KGM'den dolandırıcılık olaylarına karşı uyarı
İzmir'de yasa dışı bahis baskını!
Bakan Fidan, Yunan mevkidaşı ile görüştü
Erdoğan: İşçinin aleyhine hiçbir adım atmayız

Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir’de de geniş katılımla kutlanıyor.
Kentteki ana buluşma noktası Gündoğdu Meydanı olurken emekçiler ve sendikalar farklı noktalardan kortejler halinde alana yürüdü.

EMEKÇİLER KAYBEDERKEN SERMAYA BÜYÜMEKTE!
1 Mayıs Tertip Komitesi adına basın açıklamasını okuyan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin şunları söyledi:
Emekçiler kaybederken sermaye büyümekte, milyonlar açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Emekliler açlıkla sınanmakta, pazarda geride kalan ürünleri toplamak zorunda bırakılmakta, askıda ekmek uygulamalarına mahkum edilmekte, geçinemedikleri için yeniden çalışmak zorunda bırakıldıkları ağır işlerde, inşaatlarda yaşamlarını yitirmektedir.
Kadınlar hem çalışma hayatında hem toplumsal yaşamda çok yönlü bir baskı ve şiddet sarmalının içine itilmektedir. Kadın cinayetleri durdurulmamakta, çocuk istismarı vakaları artmaktadır. Koruyucu mekanizmalar yetersiz bırakılmaktadır. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasıyla birlikte kadınların yaşamı daha güvencesiz hale getirilmiş, 6284 sayılı yasa etkin uygulanmamaktadır. LGBTİ+ bireyler hedef gösterilmekte, ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz bırakılmaktadır. Buradan açıkça söylüyoruz: Hiç kimse kimliğinden dolayı yalnız değildir, yalnız bırakılmayacaktır! Şiddetsiz ve eşit bir yaşam haktır ve derhal güvence altına alınmalıdır.
SAĞLIK ÇALIŞANLARI VURGUSU!
Sağlık çalışanları; ağır iş yükü, düşük ücretler ve artan şiddet ortamı altında görev yapmaktadır. Hastaneler şiddetin sıradanlaştığı alanlara dönüşürken sağlık emekçileri can güvenliği olmadan hizmet vermeye zorlanmaktadır. Hukuk alanında da benzer bir çöküş yaşanmaktadır. Savunma hakkının teminatı olan baroların yapısı zayıflatılmakta, hukukun üstünlüğü ilkesi aşındırılmakta, adalet mekanizması siyasal müdahalelerle işlevsiz hale getirilmektedir.
BU DÜZEN YAŞAM ALANLARIMIZI DA TALAN EDİYOR
Öte yandan bu düzen yalnızca emeği değil; doğayı ve yaşam alanlarımızı da talan etmektedir. Ormanlar, dereler, kıyılar, tarım alanları sermaye projelerine açılmakta; rant uğruna yaşam alanları yok edilmektedir. Akbelen Ormanı’nda, Bergama Ovacık’ta, Kazdağları’nda ve Erzincan’da yaşananlar bu talanın en somut örnekleridir. Yerlerinden yurtlarından edilmek istenen, buna karşı direnen halkın mücadelesi büyümektedir. Doğa bir meta değildir, gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur. Ekolojik yıkımın bedelini bu ülkenin tüm halkı ödemektedir.
Okulların çocuklar için en güvenli alanlar olması gerekirken eğitim kurumlarındaki yaşanan şiddet, ihmaller ve denetimsizlik ciddi bir tehdit haline gelmektedir. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin şiddetle karşı karşıya kaldığı bir ortamda nitelikli ve eşit eğitim mümkün değildir. MESEM uygulamalarıyla çocuklar eğitim adı altında ucuz iş gücüne dönüştürülmekte; ağır ve tehlikeli koşullarda çalışmakta, hatta yaşamlarını yitirdikleri iş cinayetleri yaşanmaktadır. Eğitim piyasaya ucuz emek yetiştiren bir sistem değil; eşit, bilimsel ve kamusal bir hak olmak zorundadır.
Bugün Gazze’de, Orta Doğu’da ve dünyanın pek çok yerinde çocuklar bombalar altında yaşamını yitirirken kadınlar şiddetin ve yıkımın ortasında hayatta kalmakta zorlanmaktadır. Bu tabloyu yaratanlar bellidir ve bizler bu düzeni kabul etmiyoruz. Bizler bu yıkım düzenine karşı barışı, halkların kardeşliğini ve emeğin ortak mücadelesini savunacağız.
EMEĞİN HAKİM OLDUĞU DÜZENİ İNŞA EDECEĞİZ
Biz; emeğin sömürülmediği, herkesin güvenceli ve insanca çalıştığı, kadınların özgür ve eşit olduğu, çocukların korunup eğitim hakkına eriştiği, sağlık ve eğitimin kamusal olduğu, hukukun bağımsız işlediği, doğanın talan edilmediği, barışın ve demokrasinin hakim olduğu bir ülke istiyoruz. Ve buradan güçlü bir iradeyle söylüyoruz: Bu ülkenin geleceğini biz kuracağız! Emeğin, adaletin, özgürlüğün ve demokrasinin hakim olduğu bir düzeni kendi ellerimizle inşa edeceğiz! Çünkü kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!"

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir’de de geniş katılımla kutlanıyor. Binlerce işçi ve emekçi Gündoğdu Meydanı'na akın ederken, SOL Parti'nin 'Yankee Go Home' pankartı polis tarafından alana alınmadı. Müdahale kortejde tepkiye neden oldu. Tartışmaların ardından partililer pankartlarını Gündoğdu Meydanı'na soktu.

İzmir’de 1 Mayıs kapsamında toplanmalar saat 11.00’de başladı. Kent genelinde farklı sendika ve örgütler, belirlenen alanlarda bir araya gelerek Gündoğdu Meydanı’na yürüdü.

DİSK’in adresi Basmane Meydanı
DİSK’e bağlı sendikaların İzmir şubeleri Basmane Meydanı’nda bir araya geldi.
Alsancak Limanı
TÜRK-İş Ege Bölge Temsilciliği ve bağlı sendikalar Alsancak Limanı önünde toplandı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar ile Emek Partisi ve bazı siyasi parti ve kitle örgütleri de aynı noktada buluştu.
Cumhuriyet Meydanı
KESK İzmir Şubeler Platformu üyeleri Borsa Binası önünde toplanarak Kordon üzerinden Gündoğdu’ya yürüyecek. SOL Parti, DEM Parti, TİP, Halkevleri ve çok sayıda demokratik kitle örgütü de Cumhuriyet Meydanı’nda buluştu.

CHP Lozan'da toplandı
CHP İzmir İl Örgütü ve ilçe örgütleri Lozan Kapısı’nda toplandı. CHP'liler alana baretlerle gelerek Eskişehir’de SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’te çalışan işçilerin Ankara'ya ödenmeyen maaşları nedeniyle yaptıkları ve kazanımla biten yürüyüş, direnişlerine selam gönderdi.

CHP'nin kortejinde İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir milletvekilleri Murat Bakan, Ednan Arslan, Deniz Yücel, Ümit Özlale, Yüksel Taşkın ve Sevda Erdan Kılıç ile birlikte belediye başkanları, ilçe başkanları ve belediye meclis üyeleri de yer aldı.
SELDA BAĞCAN SAHNE ALDI!
Gündoğdu Meydanı'nda konuşmaların ardından ünlü sanatçı Selda Bağcan sahne aldı.







Sayfa başına git