AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir'in sosyo-ekonomik gelişimi ve kentten yaşanan nitelikli iş gücü göçüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaya, "Vizyonsuz yerel yönetim yetişmiş insanımızı kaçırdı!" başlığıyla yayınladığı videoda 2000'ler sonrası yerel yönetimlere eleştirilerde bulundu.
GERÇEKİZMİR - AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İzmir'in sosyo-ekonomik gelişimi ve kentten yaşanan nitelikli beyin göçüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kaya, bir kentin kalkınmasında fiziki yatırımların tek başına yeterli olmadığını belirterek, İzmir'in son dönemdeki en büyük kayıplarından birinin yetişmiş insan gücünü kaybetmesi olduğunu vurguladı.
"1950'lerden 1990'lara Rekabet Gücünü Koruyan Bir Şehirdi"
İzmir'in Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yaparak ekonomik kalkınmanın öncülerinden biri olduğunu hatırlatan Kaya, kentin tarihsel sürecini şu sözlerle özetledi:
Cumhuriyet Devri ve 1950'ler: Kurtuluş Savaşı'nı yaşamış yönetici kuşağın iradesiyle şehir yeniden ayağa kaldırıldı.
1960 - 1990 Dönemi: Üretim kültürü ve rekabet gücü muhafaza edilerek İzmir, diğer büyük şehirlerle kıyaslandığında geride kalmayan dinamik bir yapı sergiledi.
"2000'li Yıllardan Sonra Şehir Durakladı ve Nitelikli Nüfusunu Kaybetti"
2000'li yıllarla birlikte tablonun olumsuz yönde değiştiğine dikkat çeken Mahmut Atilla Kaya; mühendis, doktor, akademisyen ve girişimcilerin yeterli fırsat bulamadıkları gerekçesiyle şehirden ayrıldıklarını ifade etti.
İzmir'in sahip olduğu liman, havalimanı ve demiryolu bağlantıları ile Akdeniz'in en stratejik merkezlerinden biri olma potansiyelini barındırdığını belirten Kaya, "Beyin göçü; bir şehrin geleceğinin, üretme kapasitesinin ve yönetim kalitesinin başka yerlere taşınmasıdır" dedi.
Kaya, İzmir'in tekrar yükselişe geçebilmesi için nitelikli insan gücünü kentte tutacak ve geri kazandıracak yeni bir vizyonun şart olduğunu belirterek, "Güçlü şehirler önce insanını kazanır, sonra da geleceğini" diyerek açıklamasını tamamladı.
Kaya’nın açıklamalarının tamamı şöyle:
"Bir şehri sadece büyüten yolları, binaları, yatırımları değildir. Asıl büyüten yetişmiş insan gücüdür. İzmir’in bugün yaşadığı en büyük kayıplardan biri de tam olarak budur: Yetişmiş insanlarını ne yazık ki birer birer kaybetmesi.
Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte İktisat Kongresi’ne ev sahipliği yapan İzmir, genç cumhuriyetin ekonomik kalkınmasının öncü şehirlerinden biriydi. 1950’lerde bu şehri yöneten kuşak Kurtuluş Savaşı’nı yaşamış, İzmir’i yeniden ayağa kaldırma iradesine sahip insanlardı. 1960 ve 1970’lerde bu üretim kültürü devam etti; 1980 ve 1990’ları da rekabet gücünü koruyarak atlattık. Başka büyük şehirlerle kıyaslandığında İzmir geri kalmış bir kent değildi.
Ama özellikle 2000’li yıllardan sonra tablo değişmeye başladı. Şehir yavaş yavaş durakladı, ardından da bocaladı ve zamanla en değerli varlığını kaybetmeye başladı: Yetişmiş insanını… Mühendisler, doktorlar, akademisyenler, girişimciler birer birer başka şehirlere gitmeye başladılar; İzmir’de yeterince fırsat bulamadılar.
Limanı, havaalanı, demiryolu bağlantıları ve stratejik konumuyla Asya’nın Batı’ya açılan kapılarından biri, Akdeniz’in en önemli merkezlerinden biri olabilecek bütün avantajlara sahip. Beyin göçü; bir şehrin geleceğinin, üretme kapasitesinin ve yönetim kalitesinin de o insanlarla birlikte başka yerlere taşınmasıdır. İzmir’in yeniden ayağa kalkabilmesi için önce yetişmiş insanını yeniden buraya kazandıracak bir vizyon ortaya koyması gerekiyor. Güçlü şehirler önce insanını kazanır, sonra da geleceğini."