MENÜ
İzmir
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yine unuttunuz!
İlker Ağın
YAZARLAR
19 Mart 2020 Perşembe

Yine unuttunuz!

Yazının başlığına bakıp ta kim neyi unuttu diye sormadan önce “asıl sen yazı yazmayı unuttun” diyenler olacaktır. Haklılar da.  Bunca süre yazmamanın onlarca nedenini sıralamak yerine “Tembelliğime verin, özür dilerim” der geçerim.

  Ne zaman yazmaya başlasam içim daraldı, elim varmadı. CHP İlçe ve İl Kongrelerini mi yazsaydım, ya da geride bıraktığımız 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününü 14 Şubat kıvamına getirerek hak aradığını sanan  güya kadın hakları savunucularını mı?  Taşlanmaktan koktum yazmadım da diyebiliriz; kimi gönüller olsun diye.

Gelelim asıl meseleye. Bir “Corona Virüs” vakası tüm dünyanın ne kadar gündemi varsa aldı götürdü.  Şaşkınlık ve kaygıyla bir anda yaşam biçimimiz değişti.  İşin hem sağlık hem ekonomik boyutu oldukça yıkıcı görünüyor. Devletler tüm olanaklarını , gücünün sonuna kadar seferber ediyor, edecek ya da etmeli…  Bu anlamda ülkemizde de Hükümet dün itibariyle bir dizi önlem ve destek paketi açıkladı. Ticaret ve Sanayi Odalarının  temsilcilerinin açıklamalarına bakılırsa sermaye tarafı açıklanan bu destekten memnun. Belki kimi emekliler de memnundur. Ancak mesele kimlerin memnun olduğundan çok bizi kurtarmada bu işlerin ne kadar işe yaradığı ve yarayacağı.

Yavaş yavaş sadede gelelim.

Ülke olarak bilim ve teknoloji alanında çoktan kaçırdığımız trenin arkasından koşarken , uygar dünyada yerimizi almak adına avantajlarımızı ve bize itici güç olacak varlıklarımızı kullanmak bir yana görmezden gelmeye devam eden bir anlayışla yönetiliyoruz ne yazık ki.  Nedir bizim avantajımız? Elbette coğrafyamızın lütfu olan “tarımsal üretim potansiyelimiz”.

En ufak bir krizde ister savaş, ister salgın hastalıklar ister doğal afetler olsun herkesin koştuğu yer gıda temini için marketler ve gıda tedarikçileri.  Araba almaya , inşaat yapmaya, güzel kıyafetler seçmeye giden var mı bu günlerde? Varsa yoksa bakliyat, makarna, un , yağ şeker….Haa bir de kolonya.

Asıl böylesi kriz ortamlarından da önce her durumda her sıkıntıya hazırlıklı olmanın yolu güçlü tarımsal üretimden geçiyor. Tarımın durumu yıllardır ortada iken böylesi bir sağlık krizi ortamında dahi destekler verilirken tarım sektörü yine unutuldu.  Çiftçi üretim yapmıyor mu? Üstelik en temel ihtiyacın tedarikçisi değil mi? Tarımsal ürünler bizim en önemli ihracat gelirlerimizi oluşturmuyor mu? İstihdamda tarımın payı hangi sektörden aşağı kalıyor?

Böylesi küresel bir sağlık krizi ortamında tarım ürünü ihracatımızın geleceği beni kaygılandırıyor. Zaten bunca zorluklarla üretimlerini  ve yaşamlarını sürdüren çiftçilerimizin, sektör unsuru tedarikçisinden pazarlamacısına , teknik elemanına kadar geniş bir kesimin geleceği de.

Asıl sesini çıkarması gereken ve benim de üyesi olduğum Ziraat Odalarının suskunluğu da ayrıca çok manidar.

Asıl destek bu günlerde tarıma olmalı. O kadar.

Ve… Ey Tarım Bakanı! En az Sağlık Bakanı ve Milli Eğitim Bakanı kadar önemli bir koltuk işgal ediyorsun. Aç insanın ne eğitimi olur ne sağlığı kalır.

Tarımı unutan aç kalır.

Bu arada sınırlara dayanan mülteciler ne oldu? Ya da sınır ötesindeki mehmetciklerimiz nasıllar?  Çok mu kaygılıyım?

Yazı bitti. Bir kolonya alır mısınız?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 İsmail Korkmaz
 19 Mart 2020 Perşembe 19:38
Eyüp Sabri Tuncer''i anarken, Hacı Şakir''i atlamanızı esefle kınıyorum İlker bey. Selam ve dua ile.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Gerçek İzmir