seçmen tabanını bile kaybediyor. Bunca mutsuz ve umutsuz insanın yaşadığı bir ülkede iktidarın seçim kazanabilmesi mümkün müdür?

Dış güçler, bizi kıskanan Almanlar, One Minute çekilen İsrailliler kimsenin umurunda değil! Kasap “one minute” deyince et vermiyor. Millet açken, dış politikadan ekmek çıkmıyor. Her yılbaşı piyasaya çıkan yerli uçağa, Jet Fadıl’dan beri altı ayda bir üretilen yerli arabaya da karınlar tok! Anketler de oy kaybı durmuyor, durdurulamıyor. Ortada bir başarı öyküsü olmadığına göre yapılabilecek tek şey muhalefeti oy verilemez hale getirmek.

Benim köyüm dahil Anadolu’nun her sokağından bir şehit var. PKK konusu bu ulusun kırmızı çizgisi… PKK ile ilişkilendirilecek bir siyasi partinin, seçmenin %99’undan oy alamayacağını ayakkabı numarası kadar IQ’su olan herkes biliyor. CHP-İYİ Parti’nin omurgasını oluşturduğu Millet İttifakını iktidara getirmek istemeyen iç ve dış güçler, çok tehlikeli bir tuzak kuruyorlar. 

Kobani olayları esnasında Atatürk büstleri yakıldı, okullar tahrip edildi, masum yurttaşlarımız hayatlarını kaybetti. Atatürkçü yurtseverlerin bu hadiseleri hoş görmesi mümkün değil. Milyonlarca yurttaşımızın oyunu alan HDP’nin kapatılmasını ise demokrasiye inanan, seçmen iradesine saygı duyan hele de sol-sosyalist gelenekten gelen hiç kimse onaylamaz. Şimdi sıkı durun! Asıl soru şu; altı yıl sonra yeniden gündeme gelen Kobani olayları nedeni ile HDP kapatılırsa CHP nasıl pozisyon alacak? 

CHP; sol, demokrasi, seçmen iradesi deyip HDP’ye sahip çıkarsa bir anda teröre destek veren parti yaftası yiyecek. İyi Parti ile işbirliği sona erecek, Millet İttifakı dağılacak. CHP ve sahipsiz kalan Kürt seçmen %30 bandında oy alacak ve olası erken seçimi Cumhur ittifakı güle oynaya kazanacak! CHP içindeki Atatürkçü ve ulusalcı oylarda olası Muharrem İnce hareketine kayacak. Türk Ulusu için milli duyguların ekonomiden önde geldiğini hesap ederek bu tuzağı kuruyorlar, seçime girerken ekonomik başarısızlık yerine milliyetçilik ve terörün gündemde tutulmasını amaçlıyorlar.

Bu operasyonu yapanlar; CHP’nin, HDP’nin kapatılmasına ses çıkarmaması durumunda ise; sol, sosyalist gelenekten gelen tabanı ve Kürt seçmenle sorun yaşayacağını düşünüyorlar. Yerel seçimlerde; İstanbul, Mersin, Adana gibi büyük şehirlerde Kürt seçmenden sağlam goller yiyen Cumhur İttifakı, olası Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilli seçimlerinde Kürt seçmeni Millet İttifakı’na küstürmeye çalışıyor. 

Kobani Operasyonunun hedefinin HDP’nin kapatılarak CHP’yi zor bir siyasi tercih kullanmaya zorlamak olduğu açıkça görülüyor. CHP’nin olası her tercihinde, Cumhur İttifakı’na karşı gönülsüzce de olsa işbirliği yapan Kürt seçmen ve İyi Parti tabanlarından birisinin Cumhur İttifakının karşısındaki bloktan uzaklaştırmanın amaçlandığı çok açık. CHP, HDP’ye destek verirse İyi Parti tabanı ve belki de üst yönetimi MHP’ye geri dönecek, CHP içindeki ulusalcı, Kemalist seçmen yeni bir arayışa girecektir. CHP; HDP’ye yapılan operasyona sessiz kalırsa; Kürt seçmenin olası bir erken seçimde seçimi boykot etmesi riski ile karşı karşıya kalacak. Üst akıl, Kürt seçmenin sandığa gitmemesi durumunda, Sayın Erdoğan’ın güle oynaya yeniden Cumhurbaşkanı seçileceğini ve her iki durumda da Türkiye’de İslamcı-Amerikancı iktidarın devamının sağlanacağını düşünüyor.

Bu güç denklemi kim çözecek? Elbette Kürt seçmen! Kürt seçmen, güneydoğu sorununun yalnızca demokrasi ile çözülebileceğini biliyor.  İhtiyaçları olan demokrasi’nin bu iktidar ile mümkün olmadığını görüyor. Türkiye Kürtleri; son on yılda yapılan tüm seçimlerde, ülkenin birliği ve dirliği için yapılması gereken her şeyi yaptılar. Ben olası bir erken seçimde, Kürt seçmenin alınganlık göstermeden, birlik ve barış içinde yaşanacak bir Türkiye için üzerine düşen ne ise yapacağına eminim… Bu arada ulusalcıları da hafife almayın, HDP %10 barajına takılmasın diye HDP’ye oy vermiş birçok Kemalist tanıyorum. Türkiye’de mevzu vatansa, milliyetler dahil her şey teferruattır diye düşünen milyonlarca yurttaş var! Üst akılın hesaplayamadığı en büyük gerçeğin Türk, Kürt, Laz, Çerkez demeden bu ulusu oluşturan güzel halkımızın sağduyusu olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin geleceğine bu tuzağı kuran üst akıla, Sayın Cumhurbaşkanı’nın sık sık atıfta bulunduğu Enfal Suresi’nin 30. Ayetini hatırlatmak isterim “  Onlar tuzak kurarken Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.”
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Gerçek İzmir