MENÜ
İzmir
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Meclis'te borç ve 'silkeleme' polemiği!
Yerel Yönetimler
14 Ocak 2026 Çarşamba 20:36

Meclis'te borç ve 'silkeleme' polemiği!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde belediyelerin borçları ve “silkeleme” tartışması sert polemiklere sahne oldu; CHP’li ve AK Partili üyeler karşılıklı suçlamalarda bulunurken, Başkan Cemil Tugay borçların ülkenin genel ekonomik koşullarından kaynaklandığını vurguladı.

GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi Ocak Ayı Meclis Toplantısı 2. Birleşimi Başkan Cemil Tugay idaresinde toplandı. Meclis’te belediyelerin borçları ve silkeleme politikası üzerine Altan İnanç’ın eleştiri yapası sonrasında uzun bir polemik yaşandı.

İNANÇ: HEM BELEDİYELERİ BU HALE GETİRİYORSUNUZ HEM ‘SİLKELEYİN’ DİYORSUNUZ

İnanç “Belediyelerin elini kolunu bağladınız. Belediyeleri iş yapamaz hale getiriyorsunuz. Madem öyle bu belediyelerin çalışmasını çok istiyorsanız, belediyeler ekonomik zorluktan çıksın istiyorsanız, belediyelerin SGK borçlarının üzerindeki faiz yükünü kaldırın dedik. Bu ülkede enflasyonu yüzde 65 yapan Cumhuriyet Halk Partisi mi? İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi mi? Yani belediyeleri hem bu hale getiriyorsunuz, hem açık açık diyorsunuz ki silkeleyin diyorsunuz. Belediyelerin gelirlerini kaynağında kesiyorsunuz. Şimdi de lütfediyorsunuz. Algı yaratıyor. Bundan vazgeçmelisiniz. Bu doğru değil. Belediyelerin sosyal güvenlik borcunun ödenmesi için bu emsal artışları o parsellerin değerine artış katacaktır. Ama madem o kadar belediyelerimizi çok düşünüyorsanız, gelin bu parselleri sosyal güvenlik kurumlarına devretmek yerine belediyelerin borçlarıyla ilgili yeni düzenlemeler yapın. İktidar sizsiniz. Lütfetmeyin. Bu algı siyasetinden vazgeçeceksiniz. Siz sorunlar üzerinden siyaset yapıyorsunuz. Biz çözümler üzerinden siyaset üretmeye çalışıyoruz. Şu da doğru değil. Bak bu da bir algıdır. AK Partili milletvekilleri İzmir'in sorunlarıyla ilgileniyor ama Cumhuriyet Halk Partililer hiç ortada yok. Kardeşim, siz Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerini alanında takip mi ediyorsunuz? Kimin ne yaptığını nereden biliyorsunuz? Lütfen bu halkı siyasete alet etmeyi bırakın. Burada gerçekten İzmirlinin sorunlarını konuşacaksak maddeler üzerinde konuşalım. Görüş birliği yapacaksak da hadi buyurun görüş birliği yapalım. Belediyelerin üzerindeki ekonomik yükü çözmenin yoluna bakalım” dedi.

EROĞLU: BAŞKA YERLERE ÇEKMEMEK GEREKİYOR

AK Partili Meclis Üyesi Fırat Eroğlu, Altan İnanç’a yanıt verdi. Eroğlu şunları söyledi: “Borçlardan bahsediyor. Bu belediyelerin borçlarını kim yaptı? Bu kenti kim yönetiyor yıllardır? Bu borçlar nasıl oluştu? SGK borcu nasıl oluştu? Bugün sokaktan geçen herhangi bir insan, içimizdeki esnaf olan birileri bu sorulara cevap verebilir. Etrafımızda esnaf insanlar vardır. Ailenizde de vardır, hepimizin etrafında da vardır. Kendimiz de esnafız. Bugün biz SGK borcumuzu ödemezsek, vergi borcumuzu ödemezsek karşılaştığımız durum ortadadır. Hiçbir insana ayrıcalık yapılmıyor. Belediyelerde de durum böyle. Siz bu belediyeyi devraldınız Sayın Başkan. Kaç gün SGK ödendi? Hangi çalışanın SGK’sı kaç gün ödendi? Siz biliyorsunuz rakamları.”

Tugay araya girerek “Toplam 27 milyar SGK ve vergi ödedik” dedi.

Eroğlu, şu sözlerle devam etti: “Başkan maalesef, özel olarak ilgilendiğiniz konularda, Sayın CHP Grup Başkan Vekili kalkıp çok gereksiz ve sert bir konuşma yapıyor bu konuyla ilgili. Bakın bu SGK borçları bizim belediye çalışanı hastaneye gidip hastalandığında, sağlıkla ilgili bir durum olduğunda çoluğu çocuğu SGK’dan faydalanarak bu imkânlardan yararlanıyor. Bu borç nereye gidiyor? Bu para kimin parasından gidiyor? Devletin bütçesinden gidiyor. Hepimizin parasından gidiyor. Ama bu borcun asıl sahibi kim? İlgili belediyeler, kurumlar ya da kişiler.

Şimdi siz borcunuz varken, şahıs olarak söylüyorum, belediye olarak ya da şahıs olarak bir borcunuz varken SGK’ya, vergi dairesine paranızı çarçur eder misiniz Sayın Başkan? Ama ne oluyor? Belediyeler ne yapıyor Sayın Başkan? Bazı belediyelerden bahsediyorum, genelleme yapmayayım, hak yemeyelim. Bazı belediyeler paraları çarçur ediyor. SGK borcu duruyor, vergi borcu duruyor. Gereksiz harcamalar yapılıyor. Hatta bazı belediyelerde mükerrer faturalar oluyor. Bunlar yaşanıyor. Şimdi hepimiz belli bir çocukluk döneminden geçtik. Ailemizden, öğretmenlerimizden ara sıra “oğlum bak silkelen, kendine gel” diye ikazlar aldık. Şimdi bu kelime de böyle bir kelimedir. Bunu başka yerlere çekmemek gerekiyor.”

IŞIK: BU ÜLKE HER GÜN 7 MİLYAR TL FAİZ ÖDÜYOR

Fırat Eroğlu’nun sözlerinin ardından Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık söz aldı. Işık, şunları söyledi: “Her zaman söylediğimiz bir konu var. Ülkenin kurumları içerisinden belediyeleri ayırmanın olanağı yok. Şimdi Altan Başkan’ın faizle ilgili söylediği rakam yaklaşık 3 trilyon TL’ydi. 2026 bütçesine konulan tam rakam 2 trilyon 742 milyar TL. Bu tahmini olarak konulan bir rakam. Geçen sene konulan rakam 1,9 trilyon TL’ydi, bu sene 2,1 trilyon civarında kapandı. Kesin sonuçlar çıktıktan sonra onu da değerlendireceğiz.

2 trilyon 742 milyar TL faiz ne anlama geliyor? Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi 1,9 trilyon TL. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi 1,4 trilyon TL. Bu ülkede sağlığa ayrılan paranın neredeyse 2 katı kadar parayı faize ayırıyoruz. Eğitime, ilk, orta ve yükseköğretime ayrılan paranın yaklaşık 1,5 katı kadar parayı faize ayırıyoruz. 2 trilyon 742 milyarlık faizin bir günü 7 milyar TL’ye geliyor. Bu ülke her gün 7 milyar TL faiz ödüyor.

2024 sonu Sayıştay raporlarında, Türkiye’deki bütün belediyelerin SGK borcunun oranı yüzde 9 ile 10 arasında bir rakamdı. Tutar olarak da yaklaşık 100 milyar TL civarındaydı. On günlük faizle Türkiye’deki bütün belediyelerin SGK borçlarının, sadece faizlerini değil ana borçlarını da dahil ederseniz, tamamını ödemek mümkün. İzmir’de altı tane devlet üniversitesi var. Bu altı devlet üniversitesinin bir yıllık ödenekleri 36 milyar TL. Bu da 5 günlük faize denk geliyor. Önce bunlardan kurtulmamız, ülkenin önce normalleşmesi, ekonomik olarak toparlanması, sonra da belediyelerin rahatlamasını beklememiz gerekiyor.”

