MENÜ
İzmir
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Şehir plancılarından Tugay’a Kordon’a otopark tepkisi: 3 ayda ne değişti?
Yerel Yönetimler
17 Şubat 2026 Salı 12:30

Şehir plancılarından Tugay’a Kordon’a otopark tepkisi: 3 ayda ne değişti?

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Alsancak Kordon’a 4 bin araç kapasiteli yer altı otoparkı planının kentteki yansımaları sürüyor. ŞPO’dan yapılan açıklamada Tugay’ın 3 ay önce yaptığı, “Şehir merkezine otopark yapmak merkeze daha fazla aracın gelmesi anlamına gelir, biz ise tam tersini istiyoruz” sözleri yeniden gündeme taşındı.

GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Alsancak Kordon’a 4 bin araç kapasiteli yer altı otoparkı planının kentteki yansımaları sürüyor.

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi tarafından yapılan açıklamada Tugay’ın 2025’ın Kasım ayında ‘Şehir merkezine otopark yapmak daha fazla aracın merkeze gelmesi anlamına gelir, biz ise tam tersini istiyoruz’ açıklaması hatırlatıldı.

Açıklamada projenin kent merkezinde özel araç kullanımını özendirici nitelikte olduğu, proje ile Kordon’un yeşil alan olma özelliğini yitirebileceği kaydedildi.

ŞPO’nun açıklaması şöyle:

KAMU YATIRIMLARI PLANLI VE TUTARLI OLMALIDIR: 3 AYDA NE DEĞİŞTİ?

Geçtiğimiz günlerde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil TUGAY tarafından Kordon`a yaklaşık 4.000 araç kapasiteli yeraltı otoparkı yapılacağı kamuoyu ile paylaşılmıştır. Söz konusu proje; alanın tarihsel arka planı, mekansal özellikleri ve planlama ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, çeşitli yönleriyle tartışma gerektirmektedir.

Kordon hattı, 1990`lı yılların sonunda gündeme gelen otoyol projesine karşı yürütülen mesleki ve toplumsal mücadele sonucunda, ulaşım altyapısı olarak tahsis edilmek yerine kamusal açık alan olarak korunmuş bir kıyı kesitidir. Açılan davalar neticesinde otoyol projesi iptal edilmiş; alan, sit alanı olarak tescillenmiş ve dolgu malzemesi ile oluşturulan kıyı kesimi yeşil alan olarak kente kazandırılmıştır. Bu kazanım, başta Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası olmak üzere TMMOB‘a bağlı meslek odaları, İzmir‘in sivil toplum örgütleri ve İzmir halkı tarafından mümkün olmuştur.

Bu bağlam, o dönemde 6 şeritli otoyol ve viyadük ayaklarının altında kalma ihtimali olan bu alanın yalnızca teknik bir yatırım konusu değil; aynı zamanda tarihte yer edinmiş bir kent mücadelesi sonucunda kazanılmış, kent hakkı, kıyı kamusallığı ve planlama ilkeleri açısından simgesel bir alan olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bugün aynı alanda büyük ölçekli bir yeraltı otoparkının gündeme gelmesi, geçmişte verilen mücadelenin temel gerekçeleriyle yeniden yüzleşmeyi gerekli kılmaktadır.

4.000 araç kapasiteli bir yeraltı otoparkı, gün içinde ve özellikle zirve saatlerde binlerce aracın giriş-çıkış yapması anlamına gelmektedir. Bu durum, alanın çevresindeki ulaşım arterlerine ek yük getirecek, ilave trafik yaratacaktır. Planlama literatürü göstermektedir ki merkezi alanlarda büyük ölçekli otopark kapasitesi artırımı, özel araç kullanımını teşvik eder. Aynı zamanda kent merkezinde özel araçla ilişkili kullanımların yer alması, toplu taşıma ve yaya odaklı ulaşım politikalarıyla da çelişir. Bu proje, kent merkezinde otomobil kullanımını artıracak ve otopark arzı üzerinden özel araç kullanımını özendirecek niteliktedir. Bu nedenle merkezi alanlarda otopark kapasitesi artırımı, kısa vadeli rahatlama algısı yaratsa da orta ve uzun vadede daha fazla trafik baskısı üretmektedir. Ayrıca Kordon`un kısıtlı araç erişimi olan açık yeşil alan olma özelliğini yitirmesine sebep olabilir, yaya ve mikro hareketlilik ağırlıklı kullanımını zedeleyebilir.

Yukarıda yer verilen hususlara ek olarak ulaşım planlamasında çağdaş yaklaşım:

Toplu taşıma entegrasyonu,

Park et - Devam et sistemleri (kent merkezi çeperlerinde toplu taşıma ve mikro hareketlilikle entegre otopark alanları),

Yaya ve bisiklet önceliği,

Otopark talep yönetimi

gibi ilkeleri esas alır. Bu ilkeler doğrultusunda kent merkezlerinde esas olan; özel araç erişimini artırmak değil alternatif ulaşım türlerini güçlendirmektir.

İzmir`in yürürlükteki plan belgeleri incelendiğinde ise konuyla ilişkili olarak İzmir Ulaşım Ana Planı (UPİ 2030) ve İzmir Sürdürülebilir Kentsel Lojistik Planı (LOPİ)`nın yürürlükte olduğu, yukarıda değinilen ulaşım planlama ilkelerinin ve yaklaşımının bu plan belgeleri kapsamında benimsendiği ve bahse konu planların Alsancak, Kordon Bölgesi`ne yönelik açık plan kararları içerdiği görülmektedir.

Buna göre;

UPİ 2030 kararları doğrultusunda Alsancak Bölgesi yaya öncelikli bölgelerden biri olarak belirlenmiş, yıllar içinde gerçekleştirilen sokak yayalaştırma uygulamalarıyla bu karar desteklenmiştir.

UPİ 2030 Plan Raporu incelendiğinde, ‘Otopark Düzenlemeleri` başlıklı 12. Bölüm`de belirlenen ‘Yerel Politikalar` arasında "Otopark yerlerinin seçiminde ulaşım sisteminin işleyişi dikkate alınmalı ve kent merkezine özel aracın gidişini azaltmak ve yolculukları toplu taşımaya yönlendirmek üzere toplu taşıma durak ve istasyonları çevresinde ulaşım sistemine yolculuk aktarabilecek şekilde otoparklar tesisleri ve alanları oluşturulmalıdır." ve "Kent merkezinde yeni otopark yapılmayacağı gibi, mevcut otoparkların kullanımı sınırlandırılmalı ve yeni işletme modelleri geliştirilmelidir. Zaman içinde de kaldırılması sağlanmalıdır." kararlarının yer aldığı, ‘Kent Merkezi Alanı Otopark Politika Önerileri` kapsamında ise Pasaport, Alsancak, Çankaya Bölgesi`ne yönelik olarak "Kent Merkezi Alanı içinde ve onu çevreleyen yollar üzerinde yeni otopark yapımına izin verilmemelidir." kararının yer aldığı görülmektedir.

Bir diğer plan belgesi olan LOPİ kapsamında ise Alsancak İç Kordon Bölgesi için ‘Süper Zon` yani ‘Düşük Emisyon Bölgesi` oluşturulması önerilmekte, "Bu sayede kent çekirdeği içerisindeki taşıtların kendi içerisinde yolculuklarının düşük emisyonlu taşıtlarla gerçekleştirilmesi, buna karşılık olarak transit geçişlerde kent çekirdeği yerine zon dışındaki yolların kullanımının sağlanması hedeflenmektedir." ifadelerine yer verilmektedir.

Dolayısıyla, Kordon`a yeraltı otoparkı yapılmasına ilişkin karar İzmir Büyükşehir Belediyesi`nin yürürlükteki plan belgeleriyle, bu planlar kapsamında üretilen ulaşım politikalarıyla ve belirlenen vizyonla çelişir niteliktedir. Yürürlükteki plan kararlarıyla çelişen uygulamalar planlama sistematiğinin bütünlüğünü zedelemekte ve kurumsal tutarlılığı tartışmalı hale getirmektedir.

Kordon, İzmir`in en önemli kamusal açık alanlarından biridir. Kıyılar ise anayasal olarak kamunun ortak kullanımına açık olup özel mülkiyete ve ayrıcalıklı kullanıma konu edilemez. Bu bağlamda, yeraltı otoparkı inşaatı sürecinde gerçekleşecek uzun süreli kazı çalışmaları; yeşil alanın geçici ya da kalıcı kaybına, bitki dokusunun zarar görmesine ve alanın kamusal kullanımının kesintiye uğramasına sebep olabilir. Otopark işlevi ise yalnızca inşa sürecinde değil, sonrasında da alanın kullanım biçimini ve kamusal niteliğini dönüştürme potansiyeli taşımaktadır. Ayrıca söz konusu müdahalenin dolgu bir zemin üzerinde gerçekleştirilecek olması, körfez ekosistemi ve kıyı güvenliği açısından teknik ve çevresel risklerin bütüncül biçimde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Kordon`a yeraltı otoparkı yalnızca bir mühendislik yatırımı değil, İzmir`in en önemli kamusal alanlarından biri üzerine ulaşım planlama ilkeleri ve ulaşım politikalarında bütüncüllük göz ardı edilerek söylenmiş bir söz niteliğindedir. Kente yapılması planlanan tüm müdahalelerin bilimin ve tekniğin ışığında yapılması gerekmektedir. Aksi halde hatalı müdahaleler birbirini doğuran bir yapıya dönüşmekte ve dönüşü olmayan uygulamalara yol açmaktadır.

Tüm bu hususlara ek olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil TUGAY 07.11.2025 tarihli röportajında, o dönem basına İzmir Ticaret Odası`nın projesi olarak yansıyan 4.000 araçlık yeraltı projesi ile ilgili olarak "Şehir merkezine otopark yapmak daha fazla aracın merkeze gelmesi anlamına gelir; biz ise tam tersini istiyoruz." söyleminde bulunmuştur1. 29.09.2025 tarihinde basına yansıyan bir başka haberde ise "şehir merkezini trafikten arındırmak istediklerini" ifade eden TUGAY, "araç kullanımını azaltmak  ve bisiklet kullanımlarını artırmak amacıyla çeşitli noktalarda trafik kısıtlamaları planladıklarını" belirtmiştir2.

Bu açıklamalar kent merkezinde özel araç kullanımını azaltmayı ve ulaşım politikalarını sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda şekillendirmeyi esas alan bir yaklaşımı ortaya koymaktadır.

Ancak bugün gündeme gelen yeraltı otoparkı projesi, söz konusu söylemlerle uyumlu bir yönelim sergilememektedir. Kısa bir zaman dilimi içerisinde aynı konuya ilişkin farklı politika sinyalleri verilmesi, planlama yaklaşımının tutarlılığı açısından soru işaretleri doğurmaktadır. Oysa kentin gelişimine yön veren plan belgelerinde ortaya konan kararların sistematik biçimde uygulanması, bu tür çelişkilerin ortaya çıkmasını engelleyecek temel güvencedir.

Son olarak, 08.10.2024 tarihli, <"Fırtına" Kamusal Alana "Bariyer" Olmamalıdır!"> başlıklı basın açıklamamızdan alıntılamak isteriz:

"İzmir denince ilk akla gelen mekanlardan biri olan, İzmirli yurttaşların ve kentin toplumsal yaşam kültürünü de yansıtır şekilde kendini var eden ‘Kordon‘a yapılacak müdahalelerde olabildiğince büyük bir hassasiyet göstermek gerekmektedir. Kordon, kentin deniz ile bağ kurduğu, kamusal bir sosyalleşme mekanı olarak yürüyüş, oturma, eğlence ve dinlence kullanımlarına olanak sağlamaktadır. Kordon‘a yapılacak herhangi bir müdahalede bu kullanımların, kentin ve kentlinin deniz ile bağının nasıl etkileneceği değerlendirilmek zorundadır."

