Ahbap soruşturması kapsamında Ece Üner, Fatih Portakal, Feyza Altun, Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter ifadeye çağrıldı. Bugün adliyeye gelen Serter, Üner ve Özoğuz'un ifadeleri ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturması devam ediyor.
Soruşturma kapsamında son olarak sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur'un tutuklanmasına karar verilmiş ve böylelikle soruşturmada tutuklu sayısı 27'ye yükselmişti.
Soruşturmada bugün yeni bir gelişme yaşandı.
Gazeteci Ece Üner ve Fatih Portakal, avukat Feyza Altun, şarkıcı Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter ifadeye çağrıldı. Üner, Özoğuz ve Serter aynı saatlerde adliyeye geldi.
GÖKHAN ÖZOĞUZ: TEK AMACIM İNSANLARA YARDIMCI OLMAKTI
Özoğuz, Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’i aynı sektörde bulunmaları ve basında yer alması nedeniyle ismen tanıdığını, ancak kendisiyle yüz yüze görüşmediğini söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından ne tür yardımlar yapılabileceğine ilişkin kısa bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş olabileceğini belirten Özoğuz, bu görüşmenin herhangi bir iş birliğiyle sonuçlanmadığını ifade etti.
Özoğuz, kendisine ait banka hesaplarından Haluk Levent, Oğuzhan Uğur veya Ahbap Derneği’ne ait herhangi bir hesaba para transferi yapmadığını, bu kişi ve kuruluşlarla iş ilişkisinin bulunmadığını kaydetti.
Oğuzhan Uğur’u deprem öncesinde müzik çevresinden tanıdığını anlatan Özoğuz, deprem sonrasında yardım çalışmalarını görmesi üzerine Uğur’u arayarak nasıl destek olabileceğini sorduğunu söyledi. Daha sonra Uğur’un ofisine gittiğini belirten Özoğuz, burada göçük altındaki kişilerden gelen telefon görüşmelerini dinlediğini ve bundan etkilenerek ofisten ayrıldığını anlattı.
Herhangi bir hesap için bağış toplamadığını vurgulayan Özoğuz, yardım çağrısı içeren bir video çekmiş olabileceğini ancak videoda hangi bağlantıları işaret ettiğini hatırlamadığını söyledi. Özoğuz, söz konusu bağlantıların Oğuzhan Uğur ve ekibi tarafından paylaşılan yardım adresleri olabileceğini belirtti.
Deprem döneminde yaptığı sosyal medya paylaşımlarına da değinen Özoğuz, Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’u etiketlediği paylaşımları, sahte hesaplar üzerinden yayılan ve yardımların ulaştırılmadığını öne süren yorumlara karşı yaptığını ifade etti. Paylaşımlarında Ahbap’ın yanı sıra AFAD, Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarını da etiketlediğini belirten Özoğuz, amacının yalnızca yardım çalışmalarına destek olmak olduğunu söyledi.
YouTube’da kullandığı, “Hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissetmedim” sözlerinin Türkiye Cumhuriyeti’ni veya herhangi bir kamu kurumunu hedef almadığını savunan Özoğuz, bu ifadeyle göçük altındaki kişiler ile yakınlarının çaresizliğini anlatmak istediğini kaydetti.
ÖYKÜ SERTER: HALUK LEVENT'LE PARA ALIŞVERİŞİM OLMADI
Serter, 1999’daki Adapazarı depreminde muhabir olarak görev yaptığını ve sahada tanık olduğu olayların kendisinde travma yarattığını anlattı. Bu nedenle doğal afetler konusunda hassas olduğunu belirten Serter, 6 Şubat depremlerinin ardından yaptığı sosyal medya paylaşımlarını yaşadığı üzüntü ve öfkeyle kaleme aldığını söyledi.
Paylaşımlarının devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldığını öne sürmek amacı taşımadığını ifade eden Serter, ortak acıyı paylaşmak için duygularını dile getirdiğini kaydetti. Serter, vatandaşları Ahbap’a veya başka bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmediğini vurguladı.
Haluk Levent’i şahsen tanımadığını belirten Serter, kendisiyle hiçbir dönem kişisel ya da ticari bir ilişkisinin ve para alışverişinin olmadığını söyledi. Ahbap Derneği aracılığıyla herhangi bir yardım faaliyetinde bulunmadığını ve derneğe para yatırmadığını da ifade etti.
Levent hakkında geçmişte çıkan dolandırıcılık haberlerinden haberdar olduğunu söyleyen Serter, bu tür yardım topluluklarına itibar etmediğini ve yardımlarını doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı tercih ettiğini anlattı.
Ahbap soruşturmasını bir vatandaş ve medya mensubu olarak takip ettiğini belirten Serter, insanların zor durumlarından ve duygularından yararlanılarak menfaat sağlanmasını kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
ECE ÜNER: KENDİMİ KANDIRILMIŞ HİSSEDİYORUM
Üner, Haluk Levent’i sanatçı ve Ahbap Derneği yöneticisi olarak tanıdığını, kendisiyle ilk kez Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Oğuzhan Uğur’un Babala TV kanalında düzenlediği programda yüz yüze geldiğini anlattı. Bu görüşmenin öncesinde ve sonrasında Levent ile yüz yüze veya telefonla herhangi bir görüşmesinin olmadığını belirtti.
Canlı yayında Ahbap’a yönelik eleştirilere karşı kullandığı ifadelerin derneği savunma amacı taşımadığını söyleyen Üner, o dönemde yaptığı “AFAD da bizim, Ahbap da bizim” paylaşımıyla birlik ve beraberlik mesajı vermek istediğini kaydetti.
Ahbap Derneği’ne herhangi bir bağışta bulunmadığını bildiren Üner, bunun banka hesap hareketlerinden de görülebileceğini ifade etti. Bağışların kaynağının sorgulanması ve sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini daha sonra sosyal medya hesabından da dile getirdiğini söyledi.
Basına yansıyan iddiaların doğru olması halinde kendisini kandırılmış hissettiğini belirten Üner, Haluk Levent’in yardım paralarını iddia edilen şekilde kullanacağını bilseydi söz konusu açıklamaları yapmayacağını vurguladı. Üner, Levent’e o dönemde devlet yetkilileri tarafından teşekkür edilmesi ve ödüller verilmesinin de kendi yaklaşımında etkili olduğunu söyledi.
Geçmişteki paylaşımından pişman olduğunu ifade eden Üner, Haluk Levent’in savunmasını geçerli bulmadığını ve iddia edilen eylemlerin kamu vicdanına sığmadığını düşündüğünü belirterek tepki gösterdi.
"AH AHBAP VAH AHBAP"
Soruşturma başladığında sosyal medya üzerinden Özoğuz açıklama yapmıştı.
Ünlü şarkıcı, paylaşımında "Ah ahbap vah ahbap. Hep böyle mi olacak bu işler? Bir kere de şaşırsak şu memlekette. Bakalım gerçekliği dökülsün ortaya da.” ifadelerini kullanmıştı.
SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?
Ahbap Derneği soruşturması, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.
Soruşturma kapsamında Dernek Başkanı Haluk Levent, Bursa'da gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmaya ilişkin olarak yapılan açıklamada; 6 Şubat'ta derneğe bağış yapan vatandaşların bağışlarının şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynandığı üçüncü kişilere aktarıldığı öne sürülüyor.
"Yurt dışı yasağı tedbiri uygulanan Levent'in yurt dışına kaçma hazırlıkları yapması üzerine operasyon ve yakalama süreci başlatıldı" ifadeleri kullanılan açıklamada, Levent tarafından kullanılan asistanı Yeliz Kaya'nın hesaplarına dernekten yaklaşık 120 milyon TL para akışı tespit edildiği, Kaya'ya aktarılan gayrimenkullerin daha sonra farklı kişiler adına tescil edildiği, 60 milyon dolar mağduriyet yaratıldığı iddia ediliyor.
Ayrıca dernek kurucularından Alper Çelik'in hesaplarından 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL yasal bahis oynandığı ve yaklaşık 390 milyon TL para kaybedildiği öne sürülüyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yapılan operasyonda Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 21 kişi, 12 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Para akışında adı geçen avukat Ece Güner de gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.
KONSER İPTALİ DİKKAT ÇEKTİ
İddiaya göre gözaltı kararına giden süreçte, 17 Temmuz'da İstanbul Ataşehir'de düzenlenmesi planlanan Haluk Levent konserinin bilet satışlarının iptal edilmesi savcılığın dikkatini çekti.
Konserin gerekçe gösterilmeden iptal edilmesinin ardından Levent'in takibinin yoğunlaştırıldığı ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı kararı verildiği ifade edildi.
Soruşturma dosyasındaki iddiaya göre Haluk Levent, Almanya'ya gitmek üzere İstanbul Havalimanı'na gittiği sırada hakkında verilen yurt dışı çıkış yasağını öğrendi.
Bunun üzerine rotasını Bursa'ya çevirdiği, ardından İzmir'e geçerek deniz yoluyla yurt dışına çıkmayı planladığının tespit edildiği öne sürüldü. Savcılığın bu değerlendirmesi üzerine operasyon kararı alındığı ve Levent'in Bursa'da gözaltına alındığı belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklamada, deprem bağışlarının yurt dışına kaçırıldığı iddiaları üzerine soruşturmanın derinleştirildiği ifade edildi.