Seferihisar'da çocuklara dolu dolu yaz
Konak'ta iki Cumhuriyet Kütüphanesi daha hizmete açıldı
Çeşme'de çevre seferberliği
Karşıyaka'da halk dansları şöleni!

GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Büyükşehir Belediyesi Haziran Ayı Meclis Toplantısı 1. Birleşimi’nde tutuklanarak görevden uzaklaştırılan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın yaşadığı yargı süreci hakkında konuştu.
Tugay, yargılamanın tutuklu olarak yapılmasına tepki göstererek şöyle konuştu:
Beraber çalıştığımız belediye başkanlarımız ve bazı meclis üyelerimiz hepimizi üzen bir durum yaşıyorlar. Bir gözaltı ve ardından tutuklama görevlerinden uzaklaştırma kararına maruz kaldılar.
BUNLARLA HEPİMİZ YÜZLEŞELİM!
Yakından tanıdığımız arkadaşlarımız var, belediyede çalışan çok yakından tanımadığımız arkadaşlarımız da var ama daha önce pek çok benzer durumda yaşanan bir haksızlığı da dile getirmek isterim. Belediye başkanları kamu görevlisidir, meclis üyeleri kamu görevlisidir. Her biri ve her birimiz her zaman denetime tabi insanlarız. Bizlerle ilgili devletin hatalı gördüğü, denetim kurumlarının hatalı gördüğü, yargı makamlarının hatalı gördüğü problemli gördüğü konularda hepimiz gerektiği zaman soruşturmaya incelemeye tabi olabiliriz. Bu gayet doğaldır, bunda bir sorun yok.
İTİBARLARI GÖZETİLMİYOR!
Ancak üzerindeki gizlilik kararı olan dosyalar ve tam net açıklığa kavuşmamız suçlamalar kimler olduğu bilinmeyen bazı gizli tanıklar ve onların ifadeleri ile bu insanlar gözaltına alınırken ve daha sonra gerçekten zorlayıcı şartlarda gözaltında tutulurken ve daha sonra da yine tam bir açıklık içerisinde olduğunu düşünmediğim çoğumuzun aynı düşüncede olduğu bir süreçte tutuklanarak soruşturmanın devam etmesi, yargı süreçlerinin belki uzun süreler sürmesi onlarla ilgili iddianamelerin hızlı hazırlanmaması gibi pek çok süreçte birkaç şey oluyor; Halkın demokrasi düzeni içerisinde oyları ile göreve gelmiş, sorumluluk verilmiş insanların itibarları gözetilmiyor. Pek çok şey söyleniyor. Sosyal medyada yazılanlar oluyor. Bunların bir cezalandırma hatta linç yöntemine dönüşmesi demokrasiye verilen bir zarardır. Bununla hepimiz yüzleşelim. Bu herhangi bir siyasi partinin sadece sahiplenmesi gereken bir konu değil. Ülkemizin demokrasisine saygı gösteren herkesin bu usulün doğru olmadığına dair bir tutum ortaya koyması gerekiyor. Tersi durumu bugün falanca partinin belediye başkanı yaşarken yarın başka partilerin meclis üyeleri ve başkanları da yaşayabilir. Bu doğru değil. O nedenle ben önce ülkemizin siyasetçilerine, sonra devletimizin ilgili makamlarına bu konuda daha fazla duyarlılık sahibi olmaları konusunda çağrıda bulunmak istiyorum.
YARGILAMANIN TUTUKU YAPILMASI DOĞRU DEĞİL
Herkesin yaptıklarından dolayı sorumlulukları vardır. Herkes yaptığı her şeyin hesabını vermelidir. Yargının incelemesi elbette ki sistemin içerisinde legal şeylerdir. Ancak gözaltına alınma şekilleri, gözaltı süreleri boyunca maruz bırakıldıkları şartlar. Uzun tutukluluk süreçleri. Kaçma şüphesi olmayın uzun yargılama süreçlerinde adeta cezalandırılır gibi cezaevinde tutulmaları doğru değil. Bu demokrasini işleyişine zarar verir. Her iki belediyemizde yaşananlar için büyük üzüntü duyuyoruz. Bazen bu tür şeyler de demokrasi mücadelesinin bir parçasıdır. Neticede hepimizin sadece bugüne değil yarınları da düşünerek ülkemizin devlet yapısını ve demokrasinin işleyişinin önemli olduğunu unutmadan doğrunun yanında yer alması lazım. Hukukun işleyişini bağımsız ve gerçekten evrensel hukuk kurallarına uygun şekilde sağlamamız lazım. Bu yargılamanın tutuklu olarak yapılması arkadaşlarımızın cezaevinde özgürlüklerinden mahrum bırakılmalarını doğru bulmadığımı söylemek isterim.






Sayfa başına git