Konunun Kordon`un kamusal niteliğinin korunması, alanın sit statüsünün planlama kararlarında belirleyici olması, ulaşım planlama ilkeleri ve katılımcı bir süreç yürütülmesi başlıkları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım, İzmir`in planlı gelişimi ve kamusal yararın gözetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kamu yatırımlarının planlı, tutarlı ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla yönetilmesi esastır. Yürürlükteki plan kararlarıyla çelişen ve tartışma yaratan bu tür yatırımlara kullanılması planlanan bütçenin, kentin daha öncelikli ve kronik sorunlarının çözümüne ayrılması gerekliliği vurgusu ile kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Celal Gülbahar
 18 Şubat 2026 Çarşamba 00:17
Ne dediğini kendi biliyor mu acaba.Tombaladan çıkmış belediye başkanı olmuş.Ne vizyon var ne birikim ne de ekip var.Hic bir şey bilmiyor ama herseyi de biliyor.Yazik İzmir e.Bir tek kişinin bilimsellikten uzak aklına estiği gibi yönetmeye çalışmak.Oncelikle bir kentin en önemli sorunu mevcut imar planının parselasyonlarinin yapılmasıdır.yeni yasaya gore kamuya ayrılması gereken alanların tamami bedelsiz olarak belediyenin ve kamu kurumlarına gecebilmektedir.Bu alanların kamunun eline geçmesi bütün sorunların ortadan kaldırmanın temelidir.yazacak çok şey var da senin ve ekibinin bunu anlayabilcek kulak sizde yok.Siyasilerin yeterli teknik ekibi ve kadrosu olmazsa bürokratın oyuncağı olursun.Hangi birini yazayim.Once git tenekeli mah imar uygulamasını yapıp kentsel dönüşümü yap.ordaki Toki aracılığıyla yapılan binaların siluetini beğenmedim ben demekle olmuyor.begenseniz ne olur beğenmeseniz ne olur.Siyasi yonunuz zaten yok.Yeterli bilgi birikiminiz ve iyi bi kadronuz olsaydı sureci çok daha iyi yönetip o cezaevine eski bel başkanı ve diğerlerinin girmesine sebep olmazdınız.Eski yapılanlardan ben niye sorumlu olayım da devam ettirelim bu işleri zihniyeti olursa sonuç ta bu olur.Ev sahibi olamayan Yuzlerce de mağdur yarattınız.Siz sadece Özgür Özel o destekleyen ilk bel bsk olduğunuz icin bu makama getirildiniz.Eski ekip kalsaydı hic bir yerde olamayacağınız icin desteklediniz.Izmir icin kayıp bir 5 yıl daha
 Mustafa Kaya
 17 Şubat 2026 Salı 16:32
Çarşı herşeye karşı. İSTEMEZÜKÇÜLAR YİNE ENBAŞTA.
 Hakan Tanık
 17 Şubat 2026 Salı 13:18
Ahmet Piriştina zamanında kazanılmış bu park yeri Türkiye''de ilk ti . Gündoğdu diye bir meydan oluşu. Ben Otopark istemiyorum Aziz Kocaoğlu Trafige kapansınmı diye oylama yapılmış az bir oyla Trafige açılmıştı Ben Alsancakts oturan birisi olarak artık kordondaki dükkanlara girmiyırum. Kaldırımın dan dahi yürünmüyor. İçeride oturan yok. Bahçe dedikleri kaldırımda müşteri oturuyor. Demekki kaldırom dükkandan daha değerli. Belediyeye ödiyecekleri kirada 2 misli olmalıdır..Ben Engelli oğlumla sadece Kordon''da yürüyüş yapıyorum.şimdi otopark yapılacak diye 23yıl rezillik. Betonarme de perde deprem çeker. Yeşil alanna yapılacak perde duvarlar dolgu alanda binalar içün çok tehlikeli. Mühendisler odası jeoloji mühendisleri bu konuya ne diyor. Ben yaparım oldu denilirse şikayet davalık olaylar olabilir
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir