MENÜ
İzmir
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İnciraltı Planları için Bakanlık ve İNGEDER'den bir hamle daha!
Güncel
27 Şubat 2025 Perşembe 09:33

İnciraltı Planları için Bakanlık ve İNGEDER'den bir hamle daha!

İnciraltı Planları ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişinin hazırladığı “tarım raporu”na Tarım ve Orman Bakanlığı ve İNGEDER yönetimi itiraz etti. İtiraz dilekçesinde bilirkişi raporunda “kamu yararına aykırı” ifadesi başta olmak üzere birçok görüşe karşı çıkıldı.

Halil İbrahim GÜLER/GERÇEKİZMİR- İnciraltı Turizm Merkezi’ne ait 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’na ile ilgili tartışmalar devam ederken, davalılar arasında karşılıklı hamleler gelmeye devam ediyor.

Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora Tarım ve Orman Bakanlığı ile İnciraltı Gelişim Derneği Yönetimi (İNGEDER)  karşı çıktı.

BAKANLIK İTİRAZ GEREKÇELERİNİ SIRALADI

Taraflar, bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora itiraz gerekçelerini İzmir 6. İdare Mahkemesi’ne sundu. Yapılan itirazda bahse konu alanda tarımsal bütünlüğün sağlandığı kaydedildi. İtiraz dilekçesinde bilirkişi raporunda yer alan “kamu yararına aykırı” ifadesine de değinilerek, “kamu yararı” kararının bakanlığın uhdesinde olduğu vurgulandı.

 

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın itirazında şu ifadeler dikkat çekti:

“1.Meri mevzuat hükümlerinde "Tarımsal bütünlük" tanımlaması açık olarak belirtilmiş olmasına rağmen "Bilirkişi raporu'nda Yönetmelik ve Talimat hükümleri göz ardı edilerek "Birbirine komşu dikili tarım ve mutlak tarım arazilerinin bulunduğu 4174 da büyüklüğündeki bir arazi kendi içerisinde tarımsal bütünlük ve tarımsal ekonomik bütünlük sağlaması için yeterlidir. Tarımsal bütünlüğün bozulumu yollar ve yapılaşmalar ile diğer tanım arazilerinden koparılmış münferit parseller kümesi için düşünülmelidir. Her büyük ovanın ya da büyük tarım parselleri grubunun alansal olarak son bulduğu yerlerde mutlaka bir yol ya da yerleşim alanına cephesi olmak durumundadır. Bu durum tarımsal bütünlüğü bozamaz..." şeklinde mevzuat hükümlerinden uzak kendilerine özel bir değerlendirme yapılmıştır.

2.Alternatif alan değerlendirmesi yapılırken bilirkişi raporunda "İzmir il sınırları içerisinde planlamaya uygun başka alanların olduğu, "Örneğin, Seferihisar ve Dikili ilçeleri sınırları içerisinde henüz yapılaşmaya konu olmamış oldukça büyük turizm alanları mevcuttur" denilerek Narlıdere ve Balçova ilçelerinde yapılması planlanan imar planı için farklı ilçelerden alternatif alan gösterilmektedir. Oysa ki alternatif alan imar planı talep edilen ilçe sınırlarında aranmalıdır. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün hazırlamış olduğu "Gerekçe Raporu "nda talep alanının seçilme nedenleri açıklanmaktadır. Bilirkişilerin raporlarında belirttiği üzere çevredeki araziler de talep alanı ile benzer olup düşük potansiyelli yeterli arazi bulunmamaktadır. Ayrıca, Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik'te yer alan tarımsal kullanım bütünlüğü tanımı göz önünde bulundurulduğunda, Bilirkişi Raporunda belirtilen görüşe katılma imkanımız bulunmamaktadır.

3.Raporda; "kamu yararı kararının yerinde olmadığı" kanaati belirtilmiş olup huzurda bulunan dosyaya ait konuda Kamu Yararı Kararı verme yetkisi ilgili bakan uhdesinde olup Çevre ve Şehircilik Bakanı tarafından onaylanarak verilen mezkur kamu yararının değerlendirilmesinin iş bu dosya kapsamında yapılamayacağı hususunda sayın mahkemenin takdirlerine ve dikkatlerine arz ediyoruz.

Bilirkişi raporundaki aleyhimize hususlara itiraz ediyor ve hukuka aykırı olarak aleyhimize ikame edilen iş bu davanın reddini talep ediyoruz.”

Yukarıda sunduğumuz bilimsel, teknik, ekonomik ve hukuki argümanlar ışığında, bilirkişi raporunda belirtilen "İnciraltı’nda kamu yararı yoktur" iddiasının hatalı olduğu ve raporun eksik, taraflı ve hatalı tespitler içerdiği açıkça ortaya konmuştur. Bu kapsamda, aşağıdaki hususlar dikkate alınarak bilirkişi raporunun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir:

İNGERDER’DEN DE İTİRAZ GELDİ

Bakanlıkla birlikte bilirkişi heyeti raporuna İnciraltı Gelişim Derneği Başkanlığı da itiraz etti. Bilirkişi heyetinin hazırladığı raporda hataların bulunduğunu savunan itiraz dilekçesinde, planların biran önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulandı.

Yapılan itirazlar şu şekilde: 

İNCİRALTI’NDA TARIM SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİLDİR

Toprak ve su kalitesinin bozulması, drenaj problemleri ve yüksek tuzluluk ile bor seviyesi nedeniyle tarımın devam etmesi teknik ve ekonomik olarak mümkün değildir.

Mevcut tarımsal faaliyetler bireysel ve hobi amaçlı olup, ticari ölçekli sürdürülebilir bir endüstriyel tarım modeli yukarıda belirttiğimiz sebeplerle uygulanamaz.

Bilirkişi raporunda, bölgenin belirli tarım yöntemleriyle değerlendirilebileceği öne sürülse de, mevcut toprak yapısı, su kaynakları, parsel büyüklükleri, altyapı eksiklikleri ve ekonomik fizibilite analizleri göz önüne alındığında, bu iddiaların gerçekçi olmadığı bilimsel verilerle açıkça görülmektedir.

BİLİRKİŞİ RAPORU TARAFLI VE EKSİKTİR

Bilirkişiler, oda mensubu olarak tarafsızlık ilkesine uygun hareket etmemiş, bilimsel verilere dayanmayan ve gerçeği yansıtmayan tespitler yapmıştır.

Numune alımı ve analizi sırasındaki eksiklikler raporun güvenirliliğini sarsmıştır.

Raporda uydu görüntüleri ile yapılan analizler yetersiz ve hatalıdır. Alternatif yüksek çözünürlüklü sistemler kullanılmamış ve saha gözlemleri yapılmadan yüzeysel değerlendirmeler yapılmıştır.

İNCİRALTI’NIN ALTERNATİFİ YOKTUR

Seferihisar ve Dikili gibi bölgeler, İzmir’in merkezi konumundaki İnciraltı’nın yerine geçebilecek alternatif alanlar değildir.

Sağlık turizmi ve sürdürülebilir kalkınma açısından İzmir’in merkezinde kalan İnciraltı, başka bir bölgede ikame edilemeyecek bir değere sahiptir.

İMAR PLANINA UYGUN GELİŞTİRME KAMU YARARI SAĞLAYACAKTIR

Plansız ve kaçak yapılaşmanın önüne geçilecek, daha düzenli ve kontrollü bir yapılaşma modeli ile çevre korunacaktır.

Şehir merkezine yakın konumu nedeniyle sağlık turizmi, konaklama, rekreasyon ve ticari alanlar entegre edilerek İzmir’e ekonomik katkı sağlanacaktır.

Yüzde 45 oranında kamuya terk edilecek alanlar sayesinde şehrin en büyük yeşil ve sosyal alanlarından biri oluşturulacaktır.

TARIM ALANI OLARAK KORUNMASI KAMU YARARI SAĞLAMAZ

Bilirkişi raporundaki gibi sürdürülemez tarımın devam ettirilmesi yerine, şehircilik ilkeleri çerçevesinde planlanan yapılaşma, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği artıracaktır.

Mevcut koşullarda İnciraltı bir tarım alanı değil, ekonomik ve sosyal olarak atıl bir bölge konumundadır.

Bilirkişi raporunda, şehir merkezinde yer alan tarım alanlarının hangi koşullarda verimli olup olmadığı bilimsel olarak analiz edilmemiş, sadece varsayımlar üzerinden değerlendirme yapılmıştır.

KAMU YARARI SADECE TARIM İLE SINIRLI OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ

Kamu yararı kavramı sadece tarımsal faaliyetlerle sınırlı değildir; şehirleşme, ekonomik kalkınma, sosyal alanların artırılması ve sürdürülebilir planlama da kamu yararının bir parçasıdır.

Bilirkişi raporunda bu yönler tamamen göz ardı edilmiş, kamu yararı kavramı dar bir çerçevede ele alınmıştır.

Şehir merkezinde kalmış ve altyapı olarak atıl kalmış bu bölgenin, doğru bir planlama ile İzmir’e kazandırılması kamu yararına en uygun çözümdür.

İNCİRALTI PLANLARI SOSYAL VE EKONOMİK KATKI SAĞLAYACAK

İnciraltı’nın planlı bir şekilde geliştirilmesiyle İzmir’in turizm ve sağlık yatırımları açısından önemli bir merkez haline gelmesi sağlanacaktır.

Bölgenin sağlık turizmi, konaklama ve ticaret alanlarına açılması şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlayacak ve istihdam yaratacaktır.

Kaçak ve düzensiz yapılaşma engellenecek, şehre büyük ölçekli yeşil alan kazandırılarak halkın kullanımına sunulacaktır. Bu nedenlerle, bilirkişi raporunun iptali ve yeni bilirkişiler tarafından İnciraltı’nın bilimsel, teknik ve ekonomik verilere dayalı olarak yeniden değerlendirilmesi talep edilmektedir.

KARABULUT’TAN ÇAĞRI

Öte yandan İNGEDER Başkanı Tayfun Karabulut, kentin dinamiklerine çağrısını yeniledi. Karabulut, “İnciraltı için neden sessiz kalınıyor? Ne yazık ki bu süreçte muhtarlarımız, toprak sahiplerimiz ve İnciraltı Gelişim Derneği (İNGEDER) olarak hukuksal olarak yalnız mücadele ediyoruz. İnciraltı planlanması için çok ama çok önemli olan;  bu davayı kaybetmememiz gerekiyor. Peki, İzmir nerede? İzmir’in sivil toplum kuruluşları neden sessiz? İnciraltı ve Bahçelerarası, İzmir’in toprağı değil mi? 2015 - 2020 EXPO adaylığında bu topraklar İzmir’i temsil etmedi mi? İzmir’in ekonomik, çevresel ve turizm açısından gelişimi için bu alanın planlanması gerekmiyor mu? Daha ne kadar görmezden gelinecek? Daha ne kadar duymazdan gelinecek? Yetkililere açık çağrımızdır! Hiç kimse İnciraltı ve Bahçelerarası toprak sahiplerinin mücadeleden vazgeçeceğini düşünmesin! Devletimize, hükümetimize ve belediyelerimize çağrımızdır: Daha fazla zaman kaybetmeden; Lütfen İnciraltı ile daha yakından ilgilenin!” ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Nilgün Cihan
 27 Şubat 2025 Perşembe 16:16
İnge-der ve bakanlığı itirazı yerinde ve haklı. Bilirkişi anlam veremediğimiz, taraflı bir rapor vermiş ne yazık ki..? Yeni bilirkişi atanmalı.
 Hasan
 27 Şubat 2025 Perşembe 16:06
Bilirkişi denilen şahıslar Eğer inciraltına tarım yapılabilir diyorsa ya okulda öğrendiklerini unutmuşlardır ya da ısmarlama usulü rapor vermiştir. Yahu ne tarımı, yabani ottan başka bir şey çıkmıyor!
 Yeter Artık
 27 Şubat 2025 Perşembe 16:03
Bakanlık ,Belediye, ile ortak akılla bu iş çözülmeli.Plan bir an önce askıya çıkmalı,Davalarda Belediye,Bakanlık ve İngeder iletişim halinde olmalıdır. Toprak Sahipleri olarak Her seferinde hüsrana uğramaktan ,Siyasi malzeme yapılmaktan bıktık, tek isteğimiz var bu toprakların mürvedini görmek.
 Konca Yumlu
 27 Şubat 2025 Perşembe 15:37
Tarım alanı vasfını kaybetmiş bir bölgeyi hala tarım alanı olarak ve kamu yararı adına savunmak gerçekçi değildir.
 izmirli31
 27 Şubat 2025 Perşembe 15:28
Sermaye Değil Halk Kazanacak !
 İsmail Yıldız
 27 Şubat 2025 Perşembe 15:16
Gerek , bsjanlığın ilgili yönetmeliği işaret etmesi ve gerekse İNGE-DER başkanı sayın Tayfun Karabulut''un itiraz gerekçeleri,Bilirkişi(ler) raporunun, kasdi tutumunu, acemiliğini ortaya çıkarmıştır. Bilimden yana, hukuktan yana, gerçekleri ortaya koyacak güvenilir bilirkişilerin derhal görevlendirilmesi gerekiyor! Ayrıca, başkanın dediği gibi bu İnciraltı sadece toprak sahiplerinin sorunu da değildir.. İzmir ekonomisi ve kamu yararı söz konusu olacakken, nerede İzmir''in ekonomisinden sorumlu odalar, dernekler ? Neden dut yemiş bülbül misali suskunlar anlamak zor! Ama, plan kesinleşince de sakın mangalda kül bırakmasınlar..! Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmamalıdır! Alıştığımız "ucuz" siyaseti, fırsatçılığı sakın İnciraltı için uygulamasınlarö Çünkü, İnciraltı siyaset üstü ve sadece vicdani bir konudur!
 Sefa
 27 Şubat 2025 Perşembe 15:16
Ne tarımı ya dalga mı geçiyorsunuz. Kaçak Kahvaltıcı, düğün salonu, villalar dışında başka hiçbirşey yok. Planlansın da bitsin bu yılan hikayesi.
 Okan
 27 Şubat 2025 Perşembe 14:02
Bakanlığın artık elini cebine koyup hukuka uygun bir şekilde planlama yapması gerekmektedir. Bugüne kadar hukuk hep gözardı edildi, bunun sonucunda da böyle saçmasapan davalar ve taraflı sözde bilir kisi raporları ile planlar iptal edildi.Öte yandan bakanlığın yapması gereken işi küçük bir stk tek başına yükleniyorsa bakanlığın tüm personeli ve bürokratları kendinden utanmalıdır.
 Yörükefe
 27 Şubat 2025 Perşembe 12:15
Bilirkişiler yanlı yorumları ile daha önce amaçlarını belli etmişlerdir.hem bakanlık hem ingeder yaptıkları itirazlarla bu konunun nekadar önemli olduğunu gösterdiler.inciraltı bölgesi nin planları hayata geçirilirse izmir için çok büyük kazanç olur.
 Fatih şahin
 27 Şubat 2025 Perşembe 11:38
Örnekler alarak bilimsel bir çalışma yapılmışmı? Ki örneklerde alınsa,tarım yapılamayacağı apaçık ortadadır,aksi inkar edilemez bir gerçektir,toprak sahiplerinden daha iyi kimse bilemez.Elleri cebinde uzaktan bakarak bilirkişi raporu edinilemez,bilirkişi hakkında da suç duyurusunda bulunulması,kimlere çalıştığıda ifadesinde ortaya çıkmalıdır,Oteller yapılırken Avm ler yapılırken,neden itirazlarda bulunulmadığıda kasti bir yapılanmadır
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2025 Gerçek İzmir