MENÜ
İzmir
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Kartalkaya'daki yangın faciasında yeni gelişme
Güncel
17 Ocak 2026 Cumartesi 13:04

Kartalkaya'daki yangın faciasında yeni gelişme

Bolu'da Kartalkaya Kayak Merkezi'nde 21 Ocak'ta Başkent Kayak ve Doğa Sporları Kulübü ile birlikte Grand Kartal Otel'de kampa giden ancak çıkan yangında ölen lise öğrencileri Ömür Kotan (18) ile Eren Bağcı'nın (15) aileleri, kulüp başkanı M.G. ile kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A. hakkında suç duyurusu başladı.

Bolu Kartalkaya'da, Grand Kartal Otel'deki yangında hayatını kaybeden lise öğrencileri Ömür Kotan (18) ile Eren Bağcı'nın (15) aileleri, 3 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Grand Kartal Otel'de geçen yıl çıkan yangında yaşamını yitiren 78 kişi arasında, Başkent Kayak ve Doğa Sporları Kulübü tarafından düzenlenen kayak kampına Ankara'dan katılan Ömür Kotan ile Eren Bağcı da yer aldı.

Kotan ve Bağcı aileleri, kampta yardımcı eğitmen olarak görevlendirilen çocuklarının ölümünde, yangından sağ kurtulan kulüp başkanı ve kayak eğitmeni M.G. ile kulüp üyesi kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A.'nın da sorumlulukları olduğunu iddia etti.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen suç duyurusu dilekçesinde, Ömür Kotan ve Eren Bağcı'nın, kayak eğitmenleri E.A. ve Y.A. ile aynı odada kaldığı halde yangın sırasında koridora çıkarılarak beklemeleri istendiği, kendilerinin ise yangından kurtuldukları belirtildi. Bu kişilerin, yangının sorumluları hakkındaki ceza davası kapsamında tanık sıfatıyla dinlendikleri belirtildi.

Verdikleri ifadelere göre, Ömür ve Eren'e koridorda beklemeleri istendiği, bu süreçte kulüp başkanı M.G.'nin odasından hiç çıkmadığı, kendi sorumluluğu altındaki kamp kafilesinden hiç kimsenin odasının kapısını da çalmadığı, bu görevi Y.A.'ya vererek, kendisi de ıslattığı havlu ve tekstilleri kapısının altına sıkıştırarak, odasında beklemeye devam ettiği, E.A.'nın da koridorun diğer tarafındaki odada kalan kız kardeşini alarak M.G.'nin odasına gittiği, M.G. ve odadaki diğer kişilerle birlikte kendilerine getirilen merdivenden aşağı inerek kurtuldukları aktarıldı.

"ÖLÜM KORİDORUNDA BIRAKTILAR"

Dilekçede, "Şüpheliler, kendi sorumlulukları altında olan, birisi yangından henüz 2 hafta önce 18 yaşına girmiş, ilk kez yardımcı eğitmen sıfatıyla kampa katılan, diğeri de sadece 15 yaşında iki lise öğrencisini, üstelik de koridorda beklemeleri talimatını vererek, ölümcül yangın gazlarının ve ölümcül düzeyde sıcak havanın olduğu o koridorda kendi kaderlerine terk etmiş olup, bu talihsiz seçim neticesinde Ömür ve Eren, yaşamlarını yitirmiştir. Yangın sırasında olay yerinde bulunan şüpheliler penceresi açık olduğu için nefes alınabilir bir ortama sahip olan odadan, kendilerini tahliye etmiş, ancak bütün bu süre boyunca, yangının başından sonuna dek kendileri ile aynı koridorda bulunduklarını bildikleri Ömür’ü ve Eren’i bir kez dahi aramamıştır. Bu durumun HTS kayıtlarıyla da teyit edileceği kanaatindeyiz. Şüphelilerin, o gece sorumlulukları altındaki bu iki çocuğu, öleceklerini bile bile o ölüm koridorunda bıraktıkları ve bu sayede, onların ölümüne neden oldukları açıktır. Bu nedenle, şüphelilerin 3'ü yönünden 'Olası kastla öldürmek' suçundan iddianame düzenlenmesini ve yargılanmalarını talep ediyoruz" denildi.

"ŞİKAYETÇİ OLMAMALARI DİKKATİMİZİ ÇEKTİ"

Ömür Kotan'ın annesi Zeynep Kotan, Ömür ve Eren’in oradaki en tecrübesiz, en deneyimsiz iki kişi olduğunu söyleyerek, "Daha Ömür'ün ilk yılıydı eğitmen yardımcılığında. Eren daha 15 yaşında, yani ikisi de çok yeniler orada. Diğerleri büyük. Odaya geliyorlar ve o odada merdivenden inerek kurtuluyorlar. Tüm bu süreç boyunca odadan dışarı çıkmak da yok. M.G., Ömür ve Eren'i telefondan bir kez dahi aramadığını bize ifadelerinde söyledi. ‘Aklıma gelmedi’ dedi. Oysa dedi ki ‘Ben komandoyum, soğukkanlıyım’ Kendini de bu yaşananlardan sonra kahraman gibi lanse etti. Oysaki kendi sorumluluğunda olan kişiler için kılını bile kıpırdatmadığını biz anlıyoruz. Ayrıca üçü de hiçbir şikayette bulunmadılar. Ve bu sürece dahil olmadılar. Bu da bizim çok dikkatimizi çekti. Sonuçta M.G. de orada bir sürü zarara uğradı. Zar zor kurtuldu. İki arkadaşlarını kaybettiler. Yani böyle bir durumda şikayetçi olmamaları da bize çok garip geldi. Bu sürecin içinde kesinlikle görmedik. Tanık olarak dinlenmeleri için biz başvurduk. Bizim başvurumuzla tanık olarak talimatla dinlendiler bu kişiler. Ve orada mecburen ifade vermek zorunda kaldılar" dedi.

"ARAMAMAK SORUMSUZLUK"

Eren Bağcı'nın babası Rıza Eray Bağcı da M.G.'nin kampa dahil olan 44 kişiden sorumlu olduğunu belirterek, "Bu 44 kişiden tek bir kişiyi dahi aramadı. Bunların arasında çocuklar var, ebeveynler var. Onları da herhangi bir şekilde uyandırmaya, telefon ya da odalarına gidip odalarının kapısını vurma yolunu denememişler. Zaten kendi ifadesinde de şu sabit; ‘Ben odamdan dışarıya çıkmadım’ diyor. ‘Ben Y.'yi gönderdim insanları uyandırması için’ diyor. Y. dediğimiz şahıs da henüz üniversiteden bu yıl mezun olmuş birisi. Yani M.G., komando eğitimi almış, mühendis. 13 yıldır burada kamp düzenliyor. Hayatını bu spora vakfetmiş. Ama kendisi odadan dışarı çıkmıyor. Aramamak bir sorumsuzluk, yaşı küçük birini böyle bir yangının ortasına atmak ayrı bir sorumsuzluk. Şikayetçiyiz" ifadelerini kullandı. (DHA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir