MENÜ
İzmir 23°
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Müsavat Dervişoğlu'ndan NATO zirvesi tepkisi
Politika
1 Temmuz 2026 Çarşamba 17:36

Müsavat Dervişoğlu'ndan NATO zirvesi tepkisi

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Ankara'da yapılacak NATO zirvesi hakkında, "Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak zorunda değildir. Gazeteciden, öğrenciden, akademisyenden, sivil toplumdan korkmak mecburiyetinde değildir. Devlet ciddiyeti bu değildir" dedi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi'ne ilişkin, "Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak zorunda değildir." dedi.

Dervişoğlu, İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı'nda hükümetin eğitim politikalarına değinerek, milyonlarca öğrencinin karne sevinci yaşadığını ancak ülkenin asıl karnesine de bakılması gerektiğini söyledi.

"Bu çocuklara nasıl bir gelecek hazırlıyoruz?" sorusunu yönelten Dervişoğlu, "Bir çocuğun eline karne vermek yetmez. O çocuğa umut da vermek gerekir. Bir çocuğu dersten geçirmek yetmez. Hayata hazırlamak gerekir. Bir çocuğa diploma vermek yetmez. Ona şahsiyet ve özgüven kazandırmak gerekir. Yeteneklerini güçlendirmek, hür teşebbüs için yol göstermek gerekir. Ezcümle özgürlük gerekir. Bugün Türkiye'de eğitim sadece müfredat meselesi değildir. Çocuğun okula aç gitmesidir, öğretmenin sınıfa huzurla girememesidir, ailenin eğitim yükünü taşıyamamasıdır." ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, bir dönem sağcı-solcu kavgasından bir kuşağın yitirildiğini, daha sonra "Alevi-Sünni, laik-anti laik, seküler-dindar" şeklinde bir başka kuşağın zehirlendiğini dile getirdi.

Sadece bir kuşağın değil, topyekun milletin hedef alındığını vurgulayan Dervişoğlu, "Şimdilerde sosyal medyanın zehirli ve sorumsuz dili üzerinden postmodern bir ayrışmayı körüklüyorlar. Ortak değerlerimizi unutturup, sevinçte ve kederde ortaklaşmamızı engellemeye çalışıyorlar. İşte son günlerde yaşadıklarımıza bir bakın. Ayrışmak için, kavga için çeşitli bahaneler üretenler var. Bir nesli de böyle birbirine düşman etmeye çalışıyorlar. Bu kirli tezgahlara değil bir kuşağımızı, tek bir gencimizi bile yedirmeyeceğim. Bu mübarek toprakların sahibi gençlerimizi birbirine düşman etmeye çalışan kirli tezgahlara geçit vermeyeceğim." diye konuştu.

NATO Ankara Zirvesine değinen Dervişoğlu, Türkiye'nin, tarihi ve jeopolitik konumu itibarıyla böyle bir zirveye ev sahipliği yapabilecek yeterlilikte bir devlet olduğunu, bunda şaşılacak bir şey olmadığını vurguladı.

Zirve dolayısıyla alınan tedbirleri eleştiren Dervişoğlu, "Türkiye büyük devlettir. Fakat mesele şudur: büyük devlet olmak, sadece büyük toplantılara ev sahipliği yapmakla olmaz. Büyük devlet olmak, o toplantılara kurumsal ciddiyetle ve millet onuruyla hazırlanmakla olur. Bugün Ankara'da yaşanan manzaraya bakıyoruz. Yollar kapanıyor. Şehir, olağan düzeninden çıkarılıyor. Üniversiteler, kamu kurumları kapatılıyor. Gündelik hayat, güvenlik tedbirleri bahanesiyle zorlanıyor. Gazetecilerin akreditasyonları tartışma konusu oluyor. İnsanlar yasaklarla, gözaltılarla karşı karşıya bırakılıyor. Bu telaş nedir? Bu eyyamcılık nedir?" sözlerini sarf etti.

Dervişoğlu, zirve kapsamında Ankara genelinde alınacak güvenlik tedbirlerinin esnaf ve işletmeler üzerindeki ekonomik yükünü hafifletmeyi amaçlayan kanun teklifi verdiklerini bildirdi.

Güvenlik önlemleri alınırken başka bir mağduriyet yaşanmaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, "Türkiye, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor diye kendi vatandaşına yabancı muamelesi yapmak zorunda değildir. Gazeteciden, öğrenciden, akademisyenden, sivil toplumdan korkmak mecburiyetinde değildir. Devlet ciddiyeti bu değildir. Türkiye'nin itibarı, boyanan duvarlarla, kapatılan yollarla, susturulan gazetecilerle ölçülmez. Türkiye'nin itibarı, hukukunun güvenilirliğiyle, kurumlarının ciddiyetiyle ve dış politikasının tutarlılığıyla ölçülür. Türkiye'nin yeri ne günübirlik öfke nöbetleriyle ne de mahcup sadakat şovlarıyla belirlenemez." değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahipken NATO üyeleri içinde askeri hastaneleri bulunmayan tek ülke olduğunu, bu konuyla ilgili defalarca önerge verdiklerini ancak TBMM gündemine alınmadığını söyledi.

Türkiye'nin kişi başına nominal gelirde NATO ülkeleri arasında son sıralarda, enflasyonda ise açık ara birinci olduğunu ifade eden Dervişoğlu, "Açlık sınırı 35 bin liranın üzerine çıkmış, yoksulluk sınırı 114 bin lirayı aşmış, bekar bir çalışanın yaşam maliyeti 45 bin lirayı geçmiş. Buna rağmen iktidar 'otomatik işleyen bir sistem var' diyor. Güler misin? Ağlar mısın? Evet, bu ülkede otomatik işleyen bir sistem var. Vatandaş otomatik olarak vergi ödüyor. Emekli, otomatik olarak yoksullaşıyor. Asgari ücretli, otomatik olarak eziliyor. Çiftçi, otomatik olarak borçlanıyor. Sanayici, otomatik olarak faiz yüküne giriyor. Genç, otomatik olarak gelecek kaygısına mahkum ediliyor." ifadesini kullandı.

"DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ AZALMIYOR"

Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Dervişoğlu, Türkiye'de üretim çarklarının zorlandığını, yüksek faizin reel sektörün finansman kanallarını tıkadığını, girdi maliyetlerinin sanayicinin belini büktüğünü ve ihracatçının pazar kaybettiğini savundu.

Türkiye'de ihracatın yerinde saydığını ileri süren Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dış ticaret açığımız azalmıyor. Finansman problemi aşılamıyor. Böyle enflasyon düşemez. Alım gücü artamaz. Milletimiz ev ve iş sahibi olamaz. Üreticimiz yüksek faizle, yüksek kurlarla öngörülemez kurallarla ayakta kalamaz. Bu ülke böyle kalkınamaz. Türkiye'nin ihtiyacı vitrin değil, üretimdir. Hamaset değil, planlamadır. İmtiyaz değil, rekabettir. Tarımda da tablo farklı değildir. Çiftçi bu yıl da tarlasından bereket değil, zarar hasat ediyor. İktidar hep aynı hatayı yapıyor. Çiftçiyi korumuyor. Sonuç, üretim düşüyor. 'Çözüm' diye ithalat yapıyorlar. Sonuç, bizim çiftçimiz kaybediyor. Bu bir tasfiye politikasıdır."

Gıda güvenliğinin milli güvenlik meselesi olduğuna işaret eden Dervişoğlu, "Kendi çiftçisini yaşatmayan bir ülke, sofrasını da güvence altına alamaz." dedi.

Enflasyonla mücadeleye ilişkin de Dervişoğlu, "Enflasyonla mücadele dar gelirlinin boğazından kısmak, ücretliyi, emekliyi, çiftçiyi, esnafı ve sanayiciyi bedel ödeyen kesim haline getirmek değildir. Enflasyonla mücadele üretimi artırmaktır, arzı güçlendirmektir, rekabeti adil kılmaktır, israfı kesmektir, kayırmacılığı bitirmektir, hukuku ve öngörülebilirliği yeniden tesis etmektir." değerlendirmesinde bulundu.

Dervişoğlu, gençlerin bu durumun en ağır yükünü taşıdığını, bu kesimden üniversiteyi kazananların barınma sorunu yaşadığını, mezun olanların işsiz kaldığını, çalışanların ise geçim sorunuyla boğuştuğunu savundu.

Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Dervişoğlu, "TBMM hiçbir silahlı yapının beklentilerini karşılamak için önceden yasa çıkaran bir kurum değildir." diye konuştu.

Dervişoğlu, terör örgütü PKK'nın silah bırakmadığını, Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Türk milletine karşı düşmanlıktan vazgeçmediğini söyledi.

İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı daha sonra basına kapalı devam etti. (AA)

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir