Haluk Levent'in kaçış rotasında İzmir detayı!
İmamoğlu'nun yargılandığı 'bilirkişi' davası ertelendi
Zehir tacirlerine geçit yok: 6 ayda peş peşe operasyon!

GERÇEKİZMİR - CHP'li Sencer Solakoğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda Türkiye'de brusella hastalığı, hayvancılık politikaları ve kullanılan aşılar üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı'nı eleştirdi.
Solakoğlu, şunları söyledi:
"Türkiye'de brusella ve tüberküloz açısından çiftliğindeki hayvanların temiz olduğu bilinen bin 300 tane işletme var. Diğer işletmelerin, on binlerce, belki yüz binlerce işletmenin hiçbirinde böyle bir durum yok. Hepsinde tüberküloz ve brusella olma olasılığı çok yüksek ve büyük bir kısmında da olduğunu biliyoruz. Hayvan sayısını bile bilmediğimiz, ne yazık ki saymadığımız, ülkemizde onların da sayısını bilmek mümkün değil. Çünkü herkes gizliyor. Bugün bir işletmede verem veya brusella çıktığı, bir şekilde devlet tarafından kayıt altına alınırsa işletmeniz kapatılıyor, karantinaya alınıyor; aslında yok ediliyorsunuz. Dolayısıyla bu, halının altına süpürülen bir mesele. Ama brusella ve verem, özellikle de brusella çok büyük bir problem. Çünkü tedavisi çok uzun sürüyor ve kalıcı hasar bırakabilen bir hastalık. Dünyada en çok insan vakası görülen ilk altı ülkenin içindeyiz.
KÖY-KOOP BİRLİĞİ'NDEN TEPKİ!
Solakoğlu’nun açıklaması süt sektöründe endişeye neden olurken tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in eşi Neptün Soyer’in başkanlığını yaptığı İzmir Köy-Koop Birliği Yönetim Kurulu’ndan tepki geldi.
Açıklamada binlerce süt üreticisinin zan altında bırakıldığı ve sektörü hedef alan genellemelerin haksızlık olduğu vurgulandı.
Köy-Koop Birliği Yönetim Kurulu’nun açıklaması şöyle:
Sencer SOLAKOĞLU tarafından süt sektörüne ilişkin yapılan bazı açıklamalar, ne yazık ki binlerce süt üreticisini zan altında bırakabilecek bir algının oluşmasına neden olmuştur.
Gıda güvenliği konusunda yapılacak her türlü resmi denetimi ve hukuki süreci destekliyoruz. Mevzuata aykırı üretim yaptığı yetkili kurumlarca tespit edilen kişi veya işletmeler hakkında gerekli işlemler elbette uygulanmalıdır. Ancak resmi denetim sonuçları ve bilimsel veriler ortaya konulmadan sektörün tamamını hedef alan genellemeler yapılması, dürüst ve kurallara uygun üretim yapan binlerce üreticimize haksızlık etmektedir.
Özellikle küçük üreticilerimiz, ağır ekonomik koşullara rağmen ülkemizin gıda arz güvenliği için büyük fedakârlıklarla üretim yapmaktadır. Güvenilir gıda; genellemelerle değil, etkin denetim, şeffaflık ve bilimsel verilerle sağlanır.
Bizler, kendi sofralarımıza koymayacağımız hiçbir ürünü tüketicilerimize sunmayız. Üreticimizin alın teri ile tüketicimizin güveni birbirinden ayrı düşünülemez.
Kamuoyunu, doğrulanmamış iddialar yerine resmi denetim sonuçları ve bilimsel gerçekler ışığında değerlendirme yapmaya davet ediyor; hiçbir üreticimizin kesinleşmiş bulgular olmadan zan altında bırakılmasını kabul etmediğimizi saygıyla kamuoyuna bildiriyoruz.






Sayfa başına git