CHP İzmir’de Tarım ve Orman İşleri’nden sorumlu İl Başkan Yardımcısı Tevfik Türk iktidara tarım politikaları üzerinden yüklendi. İl Başkan Yardımcısı Türk, çiftçilerin 2024’te hak ettiği tarım destek ödemelerinin 2026 Mart sonunda ödenmesinin destek değil alın terine çökmek olduğunu belirtti.
CHP İzmir’de Tarım ve Orman İşleri’nden sorumlu İl Başkan Yardımcısı Tevfik Türk iktidara tarım politikaları üzerinden yüklendi.
İl Başkan Yardımcısı Türk, çiftçilerin 2024’te hak ettiği tarım destek ödemelerinin 2026 Mart sonunda ödenmesinin destek değil alın terine çökmek olduğunu belirtti.
İl Başkan Yardımcısı Türk’ün açıklaması şöyle:
AKP’NİN TARIM POLİTİKASI ÇİFTÇİNİN SERMAYESİNİ GASPEDİYOR!
Hükümet Mart ayında Tarımsal Destek ödemelerini gerçekleştirdi. Ama neyi? 2024 sonbaharında ekilen ürünü.
2024 Sonbaharında Mazot 45 Lirayken Söz Verip, 2026 Mart sonunda 78 Lira olmuşken Ödeme Yapmak Destek Değil, Çiftçinin Alın Terine Çökmektir!
AKP iktidarı, Türkiye’nin gıda güvenliğini ve çiftçinin geleceğini, sonu gelmez bir "vade oyunuyla" uçuruma sürüklemektedir. Geciken destek, destek değil; çiftçinin cebinden çalınan paradır!
Rakamlarla İhanet: %74’lük Gizli Kesinti
Hükümetin "destek veriyoruz" dediği sistem, aslında çiftçiye karşı kurulmuş bir finansal tuzaktır. Çiftçimiz 2024 yılının sonbaharında tarlasını sürmek için traktörüne 45,23 TL’den mazot koydu. Ürünü bin bir emekle yetiştirdi, 2025 Haziran’ında hasat ederken mazot 50,66 TL’ye çıkmıştı. 2026’nın Mart ayı başında, hükümet nihayet lütfedip 2024’te tarlaya ekilen ürünün desteğini ödemeye hazırlanıyor. Peki bugün mazot kaç para? 78,84 TL!
Soru şudur: 2025 yılında dekara 244 TL ödenen destekleme 2026 Martında %27 artışla 310 TL olarak belirlenmiş. Sadece mazotun %74 zamlandığı 2026 şartlarında bu destekleme neyi çözecektir? Bu, çiftçinin hak ettiği paranın üçte ikisini daha ödemeden enflasyon canavarına yem etmektir. Bu, devlet eliyle yapılan bir sermaye transferidir! Yani iktidar çiftçiye 'Sen 2024’te üretmeye başla, ne kadar destek vereceğimi 2025’de ben söylerim ama senin paranı 2026’da pul ederek ödeyeceğim' diyor. Bu, üreticinin cebinden gizli bir elin para çalmasıdır. İzmir’in bereketli topraklarında üretim yapan çiftçimiz, borcunu borçla kapatmaya çalışırken; Ankara’dakiler 2 yıl öncesinin rakamlarıyla 'destek' masalları anlatıyor.
"2 Yıl Rötar" Bir Yönetim Zafiyetidir
2024’te ekilen buğdayın desteğini 2026 bütçesinden ödemek, tarım ekonomisinden zerre anlamamaktır. Çiftçi 2025 yılında tarlasını ekebilmek için 58 liralık mazotu kullanırken, cebinde hala bir yıl öncesinin, bugüne göre pul olmuş desteğinin hayali vardır. İktidar, bütçe açığını kapatmak için çiftçiyi faiz lobisinin kucağına, banka kredilerine mahkûm etmiştir.
Revizyon Yok, Vicdan Yok!
Enflasyonun dizginlenemediği bir ortamda, destek miktarında revizyon yapmamak art niyetli bir yaklaşımdır. Çiftçi, girdi maliyetlerindeki bu devasa farkı kendi cebinden karşılarken, Bakanlık koltuklarında oturanlar "üretimi destekliyoruz" masalları anlatmaktadır. 2024 şartlarına göre belirlenen rakam, 2026’da ancak çiftçinin traktörünün kontağını çevirmeye yeter! 100 dönüm tarlası olan çiftçi 31.000 TL destek alacaktır. Tarım Bakanlığı'nın belirlemelerine göre, Türkiye genelinde 1 dekar arazide ekim dikim, hasat yapılırken ortalama 8 litre mazot kullanılmaktadır. 100 dekarda yapar 800 lt.peki destekle kaç litre mazot alınıyor 393 litre. Hani bunun gübresi, hani bunun ilacı, hani bunun tohumu, hani bunun hasadı.
Bu sistem, çiftçiyi bankalara ve faiz lobisine köle etme sistemidir. Devletten alacağını zamanında tahsil edemeyen üretici, tarlasını ekebilmek için ya traktörünü rehin bırakmakta ya da tefeciden hallice faiz oranlarıyla kredi batağına saplanmaktadır. İktidar, çiftçiye kendi parasını vaktinde vermeyerek onu bankaların insafına terk etmiştir. Üreticinin cebine girmesi gereken 'can suyu', geciktirildiği her gün faiz lobisinin kasasına akmaktadır.
Kanuna göre Tarımsal Desteklere Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın %1’ini vermek zorunda olduğu halde yarısına bile yaklaşılmamasını, yıllardır bu çiftçinin devletten alacağı olduğunu, küresel emperyalist şirketlere teslim edilen bir tarım politikası izlendiği konularına daha giremedik bile. Yazıktır, günahtır. Sonuçta her zaman kazanan ithalat lobileri, kaybeden ise tabağı boşalan Türk halkı olmaktadır.
Dr. Tevfik TÜRK
Zir. Yük. Müh.
CHP İzmir İl Başkanlığı
Tarım, Orman ve Çevre Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı