CHP İzmir'de kadın kolları krizinin ardından görevden alındığı açıklanan Zahide Kurun ile görevden alınan İl Başkanı Çağatay Güç, alternatif il başkanlığında düzenledikleri basın toplantısında karara sert tepki gösterdi. Güç, Kılıçdaroğlu'na genel müdüre benzetmesi yaptığı konuşmasında "Mücadelemizi her alanda, her yerde sürdüreceğiz. Bugün parti içerisinde, yarın ise gerekirse yeni bir partide mücadelemize devam edeceğiz" dedi.
GERÇEKİZMİR - Mutlak butlan kararının ardından genel başkanlık görevine Kemal Kılıçdaroğlu'nun getirildiği CHP'de örgütlere yönelik atamalar sürüyor. İzmir'de il başkanlığının ardından bu kez kadın kollarında görev değişikliği gerçekleşti.
İl başkanlığındaki değişimin ardından CHP Kadın Kolları Genel Başkanlığı'na atanan Ayten Gülsever başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ve il kadın kolları yönetiminin görevine son verilmişti.
Kurun'un yerine, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanlığı görevine MYK'nın oy birliğiyle Nilay Kökkılınç atandı.
Atama kararlarına tepki göstermek amacıyla Kurun ve Güç tarafından Alternatif İl Başkanlığı binasında açıklama gerçekleştirildi. Güç, açıklamasında yeni parti vurgusu yaparken Kurun ise kendisine iletilen bir tebliğ olmadığını açıkladı.
Kılıçdaroğlu’na genel müdür benzetmesi
"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösteren Güç, “Yine benzer bir süreçten geçiyoruz. AKP tarafından atanan mutlak yönetim anlayışını ilk olarak il başkanlığında görüyoruz. Şimdi de İzmir İl Kadın Kolları Başkanımız Zahide Hanım görevden alınarak yerine yine atanmış bir isim getirilmiştir. Maalesef ülke adeta bir yangın yeri. Toplumun geleceğe ilişkin ciddi kaygılar taşıdığı bir dönemde AKP iktidarı, ülkenin sorunlarını çözmek yerine sadece Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgilenmekte, partinin iktidar yürüyüşünü engellemeye çalışmaktadır. Ne yazık ki parti içerisinde buna aracılık yapan, genel başkan sıfatını taşımasına rağmen adeta genel müdür gibi hareket eden kişi ile ona destek veren, kişisel menfaatleri doğrultusunda hareket eden bazı isimler de ülkeyi daha büyük bir çıkmaza sürüklemektedir” dedi.
Yarın gerekirse yeni bir partide...
Konuşmasında yeni parti vurgusu yapan Güç, “Cumhuriyet Halk Partisi, Genel Başkan Özgür Özel'in liderliğinde Türkiye'nin birinci partisidir. İktidara yürüyen, mücadele eden bir partidir. Parti programını, tüzüğünü ve tüm yönergelerini hazırlamış; eğitimden adalete, ekonomiden sosyal politikalara kadar ülke yönetimine katkı sağlayacak çalışmalarını tamamlamıştır. Artık Türkiye'yi daha mutlu ve daha refah bir geleceğe taşıyabilecek kadrolara sahiptir. Bu nedenle iktidar olabilecek tüm kadroları tasfiye etmek amacıyla partimize fiilen bir kayyum anlayışı dayatılmıştır. Bugün bu kayyum yönetimi görevini yerine getirmektedir. Ancak bizler, Cumhuriyet Halk Partisi'nin temsilcileri olarak bu anlayışa asla boyun eğmeyeceğiz. AKP iktidarının baskılarına da asla teslim olmayacağız. Çünkü bu ülkenin gençlerinin, kadınlarının ve emeklilerinin bize ihtiyacı var. Bu nedenle mücadelemizi her alanda, her yerde sürdüreceğiz. Bugün parti içerisinde, yarın ise gerekirse yeni bir partide mücadelemize devam edeceğiz. Ülkemizi insanların mutlu yaşadığı, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir ülke haline getirene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

İl Kadın Kolları Başkanlığı görevinden alınan Kurun ise şunları kaydetti:
"İzmir’in örgütlü gücüne, kararlı duruşuna, cesaretli mücadelesine yönelen yetkisiz, etkisiz, hukuksuz bir kararla daha karşı karşıyayız. Örgütün sesine kulak vermek yerine, tek dertleri tükenmiş bir iktidarın değirmenine su taşımak olan bir güruhun ve bitmiş bir siyasi hesabın peşinden koşanların örgütümüzü yıpratmasına da, halkın iktidarını engellemeye çalışmasına da geçit vermeyeceğiz.
Öncelikle kamuoyunun bilmesini isteriz ki, her ne kadar basında ‘Zahide Kurum ve yönetimi görevden alındı’ şeklinde haberler yer almakta da olsa da, tarafımıza görevden alındığımıza ilişkin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş tek bir resmi yazı, tek bir ıslak imzalı karar dahi ulaşmamıştır. Bu durum yalnızca bir usul eksikliği değil, hukuk devletinin, kurumsal ciddiyetin ve örgütsel işleyişin ağır biçimde zedelenmesidir.
Tebliğ edilmemiş kararlarla kamuoyu oluşturmaya yeltenenler hukukun, usulün ve kurumsal ciddiyetin adeta yok sayılmasıdır. Örgütsel teamüller çiğnenerek, seçilmiş iradeyi yok sayan, hukuki güvenlik ilkesini zedeleyen ve kadınların emekle ördüğü örgütsel yapıları tasfiye etmeye yönelik her yaklaşımın, 30 ilçe kadın kolları başkanımız ile birlikte dimdik karşısındayız. Bu cüreti gösterenler bilmelidir; korkuya, baskıya, dayatmaya teslim olmadık, bundan sonra da teslim olmayacağız.
Biz burada, omuz omuzayız
Açıkça ilan ediyoruz; biz buradayız, omuz omuzayız, bir aradayız. Bugün Türkiye’nin gerçek gündemi ortadadır. Kadınlar her gün şiddete uğruyor, katlediliyor, yoksulluğun en ağır yükünü taşıyor. İşsizliğin, güvencesiz çalışmanın ve derinleşen ekonomik krizin bedelini en çok kadınlar ödüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının sonuçları her gün kadınların yaşamında hissediliyor. Her gün yoksulluğun, kadınlar ise eşitsizliğin ve adaletsizliğin yükü altında yaşam mücadelesi veriyor.
Tam da böyle bir dönemde kadın örgütünün görevi koltuk tartışmaları değil, kadınların yaşam hakkını, eşit yurttaşlığını ve Cumhuriyet değerlerini savunmaktır.
İzmir İl Kadın Kolları olarak göreve geldiğimiz günden bu yana bizim mücadelemiz; sabahın erken saatlerinde işe yetişmeye çalışan kadının, akşam evine döndüğünde tenceresini kaynatmanın hesabını yapan annenin, emeği görünmeyen emekçinin, şiddete karşı yaşam mücadelesi veren kadının sesi olma mücadelesidir. Bizim siyasetimiz adalet arayanların, eşitlik isteyenlerin, umudunu kaybetmeyenlerin siyasetidir. Biz bu mücadeleyi hiçbir koltuk için vermedik, hiçbir zaman unvanlar için yürütmedik. Zira örgütün verimini, uyumlu ve etkin çalışmasını sekteye uğratmaya yeltenmiş her kim olursa olsun, tüzüğün ve ilgili mevzuatın öngördüğü usuller çerçevesinde işlem tesis etmeyi de kurumsal bir zorunluluk olarak bildik. Ancak görüyoruz ki mutlak butlan tartışmalarının gölgesinde şekillenen anlayış, kadınların emeğini ve örgütün iradesini yok saymayı tercih etmiştir.
Hukukun üstünlüğünü savunduğunu söyleyenlerin, hukuki güvenliği ve örgütsel meşruiyeti tartışmalı yöntemlerle zedelenmesi büyük bir çelişkidir. Muhalefeti zayıflatmaya çalışan kısır çekişmeleri kendini amaç edinmişlerin aksine, ekonomik krize, hukuksuzluğa, yoksulluğa ve kadınların yaşadığı derin eşitsizliklere karşı güçlü bir mücadeledir bizim mücadelemiz.
İzmir Kadın Örgütü olarak enerjimizi örgütümüzü yıpratmaya çanak tutan her türlü girişime karşı, halkın iktidarını korumaya harcamaya devam edeceğiz.
Kıymetli kadın örgütümüz, haklılığımıza olan inancımız tamdır. Hukuki mücadelemizde, siyasi mücadelemizde sonuna kadar sürdüreceğiz. Biz susmayacağız, geri adım atmayacağız ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel değerlerini savunmaya devam edeceğiz.
Göreve başladığımız ilk günkü inanç ve kararlılıkla seçilmiş iradeye sahip çıkmaya, kadınların örgütlü mücadelesini büyütmeye, Kadın Kolları Genel Başkanımız Sayın Aylin Nazlıaka ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde, İl Başkanımız Sayın Çağatay Güç ile birlikte iktidar yürüyüşümüze omuz vermeye ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Biz kadınlar inanıyor ve biliyoruz ki; öyle de kazanacağız, böyle de kazanacağız.”