MENÜ
İzmir
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Murat Övüç anlattı: İzmir'de polis geldi 'sahne iptal' dedi!
Güncel
6 Nisan 2026 Pazartesi 13:06

Murat Övüç anlattı: İzmir'de polis geldi 'sahne iptal' dedi!

Sosyal medya fenomeni Murat Övüç, 3 ay 10 günlük tutukluluğunun ardından serbest kaldıktan sonra gazeteci İsmail Saymaz'a konuştu. Övüç, tutukluluğunun haksız olduğunu savunurken, "Polisler, bu işi yapmayacaksın. Yapıyorsan da takım elbiseyle, sıfır makyajla yap dedi" ifadelerini kullandı.

Fenomen Murat Övüç, soğuk olduğu gerekçesiyle başına taktığı şal videosundan dolayı tutuklandığını belirtti. O videonun güncel değil 2-2 buçuk yıllık bir video olduğunu söyleyen Övüç, "Giyme derlerse giymem, makyaf yapma derlerse yapmam. Ne isterlers eonu yaparım. Haksız yere 3 ay 10 gün içeride kaldım" dedi.

İsmail Saymaz'ın, köşe yazısına taşıdığı röportajdan öne çıkanlar şöyle:

Gözaltına alınmanıza yol açan ilk videonuzun hikayesini anlatır mısınız?

Almanya’daydım, çok soğuktu. Şalım vardı omuzumda. Soğuk olunca kafama bağladım. Arkada bir şarkı. “Kızlar nasıl olmuşum?” İzleyici kitlem yüzde 80-85 tesettürlü kadınlar. Onların kardeşi gibiyim. Onları mutlu etmek adına mizahi bir video çektim, Instagram’da paylaştım. Onun gibi yüzlerce videom var şalımla.

Bu niye dikkat çekti?

Ya bir şikayet olmuştur ya biri gıcık olmuştur.

Paylaştınız ve kaç gün sonra gözaltına alındınız.

Ama çok eski bir video, yeni değil. O videolar iki yıl buçuk yıl önce çekilmiş.

Birdenbire dolaşıma girdi. Başıma bir şey gelir diye düşündünüz mü?

Bir art niyet olmadığını çok iyi bildiğim için “Bunda ne olabilir” dedim. Şalımı başıma bağladım, nedir yani?

Eve polisler geldi. O an nasıl hissettiniz?

Gece 3, suç işlemişim gibi evden alındım. Emniyet’te videoyu gösterdiler. “Bundan dolayı buradasınız” dediler. 56 yaşındayım, ilk defa karakol, hücre gördüm. O geceyi orada geçirdik. Ertesi gün savcı mahkemeye sevk etti. Adli kontrolle bıraktılar. Üç ay imzamı attım. Sekiz ay sonra ikinci video çıktı.

Bir kadın başörtüsü taksa, şaka yapsa belki böyle olmazdı. “Niye gözaltına alındım” diye düşündünüz mü?

Göz önündeyim, işlerim çok yoğun, her gün bir yerdeyiz, para kazanıyoruz. Birinin gözüne mi battık, sinir mi oldu, bilemiyorum ama böyle videolarım çok. Ben kadınları mutlu ediyorum. “Kızlar! Yanıklar! Fırfırlar! Sizi seviyore!” Bunlar slogan olmuş kelimeler. Ben kendimi kadınlara mutluluk dağıtan doktor gibi görüyorum.

“Niye buradayım” demediniz mi?

Başörtüyü gün içerisinde başıma bağlasam, kendimi kadın gibi göstersem, hal ve hareketlerim onun gibi olsa hak ettim derim ama öyle bir şey yok.

Neden hak edesiniz, onu anlamadım.

Muhafazakar bir ülkedeyiz. Belki birileri istemedi diye üzülebilirim. Ama orada espri yapıyorum. Normal hayatta ben herkesin Murat abisiyim. Namazını kılan, dini vecibelerini yerine getiren bir insanım.

Smokin giymeye başladınız. Niçin?

Çünkü ihtar aldık.

Kimden ihtar aldınız? Ne dediler?

“Bu hal ve hareketleriniz şu anki şeyimize uygun değil.”

Neyimize?

Gidişata veya kimler yönetiyorsa, uygun değil dediler. “Bir daha kadın kıyafeti giyip makyaj yaparak sahneye çıktığınız an sahnenizi iptal edeceğiz” dediler.

Bunu kamu görevlileri mi, siyasetçiler mi söyledi?

Üstten insanlar söylediler.

Bürokratlar mı?

İsim vermiyorlar ama araya soktukları insanları tanıyoruz.

Ne diye uyarıldınız?

“Bir daha kadın kıyafeti giyip makyaj yapıp sahneye çıkmanı istemiyoruz. Aksi takdirde gittiğin bütün programları iptal edeceğiz” dediler.

Bu, serbest bırakıldıktan sonra mı oldu?

Denetimli serbestliğimden sonra İzmir programım vardı. Oraya polisler geldi. O kıyafetle gördüler. “Sahne iptal” dediler.

Neredeydi sahneniz?

İzmir’de kadınlar matinem vardı. Kulise geldiler. Zenne arkadaşım vardı. Program yapacağız. Zenneye de bana da ihtar verdiler. Dediler ki “Bu kıyafetle çıkamazsınız.”

Kaç polis geldi?

Bayağı sivil de vardı. Rica ettim. “Ne olursunuz” dedim. “Şovumu yapıyorum, içeride 750 hanımefendi var.” Zenne kardeşe izin vermediler, “Çıkamazsın böyle” dediler. Ondan sonra smokin giymeye başladım.

O program olamadı mı?

Onu yaptık. Yarım saat rica ettim. “Hanımları mağdur etmeyelim, izin verin biraz yapayım, hemen ineyim.” “Tamam Murat Bey, yarım saat, 45 dakika yapın, hemen bitirin” dediler.

Zenne?

Ona yaptırmadılar.

Kadın kıyafetiyle son konseriniz bu muydu?

O da kadın kıyafeti değil. Etek giymiyorum ki. Pantolon, üstümde bir gömlek, bir ponpon var, bir taşı var, bir tüyü var o. Etek giymedim hiç.

Normalde konseriniz ne kadar sürüyor?

Bir buçuk saat.

O gün ne kadar sürdü?

Yarım saat, 40 dakika.

Demediniz mi “Bunu benden hangi yetkiyle istiyorsunuz?”

Kime neyi anlatacaksınız, kime neyi söyleyeceksiniz, bilemiyorum.

Bunu söyleyenler polis olduklarını da söylediler mi?

Tabi tabi, kimliklerini gösterdiler. Zaten oraya gelmeden önce salonun sahiplerine ihtarda bulunmuşlar.

Ondan sonra hep smokin mi giydiniz?

Hep smokin giydim.

Mecbur kaldınız yani.

Olması gereken buysa, eğer bunu istiyorlarsa, bununla yaparız.

Smokinle çıktığınızda sorun yaşamadınız mı?

Hiç yaşamadım, karışmadılar.

Polis geldi mi?

Hiç gelmedi.

Sonra ikinci başörtüsü videosu patladı.

İkinci video da ilk videodan 6 ay önce çekilmişti, yeni değil.

Orada ne yapıyorsunuz?

Yine bir yerden dönüyorum. Uçak buz gibi. Yine başımda, yine konuşmuyorum. Müzik çalıyor. Elimde yüzüğüm var. 15-20 saniyelik bir video.

Yine mi evden gözaltına alındınız?

Saat 4. Kapıyı açtım, 6 kişi var. “Gözaltı kararınız var, almaya geldik” dediler. Vatan Caddesi’ne götürdüler.

Bekliyor muydunuz tutuklanmayı?

Böyle bir şey beklemiyordum, çünkü suçum yok. Avukatım Çağdaş Çelik’e defalarca soruyorum, “Abi ne olur?” Diyor ki “Yatarı yok, rahat ol.” Ama maalesef tutuklama verdiler.

Ne hissettiniz?

O anda şöhretin, paranın, mülkün ne kadar boş olduğunu anlıyorsunuz ama bir yandan da diyorsunuz ki, “Ben adam mı öldürdüm? Uyuşturucu mu sattım? Kara para mı akladım? Ne yaptım, neden hapisteyim? Suçum ne?” Bu ülkeye vergi ödüyorum. Suçsuz yere bir adam 3 ay 10 gün neden yattı?

Duruşmalar nasıl geçti?

Ben üç ay bile kalacağımı tahmin etmedim. Avukatım “En çok bir ayda çıkarsın, yatarı bu kadar” diyordu. Ama ilk duruşmamız 45’inci günde oldu. Hep salladılar, ertelediler. Bu bence önceden tasarlanmıştı. “Bu adamı üç ay yatıracağız.” Nitekim 3 ay 10 gün yatırdılar.

İddianamenizde şöyle yazıyor: “Kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin en önemli vecibelerinden olan başörtüsüyle alay ettiği…” Sizi bununla suçluyorlar.

Başörtüyü alıp üstünde zıplasam, çöpe atsam, yaksam haklılar. O bir kere başörtü değil, şal. Alıp başıma bağlıyorum. “Kızlar nasıl olmuşum?” Bu! Nasıl alay edebilirim? Ayrıca feminen hareketlerim kimseyi ilgilendirmez. Bir erkekle uygunsuz hareketle basılmadım. Bu benim hayatım, beni ilgilendirir. Bunun izahatını bir tek Allah'a vereceğim. Siz ne hakla özel hayatımı yargılıyorsunuz? Buna da eyvallah. Bundan sonra daha çok dikkat edeceğiz.

Sanki devlet böyle istedi diye Murat abi oldunuz, yanlış mı düşünüyorum?

İstediler değil, dikte ettiler. Bunu söylemekte sakınca görmüyorum. Çünkü “Bu işi yapmayacaksın. Yapıyorsan da takım elbiseyle, sıfır makyajla yap.” Hay hay! Buna izin veriyorsanız bunu yapalım. Artık bu saatten sonra her şeyden soğudum. Amerika’da evim var, çekip gitmek istedim.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir