MENÜ
İzmir 23°
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Oğuzhan Uğur hakkında tutuklama talebi
Güncel
20 Temmuz 2026 Pazartesi 17:05

Oğuzhan Uğur hakkında tutuklama talebi

Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi adliyeye sevk edildi. İfade işlemleri tamamlanan Oğuzhan Uğur ve 8 kişi hakkında tutuklama talep edildi. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Uğur'un savcılık ifadesi ortaya çıktı.

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi adliyeye sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş, Ersin Gökgün ve Özgür Ömer Güner'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Gözaltındakiler Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

TUTUKLAMA TALEBİ

İfade işlemi tamamlanan Oğuzhan Uğur, Ersin Gökgün, Muharrem Karataş, Gülgün Öztürk, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Suzan Düşküner Mintaş, Fatih Eke, Emir Taşar tutuklama, Özgür Ömer Güner adliye kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi.

NE OLMUŞTU?

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.

Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.

UĞUR'UN EMNİYET İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Haluk Levent dışında dernekten kimseyi tanımadığını ifade eden Uğur, hatırladığı kadarıyla 2018 yılında İzmir'de düzenlenen orman yangınları yararına organizasyonda ücret almadan sahneye çıktığını, bunun dışında herhangi bir organizasyonda yer almadığını söyledi.

Haluk Levent ile ilişkisine de değinen Uğur, 2023 yılından bu yana fiziksel olarak bir araya gelmediklerini belirterek şunları söyledi:

"Ahbap Derneğine yapılan bağışların amacı dışında kullanıldığına yönelik herhangi bir şüphem olmadı. Herhangi bir usulsüzlüğe de şahit olmadım. Zira ben hiçbir dernekle ve Haluk Levent ile bağlantımız olmadığı için medyadaki haberlerden ileri bilgimiz olmamıştır. Ahbap Derneği ile herhangi bir bağım olmaması sebebiyle yapılan bağış paralarının nerede kullanıldığını benim bilmem mümkün değildir"

SAVCILIK İFADESİNDE NE SÖYLEDi?

“Her ne kadar yukarıda anlattığım üzere depremin yaşandığı günden hemen sonra Hatay’a gitmişsem de Haluk LEVENT ile yakın bir çalışma içerisinde bulunmadım” diyen Uğur ifadesinde aynı soruşturmada tutuklanan Haluk Levent ile ilgili şunları söyledi:

“Kendisinin mali açıdan ne gibi tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum. Dolayısıyla derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim. Yine Haluk LEVENT veya AHBAP Derneği tarafından dernek reklamının yapılması ve benzeri konularda benimle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmedi. Ne dernekle ne de Haluk LEVENT ile herhangi bir ticari faaliyette, iş birliği içerisinde bulundum. Şirket hesaplarıma veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi. Dönemin hassasiyeti gereği, o dönemde böyle bir şey yapmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir.”

“HALUK LEVENT HAKKINDA ÇEŞİTLİ DEDİKODULAR DUYMAKTAYDIM”

Haluk Levent ile ilgili çeşitli dedikodular duyduğunu öne süren Oğuzhan Uğur, Levent ile olan iletişimini bir süre sonra kestiğinden bahsetti. Uğur savcılık ifadesinde şunları söyledi:

“Yine başka bir gazeteci arkadaşım Cansu ŞİMŞEK, 27 Şubat 2023 tarihinde beni aradı. Kendisi, Haluk LEVENT ile ilgili çeşitli şüpheleri bulunduğunu, süreçten rahatsız olduğunu ve konunun üzerine gidebilmek için belge aradığını söyledi. O dönemde Haluk LEVENT, açıklamasıyla herkes tarafından bir nevi kahraman olarak görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine gitmek mümkün değildi. Ben de kendisine bir süredir Haluk LEVENT ile görüşmediğimi söyledim ve açıklık beklemeye başladık.”

“Haluk LEVENT hakkında çeşitli dedikodular duymaktaydım. Ancak benzer bir durumu bizzat kendim yaşayınca kendisiyle iletişimimi kestim. Bu, Haluk LEVENT ile aramızdaki kişisel bir konuydu. Bunun dışında, bizzat Hatay’a gittiğimde Ahbap’ın sahada bulunduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını gördüm. Bu nedenle kişi ile kurumu bir noktada birbirinden ayırdım. Bu konuyla ilgili durum bundan ibarettir.”

BABALA TV İLE İLGİLİ İDDİALARA YANIT VERDİ

Savcılık ifadesinde kurucusu olduğu Babala TV ile ilgili iddialara da yanıt veren Oğuzhan Uğur, annesinin adına kurulan Babala TV’de maaşlı ve primli çalışan olduğunu, finansal konularda yetkin olmadığını için şirket yönetimini aile bireylerine devrettiğini belirtti.

Osis Organizasyon’daki yüzde 25’lik ortaklığının yalnızca kanal gelirlerini kapsadığını ve Babalayka Film’in de kardeşi Tuğrul Uğur adına kurulduğunu ifade eden Oğuzhan Uğur, Gain Medya’dan alınan 45 milyon TL’lik ödemenin program hak eserleri olduğunu, kayyım atanması sonrasında TMSF yetkilileriyle mutabık kaldıklarını öne sürdü.

Çekmeköy Ömerli’deki taşınmazın İş Bankası’ndan çekilen kredi ve peşinatla Babala TV adına alındığını, 6,5 milyon TL’lik nakit girdisinin ise masraflar ve borçlar için bir aile dostundan borç alındığı ile getirilen Uğur, ifadesinde adı geçen menajerler ve iş ortaklarıyla yapılan para transferlerinin sektör gereği olağan olduğunu vurguladı. Nezarethanede karşılaştığı ve tanımadığını belirttiği kişiler dışındaki tüm ticari hareketlerin evraklarla doğrulanabileceğini söyleyerek serbest bırakılmasını talep etti.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir