MENÜ
İzmir
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Başkan Balkan'dan 'rant' çıkışı: Urla'da bir ağacın bile kesilmesine izin vermeyiz
Güncel
4 Mart 2026 Çarşamba 12:30

Başkan Balkan'dan 'rant' çıkışı: Urla'da bir ağacın bile kesilmesine izin vermeyiz

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Zeytineli-Karaköy hattındaki ormanlık arazilerde turizm planlarına tepki gösterdi. Kamusal alanların ranta açılmasına karşı hukuki sürecin başlatılacağını belirterek, “eni alanlar yaratmak suretiyle hem ekonomik kaynak yaratmak hem de rant sağlamak adına bazı girişimler olduğunu biliyoruz. Tarım alanlarını imara açmama sözümüz var. Urla’ya rağmen, burada yaşayan halka rağmen yapılacak planlamaların oldu bittiye getirilmesini kabul etmiyoruz" dedi.

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Zeytineli-Karaköy hattındaki ormanlık arazilerde turizm planlarına tepki gösterdi. Kamusal alanların ranta açılmasına karşı hukuki sürecin başlatılacağını belirterek, “Avukatlarımız süreci takip ediyor. Urla’da bir tane bile ağacın kesilmesine karşı mücadele edeceğiz” dedi.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Demircilikoyu’ndaki kaçak hurda gemi sökümü, Çeşmealtı’na marina projesinin ardından 20 milyon metrekarenin üzerinde alanda ormanlık arazilerin turizm için yapılaşmaya açılmanı değerlendirdi. 

“Ekolojik kırım konusunda birçok müdahale oluyor”

Urla’da birden fazla alanda ekolojik tehlikeyle karşı karşıya olduklarını belirten Balkan, marina projesine ilişkin “Ekolojik kırım konusunda birçok müdahale oluyor. Bir tanesi Demircili’de başlanmak istenen gemi sökümü. Bir diğeri Çeşmealtı’nda yapılmak istenen marina alanı. Çeşmealtı Su Ürünleri Kooperatifi’nin yanındaki çekek yeri dediğimiz, amatör balıkçıların teknelerini bağladığı yeri komple tahliye edip buraya direkli, yatların, yelkenlerin bağlanacağı bir marina projesi yapılmak isteniyor. Özelleştirmeye konu edilecek olan alanda, Yolluca’daki askeri rıhtımın ve lojmanların olduğu bölgenin yanındaki 186 bin metrekarelik alanın 100 bin metrekaresi denizde teknelerin bağlanacağı yer, 86 bin metrekaresi karada olacak bir kısım. Bu da Sığacık’ta, Çeşme’de marinalarda olduğu gibi kıyı yapılaşmasında inşaata konu edilecek iş yerlerinin, dükkânların, mağazaların, restoranların, kafelerin yapılıp satılacağı bir ekonomik potansiyel anlamına geliyor” dedi.

“Buradaki halka kulak vermek gerekiyor”

Projenin yerinin doğru seçilmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Balkan, şunları söyledi:

“Marina yapılmasına karşı değiliz. Yapılacak olan marinanın doğru yerde yapılmasını istiyoruz. Çeşmealtı’nda yapılacağına, Gülbahçe ile Balıklıova arasında bunun iki katı kapasitede yapılabilecek bir alan var. Buranın altyapısı tamamlanmış durumda. Urla’da özellikle kanal altyapısı, yol altyapısı, otopark ve sosyal donatı alanları oluşmuş, yapılaşma tamamlanmış durumda. Çeşmealtı zaten yaz aylarında çok kalabalık olup yaşanmaz hale gelen, sıkışan bir bölge. Marina ile birlikte daha fazla tahrip edileceğini ve altyapının buna yetersiz olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Balıkçı kasabası ruhunun bozulacağını; zaten balık ölülerinin kıyıya vurduğu İzmir Körfezi’nde Çeşmealtı ve İskele Körfezi’nin daha da kirleneceğini, buraya yapılacak marinanın körfeze bir hançer daha saplamak anlamına geldiğini anlatmaya çalışıyoruz. Buradaki halka kulak vermek gerekiyor. Halka rağmen değil, halkla birlikte yapmak gerekiyor bazı şeyleri. Verilecek kararların ‘yaptım oldu’ zihniyetiyle değil, halkla beraber ve buraya uygun şekilde düzenlenmesi gerekiyor.”

“Bir yıl önce askeri güvenlik açısından önemli olan bu alan şimdi mi önemsiz hale geldi?”

Balkan, marina alanıyla ilgili ÇED sürecinde askeriye faktörüne de dikkat çekerek “Bir yıl önce, Şubat 2025’te buradaki süreç sonlandırılmıştı. Savunma Bakanlığı, İzmir Körfezi için stratejik olarak önemli olan, içerisinde füze rampalarının konuşlandığı Uzunada’daki askeri tesisler ve Menteş’teki askeri yerleşkenin tam kıyısında yapılacak marinanın stratejik anlamda sorun oluşturabileceğini belirterek uygun değildir görüşü vermişti. Çünkü yapılacak marinanın hemen yanında Yolluca Adası’nda lojmanlar var ve Menteş ile Uzunada’yla bağlantıyı sağlayan bir rıhtım yapıldı. Askeri gemiler buradan hem personel hem de yük taşımacılığı yapıyor. Bir yıl önce askeri güvenlik açısından önemli olan bu alan şimdi mi önemsiz hale geldi? Askeri güvenlik açısından önemli de İzmir Körfezi için önemli değil mi? Körfezin kirlenmesi önemli değil mi” diye konuştu.

“Hukuki süreç başlayacaktır”

Geçtiğimiz hafta Urla’nın Zeytineli ve Karaköy mahallelerinde de 20 milyon 294 bin 626 metrekarelik alanın 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na “turizm amaçlı” olarak tahsis edildiği ve yapılaşmaya açılacağının bildirilmesine ilişkin de konuşan Balkan, şu ifadeleri kullandı:

“Çeşme Turizm Projesi’yle ilgili geçtiğimiz yıllarda bir ÇED süreci başlamış, davalar açılmış ve iptal edilmişti. Şimdi tekrar gündeme gelmeye başladı. Zeytineli ve Karaköy civarında, Urla sınır köyü Zeytineli’den başlayıp Çeşme Alaçatı Limanı’na kadar giden RES’lerin olduğu, Kutlu Aktaş Barajı’nın karşısındaki alanla ilgili turizm projesinin yeniden gündeme gelmesi yönünde bilgiler alıyoruz. Orman alanlarının yatırımcıya teslim edilerek 0.30 emsal turizm konutu olarak planlanmasına zaten karşıydık, yine hukuki süreç başlayacaktır. Şu anda herhangi bir askı süreci yok. Ama o bölgede yapılacak planlamanın bütüncül olması, ekolojik dengenin gözetilmesi, kıyı kullanımının, doğal yaşam alanlarının ve çam ormanlarının göz önünde bulundurularak yapılması gerekiyor. ÇED sürecinde tekrar ele alacağız. Avukatlarımız süreci takip ediyor. Urla’da bir tane bile ağacın kesilmesine karşı mücadele edeceğiz.”

“Bunu kabul etmemiz mümkün değil”

Urla’da ‘rant’ girişimlerinin arttığına dikkat çeken Balkan, orman alanlarda yapılaşmaya izin vermeyeceklerini belirterek şöyle konuştu:

“Urla çok talep alan bir bölge. Yeni alanlar yaratmak suretiyle hem ekonomik kaynak yaratmak hem de rant sağlamak adına bazı girişimler olduğunu biliyoruz. Tarım alanlarını imara açmama sözümüz var. Urla’ya rağmen, burada yaşayan halka rağmen yapılacak planlamaların oldu bittiye getirilmesini kabul etmiyoruz. Altınköy’de kadastral yolun 5 metre olduğu bir yerde 600 villalık konut projesi vardı. Ona da karşı çıktık ve davayı kazandık. Çünkü etrafı tamamen ormanlarla ve sürdürülebilir kontrollü kullanım alanıyla çevriliydi. 'Orman vasfını kaybetti' ibaresiyle tapusu orman olarak tescilli arazilerin yatırıma konu edilmesi yasayla düzenlenmiş olsa da bu kadar büyük alanların konut alanına çevrilmesinin kabul edilmesi mümkün değil. Planlama yapılacaksa bütüncül olmalı ve ekolojik denge gözetilerek yapılmalı. Ormanlık alanların açılması ise zaten bir facia. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.” (ANKA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir