CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, konuşmasında transfer olan belediye başkanlarına da değindi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gerçekleştirilen grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
"103 yıl, Ankara'nın başkent oluşunun 103. yılı. Rahmetli Malatya milletvekili İsmet İnönü, 10 Ekim 1923'te mazbata veriyor ve Meclis'in ikinci oturumunda Ankara'nın başkent oluşu kabul ediliyor. Ankaramızla ve Ankaralılarımızla gurur duyuyoruz.
Maden faciası. Amasya faciasının da yıl dönümü. 43 madencimiz hayatını kaybetti. O acıyı biliyorum, ailelerini ziyaret ettim. O kişiler uzman değil de başkalarının aldıkları önlemler sonucu maalesef bu tür kazalar oluyor.
Biz huzur içinde yaşamak istiyoruz. Aynı ülkenin vatandaşlarıyız. Birlikte mücadele etmeliyiz. Ayrımcılığa yer yok. Teröre yer olmasın ve bu ülkede huzur içinde yaşayalım. CHP'nin kalbi Doğu'da, Güneydoğu'da atıyor. Bunu bilmenizi isterim.
Cizre'nin Organize Sanayi Bölgesi'ne doğal gaz hattı çekin, orayı büyütün. Orası Türkiye'nin aydınlık yüzü olacak. Orası istihdam yaratacak. Nusaybin Sınır Kapısı 14 yıldır kapalı, bekliyorlar. Sınır kapısının açılmasını istiyor. Mardin, Cizre, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Batman için son derece önemli.
Bir kız çocuğu geldi, “Okula gitmek istiyorum ama yollar çok kötü” dedi. Bakana iletmek istiyorum. O kız okumak istiyor. Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olmak istiyor.
En sert ve en haksız eleştirilere medyada muhatap olan kişi benim. Olayları büyütüyorlar. Ama ne olursa olsun bir gazetecinin tutuklanmasını istemedim.
Gazeteciler, ülkenin haber alması için vatandaşlar adına günün 24 saati çalışan kişilerdir. Hepsi illa doğru yapıyor diye bir iddiamız yok ama medya, kendi içindeki aktörleri dışarı çıkarabilmeli. Yapamıyorsa saygınlığını kaybediyor.
Ama ne olursa olsun tutuklanmamalı ve ev hapsi bunlar için geçerli olmamalı. Eğer gazeteci tutuklanıyorsa orada demokrasi yara alıyor. Emektir.
Size destek verecek olan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Sen yeter ki hak iste çiftçi kardeşim. Teşvik etmek bizim boynumuzun borcu. Tarlana küsme, toprağına küsme. Hakkını ara, ben en önde yürüyeceğim.
Türkiye'yi ve siyaseti kirlilikten arındıracağız. Kirli ve şaibeli adamın CHP'de işi yoktur.
Amasya Şeker Fabrikası'nın kapanması, saydığım 4 ile negatif yansır. Biz görevimizi yapalım. Çözerlerse kendilerine teşekkür ederim. Çözmezlerse ne gerekiyorsa hepsini yapalım.
Hepimizin adalet ihtiyacı var. Adalet, dünyanın temelidir. Adaleti savunmak zorundayız. Adaleti tecelli ettirecek olan yargılardır, yani hâkimlerdir. Hâkimin bağımsız olması lazım. Hâkim siyasallaşmışsa onda vicdani kanaat yoktur.
Halkımızın güçlü bir sağduyusu var. Sessiz ama kararlı. Yerinde kararını gözlemini verir.
AK PARTİ'YE TRANSFERLERE TEPKİ!
AK Parti'ye transfer olan belediye başkanları... Bir kere bu kişilerin nasıl tayin edildiğini ya da seçildiğini bilmiyorum ama yapay zekâya da hakaret etmek istemiyorum.
Yapay zekâya iftira etmek gibi bir hakkımız da yok zaten. Ama kardeşim, CHP'den seçiliyor. Bu hâliyle CHP'lilerin oyunu alıyor.
Nasıl birdenbire öbür tarafa transfer oluyor? Nasıl oluyor da düne kadar bir sürü laf ettiği, “Aman bunlara oy vermeyin” diye kapı kapı gezen belediye başkanı bir gecede nasıl oluyor da transfer oluyor?
Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var. Ahlak sorunu var. Çok net söylüyorum.
CHP'nin oyunu alacaksın, halkın oyunu alacaksın, hırsızlık yapacaksın... Olmaz. Namuslu ve ahlaklı belediye başkanı, seçmenine ihanet etmez. Yolsuzluk yapıyor, malı götürüyor, sığınacak yer arıyor.
26 Temmuz 2019'da belediye başkanları toplantısında 7 ilkeden bahsettim. Bütün CHP'li belediye başkanları 7 ilkeye kesinlikle uyacaktır. Duvarınıza asacak, ayda bir kez okuyacaksınız. İşte o maddeler:
1- Yönettiğiniz belediyede hemşehrilerinizi ötekileştirmeyeceksiniz, herkesi kucaklayacaksınız.
2- Hizmeti belli kişi, zümre, akraba ya da yandaşlar için değil, halk için üreteceksiniz. Sizi getirenin o belde halkı olduğunu unutmayacaksınız.
3- Fakir mahallelere pozitif ayrımcılık yapın.
4- Yoksullara yardım yaparken insan onurunu koruyunuz. Asla teşhir etmeyin. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek.
5- Harcamalarınızı ve yatırımlarınızı mali disiplin içinde yapın. Bütçe kullanımını belli aralıklarla belde sakinlerine ve kamuoyuna bildirin.
6- Yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyun. İşi ehline verme kuralını her atamada göz önünde bulundurun.
7- Belediyeleri adaletle yönetin. Hakkı, hukuku ve adaleti her ortamda savunun.
Bir soru daha sorayım. Ben, Fatma Betül Sayan Kaya şüpheli olarak mı ifade verdi, neden ötürü ifade verdi?
Değerli arkadaşlarım, kış ayları geldi. Biz artık bir barışın olmasını istiyoruz. Birlikte olmak istiyoruz. Bir çözüm sürecini yaşadık. Başlangıcı güzel gitti.
CHP olarak her yerde ve ortamda savunduk. Bu toprakların sahibi kimse, alın teri döken kimse, kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun, barışın ve huzurun içinde yaşamak istiyoruz. Bu nedenle parlamentoda bilgi verdik ve bunun bir an önce çözülmesi lazım.
Bu konuda bizim üstümüze düşen bir görev varsa o tıkanıklığı da kaldırmaya hazırız.
Biz ekonomik, kültürel ve sosyal olarak büyümek, dünyada söz sahibi olmak istiyoruz. Biz bunu yapmak istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Cumhuriyeti için söylediği, hafızamızın en derininde taptaze olarak duruyor. Biz CHP olarak küllerinden doğan bir partiyiz.
Anka kuşu gibiyiz. Silahların susması, barış için yeterli değil. Hukukun konuşmaya başlaması lazım. Yeni acılara değil, yeni sevinçlere ihtiyacımız var.
Azerbaycanlı kardeşlerimize de seslenmek isterim. Sizin acınız bizim acımız. Başörtüsü olayı oluyor ve izliyoruz, okuyoruz. Kadınların başı açık ya da kapalı diye ayrılması doğru değil. Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Kadınları bırakın, istediği kıyafeti seçsin.
Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir; insan hakları ve demokrasidir.
Kimin inançlı olup olmadığını yalnızca Yüce Yaradan bilir. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı, kimse kullanamaz."