YENİ Parti'de sıra Karabağlar'da!
2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı Resmi Gazete'de
Marmaris Belediye Başkanı YENİ Parti yolunda
YENİ Parti'den Urla'da iktidar mesajları

GERÇEKİZMİR - İzmir kent merkezinde onlarca yıldır çözümsüz kalan ve kamuoyunda "Basmane Çukuru" olarak bilinen alana ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili taraflar arasında protokol imzalandı. Belediye tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 104 bin metrekarelik emsale esas inşaat alanı üzerinden Büyükşehir’e ait %30’luk hakkın; diğer yapılardan bağımsız, fiziksel ve işlevsel olarak ayrılmış bir Belediye Hizmet Binası şeklinde somutlaştırılacağı belirtildi.

İmzalanan protokolün ardından CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç yazılı bir açıklama yaparak karara ve uzlaşı şartlarına sert tepki gösterdi.
"Geri Adımın Gerekçesi Nedir?"
Basmane Çukuru’nun sıradan bir arsa olmadığını, kentin hafızası ve kamu vicdanını ilgilendiren tarihi bir mesele olduğunu vurgulayan Kılıç, 2021 yılında belediyenin alanın tamamının mülkiyetini almak için hukuk mücadelesi başlattığını hatırlattı. Mahkeme sürecindeki bilirkişi raporlarının da belediye lehine olduğunu belirten Kılıç, şu soruları yöneltti:
Hukuki pozisyon neden daraltıldı? 2021’de taşınmazın tamamının belediyeye ait olduğu savunulurken ve dava belediye lehine ilerlerken neden %30’luk hak üzerinden uzlaşmaya gidildi?
Aleyhte ne değişti? Dava sonuçlanmadan neden başka bir zemine geçildi? İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aleyhine bu süreçte ne değişti?
İzmir ne verdi, ne aldı? "40 yıllık sorun çözüldü" söylemiyle konunun kapatılamayacağını belirten Kılıç, "İzmir bu protokolle ne verdi, karşılığında ne aldı?" sorusunun yanıtlanmasını istedi.
"Siyasi ve Tarihi Sorumluluğu Ağırdır"
Alanın kent merkezindeki utanç görüntüsünün ortadan kalkması gerektiğini ancak çözümün İzmir’in hakkından eksilterek üretilemeyeceğini altını çizen Kılıç, belediyenin elindeki hukuki ve ekonomik haklardan vazgeçildiyse bunun hesabının İzmir halkına verilmesi gerektiğini ifade etti. Kılıç, "Bugün atılan yanlış bir imza, yarın telafisi mümkün olmayan bir hak kaybına dönüşebilir. Unutulmamalıdır ki İzmir’in hakkından vazgeçmenin siyasi sorumluluğu da ağırdır, tarihi sorumluluğu da" diyerek kamuoyunun açıklama beklediğini vurguladı.
Kılıç’ın açıklamasının tamamı şöyle:
BASMANE ÇUKURU’NDA İZMİR’İN HAKKI MASADA BIRAKILAMAZ!
Basmane Çukuru sıradan bir arsa değildir. İzmir’in tam kalbinde, kırk yıldır çözülemeyen; kentin hafızasına, hukukuna ve kamu vicdanına mal olmuş bir meseledir. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2021 yılında “Burası İzmirlinindir ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülküdür” diyerek arsanın tamamının mülkiyetini almak için hukuk mücadelesi başlattı. Dava devam ederken, bilirkişi görüşleri belediyenin lehineyken ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin elini güçlendiren bir hukuki süreç yürürken, bugün neden daha dar bir hukuki pozisyon kabul edildi?
Önceki dönemde İzmir’in hakkını almak için açılan dava neden sonuçlanması beklenmeden başka bir zemine taşındı? 2021’de taşınmazın tamamının belediyeye ait olduğu savunulurken, bugün neden yüzde 30’luk bir hak üzerinden uzlaşma yoluna gidiliyor? Aradan geçen sürede İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aleyhine ne değişti? Bilirkişi raporları belediyenin elini güçlendirirken bu geri adımın gerekçesi nedir? Ve en önemlisi: İzmir bu protokolle ne verdi, karşılığında ne aldı, İzmir’in hakkı neden daraltıldı? Kimse “40 yıllık sorun çözüldü” diyerek bu soruların üzerini örtemez. Elbette Basmane Çukuru çözülsün. İzmir’in merkezindeki bu utanç görüntüsü ortadan kalksın. Ancak çözüm, İzmir’in hakkından eksilterek üretilemez. Dün İzmir Büyükşehir Belediyesi adına hukuk mücadelesi verenlerin savunduğu hak bugün neden daha dar bir çerçeveye sıkıştırılıyor? Eğer belediyenin elindeki hukuki ve ekonomik haklardan vazgeçildiyse, bunun gerekçesi de hesabı da İzmirliye açıkça anlatılmalıdır. Çünkü mesele bir arsa, bir bina ya da bir proje değildir. Mesele İzmir’in malına, hukukuna ve geleceğine sahip çıkıp çıkmadığınızdır. Bugün atılan yanlış bir imza, yarın telafisi mümkün olmayan bir hak kaybına dönüşebilir. Ve unutulmamalıdır: İzmir’in hakkından vazgeçmenin siyasi sorumluluğu da ağırdır, tarihi sorumluluğu da. İzmir kamuoyu bunun cevabını hak ediyor.






Sayfa başına git