MENÜ
İzmir 16°
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
'Zimmet’ davasında duruşma tarihi belli oldu... Soyer, Erdoğan'ın BM konuşmasına dikkat çekti!
Güncel
23 Eylül 2026 Çarşamba 08:54

'Zimmet’ davasında duruşma tarihi belli oldu... Soyer, Erdoğan'ın BM konuşmasına dikkat çekti!

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yargılandığı kooperatif soruşturmasına ilişkin MASAK raporlu ikinci davanın duruşma tarihi 18 Kasım 2026 olarak belirlendi. Avukatları, Soyer hakkındaki tutukluluğun "yedek dosyalarla" sürdürüldüğünü belirterek, henüz iddianamesi yazılmayan üçüncü dosya için de çağrıda bulundu ve derhal tahliye talep etti. Soyer sosyal medya hesabından açıklama yaptı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM konuşmasına dikkat çekti.

GERÇEKİZMİR - Tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in avukatları sürece dair açıklamalarda bulundu.

Eski başkan Soyer ana kooperatif davasından tahliye edilmişti ancak MASAK raporuna konu olan ikinci dosya ve bir başka üçüncü dosya nedeniyle tutukluluk hali devam ediyor.

Ana soruşturmadan ayrılan ve MASAK raporuna konu olan dosyanın iddianamesi geçtiğimiz günlerde yazılırken söz konusu dosyanın duruşma tarihi olarak 18 Kasım 2026 belirlendi.

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'nde "zimmet" soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da bulunduğu 19 şüpheli hakkında 1'er yıldan 12'şer yıla kadar hapis cezası istendi.

Ana kooperatif dosyasının duruşma tarihi ise 16 Ekim olarak belirlenmişti.

Soyer’in avukatları ‘yedeğin yedeği’ olarak adlandırdıkları üçüncü dosya ile ilgili de iddianame çağrısı yaparken açıklamada şu ifadeleri kullanıldı:

İŞTE AÇIKLAMA:

Yedeğin Yedeği Tutuklamanın Yapıldığı Üçüncü Dosyadan da İddianame Bekliyoruz!

Tunç Soyer hakkında ilk günden bu yana suç kastını gösterir bir varsayım bile ortaya konmadı. Tek kuruş haksız kazanç sağlamadığı iddia makamınca dahi kabul edildi, MASAK verileriyle kanıtlandı.

Tunç Soyer, kentsel dönüşümde kooperatifçilik modeli nedeniyle açılan davada 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye olmuştu. Ancak tahliyesinden yalnızca 5 gün önce, tahliyesini önlemek için, kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin olduğu için ilk davadan ayrılan dosyadan yeniden tutuklanmış yani yedek tutuklama yapılmıştı. Ardından bu dosyadan ayrılan başka bir kooperatifin iç işleyişine ilişkin bir dosyadan da yedek tutuklamanın yedeği olarak tutuklandı.

İkinci dosyada yani yedek tutuklama yapılan dosyada, nihayet iddianame düzenlendi. İddianamede 523 sayfada Soyer hakkında sadece bir paragraf olmasına ve herhangi bir suç isnad edilmemesine rağmen Mahkemece tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Yedeğin yedeği dosyanın iddianamesi ise hala yazılmadı. Yani Soyer yeni açılan dosyadan tahliye olsa bile bu dosya nedeniyle serbest kalamayacak. Oysa Tunç Soyer açısından üç dosyanın da içeriği aynı, 1 temmuz 2025’te emniyet sorgusunda ne söylediyse hepsi hala geçerli.  Tüm dosyalar 2 yıldır açık. Birinden tahliye olmuşken, diğerinde iddianame yazılmışken bir diğerinde iddianamenin dahi yazılmamış olmasının hukuki ya da mantıklı bir açıklaması yoktur. O nedenle “yedeğin yedeği” üçüncü tutukluluk dosyasında da iddianame düzenlenmesini bekliyoruz.

Kooperatifçiliği desteklemenin suç sayılması mümkün değildir. Soyer'in kooperatifçiliği destekleyerek kooperatiflerde iddia edilen zimmete yardım ettiğini söylemenin akılla, mantıkla, hukukla izahı yoktur. Buna rağmen yargı süreçleri uzatılarak, dosyaların içinden dosyalar türetilerek Tunç Soyer’in tutukluluğu sürdürülmeye çalışılmakta, kendisine, sevenlerine zulmedilmektedir.

Bu hukuksuz sürecin artık sona ermesini ve Tunç Soyer’in derhal tahliyesini talep ediyoruz.

Tunç Soyer'in Avukatları.

Tahliye olduğu birinci dosyanın duruşması: 16 Ekim 2026

Yedek tutukluluğun yapıldığı ikinci dosyanın duruşması: 18 Kasım 2026

Konum: Aliağa Şakran Cezaevi Duruşma Salonu

SOYER, ERDOĞAN'IN BM KONUŞMASINI HATIRLATTI

Soyer’in yargılandığı kooperatif soruşturmasına ilişkin MASAK raporlu ikinci davanın duruşma tarihi 18 Kasım 2026 olarak belirlenmesi sonrası Soyer'den açıklama geldi. Soyer sosyal medya hesabından şu ifadeleri  kullandı;

"Değerli Dostlar, Aylardır, iddianame yazılmasını bekliyorduk. Dün nihayet o iddianame kabul edildi. 500 küsur sayfalık iddianamede sadece 11 satırlık bir paragrafda adım geçiyor ve sadece açılışlarda yaptığım konuşmalar suça bahane ediliyor. Buna karşın alınan raporlar, HTS kayıtları, tanık beyanları, MASAK verileri, suç olmadığını tekrar tekrar kanıtlıyor. O nedenle ilgili mahkemenin derhal tahliye kararı vereceğini ümit ediyorduk, olmadı (tutukluluk halinin devamına dendi) ve 2 ay sonrasına 18 Kasım’a duruşma günü verildi.

“Toplanması beklenen deliller ve suçun vasfı” ifadeleri kullanılmış kararda. 2022 yılına dair soruşturmada demek ki 4 yıldır toplanmayan deliller varmış ve önümüzdeki iki ayda bunlar toplanacakmış. Mahkeme bu kararla beraber “zimmet” ile suçlanan sanıkların adli kontrollerini, yurtdışı çıkış yasaklarını kaldırmış. Yani suç vasfı “zimmet” olanların özgürlüklerinin önünde hiçbir engel bırakılmazken, suç vasfı “zimmete yardım” olanlar daha fazla suçlu ve tehlikeli görülmüş.

Oysa, ailem, dostlarım, İzmir’in sokakları, adliyenin koridorları, kamuoyu vicdanı masum olduğumu biliyor. Değerli dostlar, yargı kurumları bazen kararlarını mevzuata, kanuna uydururmuş gibi yapıp hukuka, hakka ters düşerler. Bazen kanuna uygun görünmek için eğilip bükülen hukuk, adaletsizliğin ve vicdansızlığın resmi olur.

Dün, biz 15 aydır haksız yere gördüğümüz zulümle cebelleşirken Sayın Cumhurbaşkanımız 16. Kez Birleşmiş Milletler kürsüsündeydi. Tüm dünyayı zalimlere karşı birleşmeye davet etti.Dünyaya, Dünyanın beşten büyük olduğunu, dayanışmanın önemini ve vicdanı hatırlattı. Etkili konuşmasını merhum Sezai Karakoç’un güzel şiiriyle taçlandırdı, Sezai Karakoç’un şiirinin evrenselliğini bütün dünya gördü. Şiirin yerelde de karşılığı olduğunu - kendimden bildiğim üzere - göstermek için bu vesileyle paylaşmak istedim. Zaten muhatapları da kendilerini bildiğinden başka söze gerek yok. “ Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar. ”

Sağlıcakla kalın. İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Koğuş B/63, Buca - Kırklar

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir