Eski CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun parti yönetimine ‘arınma’ çağrısı sonrası eski il başkanı ve Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin, tartışmaları yorumladı. Engin 'arınma iç denetime yapılabilir' derken bölünme kaygısı duyduğunu dile getirdi, mevcut genel merkezi işaret ederek ‘en büyük sorumluluk onlarda’ dedi.
GERÇEKİZMİR - Eski CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimini eleştiren paylaşımı yankı uyandırmaya devam ediyor.
X (Twitter) hesabı üzerinden yayınladığı videoda Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz. Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez" dedi.
Eski Genel Başkan’ın sözleri partililer ve kamuoyunda tartışılırken Kılıçdaroğlu döneminde İzmir İl Başkanlığı ve Narlıdere Belediye Başkanı görevlerinde bulunan Ali Engin konuya ilişkin konuştu.
“ARINMA İÇ DENETİMLE YAPILABİLİR”
Engin, süreçte en büyük sorumluluğun mevcut genel merkezde olduğunu belirtirken, Kılıçdaroğlu’nun kastettiği arınmanın iç denetimle gerçekleştirilebileceğini ve parti içinde adı suça karışmış kişilerin üyeliklerinin askıya alınabileceğini kaydetti.
Engin şunları söyledi:
Tabii bu tartışmalar, gelişmeler hepimizi üzüyor işin doğrusu. Bütün partililerimizi, seçmenlerimizi... Çünkü siyaset emek verenlerle, seçmenle, tarihle, her kademedeki insanlarla yapılıyor. Yani birini dışladığınızda eksik kalıyorsunuz. O açıdan en büyük sorumluluk mevcut yönetime düşüyor. Tabii ki diğer kesimlerin de katkısıyla, uzlaşarak, bir araya gelerek bu sorunları yargıya iletmeden, kendi içinde, partinin zaten geleneklerinde olan iç denetimiyle, iç demokrasiyle... Kılıçdaroğlu'nun "arınma" dediği şeyi parti iç denetimiyle yapabilir. Geçmişte de örnekleri var. Yani gerçekten parti hukukçuları inceleyerek bazı arkadaşlardan ne bileyim, şey isteyebilir; geçici olarak partide askıya alınabilir bazılarının, peşinen suçlu ilan etmeden. Ama her halükarda partiyi bölünmeden, parçalanmadan, bir arada seçime, birlik beraberlikte gitmek hedefi olmalı yani siyaseten.
“BİRLİK VE BERABERLİĞİ EN ÇOK YÖNETİCİLER SAĞLAR”
?Daha önce İzmir İl Başkanlığı görevinde bulunan Engin, ‘böyle bir süreçte il başkanına düşen görev ne olur?’ sorusunu da yanıtladı.
Engin, “Birlik beraberliği en çok yöneticiler sağlar. Yani görevi olmayan insanlar hepimiz kısmen katkıda bulunabiliriz. Ama asıl bugünkü işte bütün hiyerarşiyle devam eden, görevdeki arkadaşların görevi... Bunlar işte zaten kısmen de yapılıyor İzmir'de. Kimseyi dışlamadan, kurultaydaki oyuna bakmadan partiyi bir arada tutma görevini yaparlarsa, yaparsak bu zorluğu da atlatırız. Evet, belli zorluklar var bugün, yani "Hiçbir sorunumuz yok." diyemeyiz ama bunu atlatma gücümüz var Cumhuriyet Halk Partisi olarak” diye konuştu.
“HAKARETE GEREK YOK”
?Sosyal medyada hakarete varan açıklamaları değerlendiren Engin, “Ona gerek yok, gerek yok. Yani kurullarda, ne bileyim, iletişimle, her kademede insan birbiriyle iletişim kuruyor. Yani bunlar orada da değerlendirilebilir yani. İlla basına, sosyal medyada açık şekilde bunları bence gerek yok yani” ifadelerini kullandı.
“BÖLÜNME KAYGISI DUYUYORUM”
Konuşmasının sonunda yaşananların bölünme kaygısı yaratıp yaratmadığı sorusunu yanıtlayan Engin, “Samimi düşüncem; bu sorunların bir an önce çözülüp odaklanması lazım, partinin gündeme, Türkiye gündemine, ülke gündemine odaklanması lazım. Şimdi, en azından bölünme konusunda kaygı duyuyorum yani, kaygı duyuyorum. Ve hepimizi de üzüyor. En azından bunun için de şeyin adım atması lazım; mevcut yöneticilerin, herkesin özellikle yani. Kime ne düşüyorsa... Çünkü en büyük sorumluluk yönetenlerde, kurultay onları seçti. Ama hepimize de görev düşüyor bunun için yani.
?