Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) önceki dönem İzmir milletvekilleri Türkiye'nin mevcut siyasi tablosuna ve parti içi gelişmelere ilişkin ortak bir basın açıklaması yayımladı. Zeynep Altıok Akatlı, Tacettin Bayır, Musa Çam, Ahmet Ersin, Mustafa Moroğlu, Atila Sertel ve Mehmet Ali Susam’ın imzasını taşıyan metinde, "İzmir Duruşu" vurgusu yapılarak birlik ve dayanışma çağrısında bulunuldu.
GERÇEKİZMİR - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) önceki dönem İzmir milletvekilleri Türkiye'nin mevcut siyasi tablosuna ve parti içi gelişmelere ilişkin ortak bir basın açıklaması yayımladı. Zeynep Altıok Akatlı, Tacettin Bayır, Musa Çam, Ahmet Ersin, Mustafa Moroğlu, Atila Sertel ve Mehmet Ali Susam’ın imzasını taşıyan metinde, "İzmir Duruşu" vurgusu yapılarak birlik ve dayanışma çağrısında bulunuldu.
"Tek Adam Yönetimi Yaşamı Zorlaştırıyor"
Yaklaşık 24 yıllık AKP iktidarının ve tek adam yönetiminin sanayiden tarıma kadar tüm alanlarda üretimi daralttığını belirten eski milletvekilleri; eğitimden genç işsizliğine, hukuk sistemindeki aşınmadan basın özgürlüğüne kadar birçok alanda ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çekti. Türkiye’nin temel sorununun yetkileri tek elde toplayan yönetim anlayışı olduğu ifade edilerek, hedefin halkın iradesine dayanan demokratik bir düzen kurmak olduğu vurgulandı.
"Partimize Yönelik Müzakerelere ve Baskılara Karşı İrademizi Koruyacağız"
CHP’ye, belediye başkanlarına, bürokratlara ve parti yöneticilerine yönelik uygulamaların yanı sıra kurultay ve kongre süreçlerine yargı yoluyla müdahale girişimlerinin doğrudan halkın seçme hakkını hedef aldığı kaydedildi. CHP’nin tarihsel sorumluluğuna sahip çıkarak her baskı döneminden yeniden ayağa kalktığı hatırlatıldı.
Yeni Parti’ye Geçenlere CHP Çatısı Altında Buluşma Çağrısı
Ayrılıkların ve parti içi kırgınlıkların aşılması gerektiğini belirten eski milletvekilleri, 1994 yerel seçimlerindeki solun parçalanmasının yarattığı kayıpları hatırlatarak aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini ifade etti. Bir dönem aynı çatı altında mücadele edip Yeni Parti’de yer alan eski çalışma arkadaşlarına seslenilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Düne kadar aynı parti çatısı altında yürüdüğümüz Yeni Partili arkadaşlarımıza çağrımız açıktır: Ortak değerlerimizi, birlikte verdiğimiz mücadeleyi ve halkımıza karşı sorumluluğumuzu hatırlayalım. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yeniden buluşalım."
"Birlik Çağrısı Eleştirilerin Üzerini Örtmek Değildir"
Kalıcı birliğin ancak açık tartışma, özeleştiri, karşılıklı saygı ve parti içi demokrasinin güçlendirilmesiyle mümkün olacağı belirtilirken; üyelerin karar süreçlerine katıldığı, liyakat ve emeğin esas alındığı bir mücadele anlayışının önemine değinildi.
Metin, "Yine beraber ağlayacak, beraber gülecek, zafer türkülerimizi beraber söyleyeceğiz. Birleşe birleşe kazanacağız, ayrıla ayrıla değil" mesajıyla son buldu.
Bildiride İmzası Bulunan İsimler:
Zeynep Altıok Akatlı
Tacettin Bayır
Musa Çam
Ahmet Ersin
Mustafa Moroğlu
Atila Sertel
Mehmet Ali Susam
AÇIKLAMANIN TAMAMI ŞÖYLE:
BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ
İZMİR’DEN BİRLİK VE DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Yaklaşık 24 yıllık AKP iktidarı ve tek adam yönetimi, halkımızın yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Sanayiden tarıma üretim alanları daralıyor, işletmeler kapanıyor. Cumhuriyetimizin yarattığı değerler haraç mezat satılıyor. Eğitim, çağdaş ve bilimsel temellerinden uzaklaştırılıyor.
Gazeteciler haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle cezaevine gönderiliyor. Gençlerimiz işsizlik ve gelecek kaygısıyla baş başa bırakılıyor; umutlarını başka ülkelerde arıyor.
Çetelerin, uyuşturucunun, yasa dışı bahsin, dolandırıcılığın ve büyük fon vurgunlarının gündemden düşmediği bu ortamda operasyonlar duyuruluyor; ancak bu tabloyu yaratan yönetim anlayışının siyasi sorumluluğu sorgulanmıyor.
Türkiye’nin temel sorunu, yetkileri tek elde toplayan, hukuku ve demokratik kurumları aşındıran bu yönetim anlayışıdır. Ortak mücadelemizin hedefi, bu anlayışı değiştirmek ve halkın iradesine dayanan demokratik bir düzen kurmaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik baskıları bu tablodan ayrı değerlendiremeyiz. Belediye başkanlarımıza, belediye bürokratlarımıza ve parti yöneticilerimize yönelen uygulamalar; kongre ve kurultay süreçlerine yargı yoluyla müdahale girişimleri, halkın seçme hakkını ve demokratik iradesini de hedef almaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi geçmişte de ayrışmalar, baskılar ve kapatmalar yaşadı. Her defasında tarihsel sorumluluğuna sahip çıkarak yeniden ayağa kalktı. Çünkü CHP, Kurtuluşun ve Kuruluşun partisidir. Laikliğin, demokrasinin, sosyal adaletin ve eşit yurttaşlığın köklü siyasal dayanaklarından biridir.
Bugün bize düşen görev, bu birikimi korumak ve büyütmektir.
Deneyimli arkadaşlarımızın birlik için gösterdiği çabalara rağmen partimizden ayrılıklar yaşandı. Düne kadar aynı çatı altında mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın, kadrolarımızın ve üyelerimizin bir bölümü Yeni Parti’de yer aldı.
Bu ayrışmanın nedenleri, yapılan yanlışlar ve sorumluluklar elbette konuşulmalıdır. Birlik çağrısı, eleştirilerin üzerini örtmek ya da sorunları görmezden gelmek anlamına gelmez. Kalıcı birlik; açık tartışmayla, karşılıklı saygıyla ve örgütün iradesine güvenmekle kurulur.
1994 yerel seçimlerinin derslerini unutmayalım. Solun parçalanmasının yarattığı kayıpları ve uzun yıllara yayılan siyasi sonuçlarını anımsayalım. Aynı yanlışları tekrarlamamak, halkımıza karşı sorumluluğumuzdur.
Partimizin sorunlarını üyelerimiz, örgütlerimiz ve demokratik mekanizmalarımız çözmelidir. Siyasal anlaşmazlıklarımızın, partimizi zayıflatmak isteyenlerin elinde bir araca dönüşmesine izin veremeyiz.
Bugün farklı partilerde bulunmak, dün omuz omuza yürüdüğümüz insanlarla birbirimize düşman olmamızı gerektirmez. Mücadelemiz; halkı yoksullaştıran, adaleti aşındıran ve Cumhuriyet’in kazanımlarını hedef alan düzene karşıdır. Enerjimizi birbirimizi tüketmeye harcayamayız.
İzmir, kurtuluşun simge kentlerinden, Cumhuriyet’in değerlerinin güçlü savunucularındandır. Kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın kentidir. Kentimize ve ortak değerlerimize yönelen saldırılar karşısında birlikte tavır alabilme iradesini yansıtan “İzmir Duruşu”, bugün de bize yol göstermektedir. Bu duruşta Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük emeği vardır.
Şimdi bu dayanışmayı yeniden büyütme zamanıdır.
İzmir Duruşu; farklılıklarımızı bilerek ortak sorumluluğumuza sahip çıkmayı, eleştirilerimizi özgürce dile getirirken demokratik irademizi birlikte savunmayı gerektirir. Kırgınlıklarımızı aşmak için birbirimizi dinlemeyi ve ortak geleceğimiz için yan yana gelmeyi gerektirir.
Bizler, Cumhuriyet Halk Partili önceki dönem milletvekilleri, Parti Meclisi ve MYK üyeleri olarak partimizin tüzel kişiliğine, tarihsel mirasına ve demokratik iradesine yönelen her türlü müdahalenin karşısındayız.
CHP, bu kuşatmayı aşacak birikime ve güce sahiptir. Bu gücü harekete geçirmenin yolu; her kademede liyakate, deneyime, emeğe ve örgütün iradesine değer vermekten geçer. Üyelerin karar süreçlerine katıldığı, eleştirilerin dikkate alındığı ve parti içi demokrasinin güçlendiği bir anlayışla mücadelemizi büyütmeliyiz.
Atatürk’ün ilke ve devrimlerine, laikliğe, demokrasiye ve sosyal adalete inanan bütün yurttaşlar bu mücadelenin parçasıdır.
Düne kadar aynı parti çatısı altında yürüdüğümüz Yeni Partili arkadaşlarımıza çağrımız açıktır:
Ortak değerlerimizi, birlikte verdiğimiz mücadeleyi ve halkımıza karşı sorumluluğumuzu hatırlayalım. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yeniden buluşalım.
Bu buluşmanın yolunu karşılıklı saygıyla, samimi bir özeleştiriyle ve güçlü bir demokratik iradeyle açabileceğimize inanıyoruz.
Yeniden aynı çatı altında buluşacağımıza inancımız tamdır.
Yine beraber ağlayacak, beraber gülecek, zafer türkülerimizi beraber söyleyeceğiz.
BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ.
AYRILA AYRILA DEĞİL.