ATMACA’NDAN ‘İŞTİRAKLER’ SORUSU

AK Parti Grup Sözcüsü, Uğur İnan Atmaca ise şu ifadelere yer verdi: “Elbette belediyelerimiz borçlanabilir. Bu konuda bir sorun görmüyoruz. Tabii bu borçlanmanın önemli bir bölümünün iştiraklerimiz kaynaklı olduğunu ve vergi borçlarının ödenmediğini biliyoruz. Benim merak ettiğim konu şu: Belediyemiz iştiraklerimize bu parayı veriyor da iştiraklerimiz mi ödemiyor, yoksa belediyemiz bu rakamları iştiraklerimize ödemiyor mu? Bu önemli bir sorun.

Gelelim borçların ödenmemesine. Borçların ödenmemesi neticesinde eğer hizmetlerimizi artırıyorsak ve kentin refah düzeyini yükseltmeye yönelik birtakım projeler geliştirebiliyorsak eyvallah, tabii ki borçlanalım. Ama hem borçlanıp hem de hizmetler noktasında refah düzeyini artıracak yatırımlar yapamıyorsak, asıl sorun burada.

Aylardır taşeronlaşmadan, taşeron işçi çalıştırılmasından bahsediyorum. Bakın, biz bütçe yapıyoruz. Yaptığımız bütçede mi bir sorun var? Çünkü bütçeye bakıyoruz, personel giderleri yüzde otuzu geçmiyor, gayet güzel. Ama diğer taraftan sizin beyanlarınıza bakıyoruz; “Bu ay kasamıza gelen para dört nokta sekiz milyar lira, çıkan para beş nokta küsur milyar lira” gibi ifadeleri basından okuyoruz. Şimdi bizim bütçemizde mi bir yanlışlık var Sayın Başkanım, yoksa ödediğimiz personel giderlerinde mi bir sorun var? Hem bir yandan personel fazlamız var diyoruz hem de hizmet alımları yoluyla inanılmaz derecede bir taşeronlaşmanın önünü açıyoruz. İZSU, neredeyse temel hizmetler noktasında bile artık kurum dışına bağımlı hale gelmiş durumda. Bunların özellikle üzerinde durulmasını talep ediyorum.”

ÖZTÜRK’TEN “ÜNSAL’LI” YANIT: YALAN MI SÖYLÜYOR?

AK Partili Adem Öztürk ise şöyle konuştu: "Ülkenin ve belediyelerin yaşadığı mali problemler, geçtiğimiz 8 Ocak’ta Karşıyaka Belediyesi Başkanı’na da soruldu. Canlı yayında bir gazeteci kendisine, “Bu borçların kaynağı nedir, neden bu kadar mali yük altındasınız?” diye sordu. Ben söylemiyorum, kendisi anlattı. Ne 6 Şubat depremine değindi ne de başka bir afete. Pandemiye de değinmedi. Aynen şunları söyledi: “2023 yılında yapılamayan yapılandırma nedeniyle ayda 200 milyon lira faiz ödemek zorunda kalıyorum. 3 Nisan’da mazbatayı aldığımda İzmir’in en borçlu belediyesini devraldım. Göreve geldiğimde 2 milyar 200 milyon lira olan borç, yapılandırma yapılmadığı için bugün 4 milyar 600 milyon liraya çıktı.” Bunlar kendi sözleri. Ben eklemiyorum. Devamında Cemil Tugay’ın katıldığı bir televizyon programını anlattı. Enver Aysever’in, “Karşıyaka Belediyesi’nin borçlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Cemil Tugay’ın, “Onu Karşıyaka Belediye Başkanı’na sorun” dediğini aktardı.

Yine kendi ifadesiyle, “Bugün bana Alzheimer Merkezi’nden 33 milyon, Ziya Gökalp Kültür Merkezi’nden de 90 milyon lira taksitli ödeme gelecek. Ama bu paralar benim aylık faizimi bile karşılamıyor. Karşıyaka Belediyesi’nin bugün bütün mallarını satsam bu borcu ödeyemem” dedi. Yani açıkça şunu söyledi: “Bu borçları ben yapmadım. Bu borçlar pandemide yapılmadı, 6 Şubat depreminde de yapılmadı. Bu borçları benden önce burayı yöneten belediye başkanı yaptı.” Ben bunların aynısını bir yıl önce Karşıyaka’nın mali disipliniyle ilgili konuşurken söylemiştim. O zaman ne oldu? Yalan söylemekle itham edildik, dışarıda elimiz sıkılmadı. Şimdi merak ediyorum: Karşıyaka Belediye Başkanı için de “yalan söylüyorsun” mu diyeceksiniz? Gerçekten merak ediyorum. Bu sözler ona ait. Bir kelime eklemedim.  Karşıyaka Belediye Başkanı sizinle ilgili neler söyledi biliyor musunuz? “Cemil Tugay’dan Yamanlar Çöp Tesisi konusunda verdiği sözde durmasını istiyorum. Yamanlar’a çöp tesisi yapılmamasını talep ediyorum. Ben Karşıyaka’ya çöp tesisi getiren başkan olarak anılmak istemiyorum” dedi. Hatta, “Kendisinin nerede büyüdüğünü bilmiyorum ama suyunu içmeyenden Karşıyaka Belediye Başkanı olmaz” ifadesini kullandı. Bir de şunu söyledi: “Uzun zamandır Karşıyaka’ya gelmiş tek Karşıyakalı belediye başkanıyım.” Bunlar benim sözüm değil. Canlı yayında söylenmiş sözler. Açık, net. Eğer burada konuşulacaksa, buyurun konuşalım. Mecliste kimin ne yaptığı ortada. Cevap vermek isteyen kalkar, biz de memnun oluruz. Karşıyaka Belediye Başkanı açıkça, “Muhatap bulamıyorum. Dolmuş duraklarıyla, kavşaklarla, yollarla ilgili bütün iletişim kanalları kapalı” dedi.”

TUGAY: BORÇLAR NEREDEN GELİYOR SANIYORSUNUZ?

Tugay, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: 

“Bu belediye borçları nereden geliyor sanıyorsunuz? O günleri yaşayan belediyelerin hepsi AKP’lisi CHP’lisi sıkıntıda. Sadece belediyeler mi sıkıntıda? Görmüyor musunuz kapanan fabrikaları, konkordatoları? Bunları biz mi görüyoruz sadece? Bütün bunları bıraktık Türkiye’nin gerçeği kriziyle faiziyle bıraktık belediyelerle uğraşıyoruz ama özellikle CHP’li belediyelerle. Yapmayın böyle. Biz elimizde ekmekle sokak sokak gezerken ayada 4,5 milyon para geliyordu iller bankasında. O dönemde SGK vergi ödenebiliyor muydu? Hayır. Sadece belediyelerin, CHP’li belediyelerin mi borcu var? Hayır. Belediye kamu kurumu değil mi? Ne iş yapıyoruz biz, işletme işletip aramızda para mı bölüşüyoruz? Halka hizmet ediyoruz ya. Tabii ki belediye ve SGK arasında sorunu çözmeye yönelik bazı temaslar olabilir. Bunu da farklı şekilde göremeye gerek yok. Ne güzel işte devletin bir kurumundan diğer kurumuna gayrimenkul aktarımı yapılıyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik şartlar bu ülkeyi bu hale getirdi. Lütfen bence sakin olalım. Kuru kuruya insanları suçlamayı bırakalım. Hep beraber bunu yapalım.” 

YILDIZ: SORUNUN NEDENİ PERSONEL ARTIŞI 

Tugay’ın açıklamalarına AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız yanıt verdi. Belediyenin içinde bulunduğu borç yükünün nedeninin, belediyedeki aşırı personel arıtışı olduğunu belirten Yıldız, konuşmasında şunları kaydetti: 

“Bugün içinde bulunduğunuz SGK sorununun edeni aşırı personel artışıdır. Bunu sonucunda siz yaklaşık 7 buçuk milyar liralık bir borçla aldınız. Son olarak da 23 milyar liralık borçlu haline gelen bir belediye oldu. Cumhurbaşkanımız biz 2023 genel seçimlerine bahsettiğiniz ekonomik zorluklarla girdik Hamdolsun ki milletimiz bize yine iktidar olma fırsatı verdi. İçinde bulunduğunuz koşulları reddetmiyoruz. Siyaset bazen bu karşılıkları gerektirir. Ancak sizin ortaya koyduğunuz meseleyi bazen hem grubunuzun yöneticileri ve meclis üyeleri tersine düşünüyorlar.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir