Türkiye'de ilk: İzmir'de keşfedildi!
İzmir'e 'sarı' uyarı!
Aidatlara yeniden değerleme ayarı!
10 Ocak Cumartesi günü İzmir'de hangi ilçelerde su kesintisi yaşanacak?

Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - CHP Genel Merkezi, CHP İletişim’in ev sahipliğinde düzenlenen “Ege Yerel Medya Buluşması”, İzmir’de gerçekleştirildi.
Ege Bölgesi’nden çok sayıda yerel medya temsilcisi ile ulusal basından deneyimli gazetecilerin katıldığı buluşmada, yerel medyanın yaşadığı sorunlar, beklentiler ve medyanın geleceğine ilişkin değerlendirmeler masaya yatırıldı.
Alsancak’taki Tarihi Havagazı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, milletvekilleri ve belediye başkanları katıldı. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Ankara’da gerçekleştirilen il başkanları buluşması sebebiyle programa katılamadı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yerel basınının öneminin altını çizdiği konuşmasında şunları söyledi: “Bizler, CHP’mizin başlattığı buluşma serisinin ilk ayağındayız. İlk durak olarak İzmir’i seçti ve Ege Bölgesinin kapsayan bir buluşma gerçekleştiriyoruz. İzmir zaten yetiştirdiği gazeteciler ile sadece yerel basında değil ulusal basında da var. Bu bulmayı zaten fazlasıyla hak etmiştik. Biz basın gücü ve bağımsızlığına duyduğumuz büyük ihtiyaç ortadayken yerel basını konuşuyoruz. Basın demokrasinin temeli ve olmazsa olmazıdır. Yerel basın ise genel manada kamuoyunu besleyen en güçlü damarlardır. Yerel basın olmazsa kan dolaşımı olmaz. Ulusal basın da yerel basın olmadan sağlıklı şekilde yaşayamaz. Ülkenin farklı kentlerinin birbirinden haberi olmaz. Hiçbir ulusal basın yapısı kendi kendini takip ettiği gibi orayı takip edemez. Demokrasi ancak bu birliktelik ile ayakta kalabilir. Türkiye’de ilk gazetenin yayımlandığı, en köklü yerel basın geleneklerinin filizlendiği, gazeteciliğin şekillendiği yerdir İzmir. Bugün halen Türkiye’nin dört bir yanında da görev yapan pek çok İzmirli gazeteci var. Bu buluşma bir sürecin başlangıcı diye düşünüyorum.
“GAZETECİLER ÖZGÜRLÜKLERİNİ KAYBETME TEHDİDİYLE KARŞI KARŞIYA”
“Kalıcı iletişim kurma iradesinin bir göstergesi. Yerel basının sorunlarını ve beklentisini dile getirecek burada ilgili taraflar” diyen Tugay sözlerine şöyle devam etti: “Gazetecilerin hem bugününü hem yarınını inanıyorum ki cesaretle ele alacak bugün herkes. İzmir medyasının deneyimli isimler de bizimle bir arada olacak. Bugün burada konuşulanlar sadece burada kalmayacak, katılımcı bir siyasetin parçası olacak. 10 Ocak gazetecilerin aslında mesleki haklarının bir iş kanunu aracılığıyla ilk kez sağlandığı gün 1961 yılında. O kadar önemliyi ki sonraki yıllarda bir kutlama günü olarak kutlandı. Ancak 1971’de bu haklar geri alındı. Bugün gazeteciler yalnızca haklarını değil, mesleklerini yapma haklarını, özgürlüklerini kaybetmekle karşı karşıya. Gazetecilik her zaman zor olmuştur, risklidir ve bir bedeli vardır. Bu bedeli bazen hayatlarıyla ödeyen gazeteciler vardır. Ama ne olursa olsun değeri ve önemi asla küçültülemez. Toplumumuz ve demokrasi için ne kadar hayati bir öneme sahip olduğu değiştirilemez. Gerçeğin peşine düşen gazeteciler hiçbir zaman rahat bırakılmadılar. Uğur Mumcular, Abdi İpekçiler, Metin Göktepeler, Ahmet Taner Kışlalılar… gerçeğin peşinde olmanın bedelini canlarıyla ödediler. Oysa güçlü bir demokrasinin sonucu bu mu olurdu? Hapse giren gazeteciler, susturulan gazeteciler, öldürülen gazeteciler… O yüzden basının özgürlüğünün demokrasinin parçası olduğunu bütün toplumumuz bilmeli. Özgür basın demokrasinin en temel unsurlarından biridir.”
“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ENDEKSİ UTANÇ VERİCİ SEVİYEDE”
Basın özgürlüğü konusunda Türkiye’nin çok geri seviyelerde olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Türkiye basın özgürlüğü endekslerinde, utanç verici düzeyde geriledi. Bu ülkemizde gazeteciler maruz kaldığı baskıların en net göstergesinden biridir. Biz her zaman CHP iradesi olarak hem de mensupları olarak basın özgürlüğü ve demokrasinin tarafıyız. Hep böyle olduk bundan sonra da böyle olacak. Demokrasiyi seçmek yaşamayı seçmek gibi bir zorunluluktur. Yerelde güçlenmeyen demokrasi ülkede ayakta duramaz. O nedenle sağlam bir demokrasi için yurttaşların bu sürece katılması, yöneticileri takip etmesi ve gerektiğinde itiraz etmesi gerekir. Bunu sağlayan en önemli güç yerel basındır. Yerel medya aidiyet duygusu yaratır ve hayatın kılcal damarlarına ulaşır. Ulusal medya kentleri aynı derinlikte göremez. Ancak yerel medya aracılığıyla bunları görebilir. Yerel basın halk ile yönetimler arasında da bir köprüdür. BU iki yönlü ilişki ne kadar şeffaf ne kadar adil ne kadar doğru olursa bu kentte de insanların refahı o kadar artar. Daha fazla adalet gerçekleşir. Biz denetlenmekten korkmadık. Çünkü bizler sadece kamu yararı için çalışan insanlarız. Bugün yerel medyamızın büyük bir sıkışmışlık içinde olduğunun farkındayız. O yüzden yerel basını desteklemek en önemli amaçlarımızdan birisi. Ben her koşulda kamu yararını savunan, etik değerlerden vazgeçmeyen, gerçeğin peşini bırakmayan gazetecilerimizin peşinde olduğumuzu tekrardan söylüyorum. Ya basın özgür olacak ya demokrasi eksik kalacak” dedi.






Sayfa başına git