MENÜ
İzmir 15°
Gerçek İzmir
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Tugay'dan eleştirilere tek tek yanıt: Bazı insanları dinlemek istemiyorum!
Yerel Yönetimler
17 Nisan 2026 Cuma 21:28

Tugay'dan eleştirilere tek tek yanıt: Bazı insanları dinlemek istemiyorum!

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde konuşan Başkan Tugay, muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi. Tugay, “Bazı meclis üyeleri haddini aşıyor. Maalesef taktik olarak bazı AK Partili meclis üyeleri özellikle insanların kabul edemeyeceği hakaretler, kullanarak tahammül edilemez bir noktaya getiriyorlar. Bazı insanları dinlemek istemiyorum” dedi. Tugay, ölümlü kaza üzerinden kendisini eleştiren AK Partili Çankırı’yı bir kez daha hedef aldı.

GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Nisan Ayı Olağan Toplantısı üçüncü oturumu gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın başkanlığında başlayan toplantı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zafer Levent Yıldır’ın yönetiminde devam etti.

Burada açıklamalarda bulunan AK Parti Grubu Üyesi Enes Uğuz, CHP’yi hedef alan ifadeler kullandı. Uğuz, “Sayın belediye başkanı bize dönüp ‘sahtekârlar’ diye bir ithamda bulundu. Bu ifadesinden dolayı grubumuzdan özür dilemesi gerekmektedir. Sahtekâr arıyorsa kendi partisine bakmalıdır” dedi.

UĞUZ: SAHTEKAR ARIYORSA KENDİ PARTİSİNE BAKMALI

Başkan Tugay’ın 2024 yılında Torbalı’ya geldiğinde verdiği sözleri tutmadığını iddia eden Uğuz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“23 Şubat 2024 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay Torbalı’ya geldiğinde bazı sözler vermiş. ‘Kent meydanını yapacağız otopark yapacağız, kapalı spor salonunu, Pazar yerini yapacağız’ demiş. Torbalı halkı ne isterse onu yapacağım demiş. 3’üncü yılında olmasına rağmen bunların hiçbirini Torbalı'ya yapmadı. Kapalı spor salonuyla, yüzme havuzunu Gençlik ve Spor Bakanlığı’mız tamamladı. Torbalı halkı ne isterse onu yapacağım diyen belediye başkanından söz verdiklerini takip etmesini istiyoruz. Sayın belediye başkanı bize dönüp ‘sahtekârlar’ diye bir ithamda bulundu. Bu ifadesinden dolayı grubumuzdan özür dilemesi gerekmektedir. Sahtekâr arıyorsa kendi partisine bakmalıdır. Orada bol miktarda sahtekarı, pavyoncuyu bulabilir. Biz bu ifadeyi kabul etmiyoruz. Sahtekâr arayan dönüp kendi partisine bakabilir!”

Uğuz’un ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay söz alarak konuşma gerçekleştirdi.

“BAZI MECLİS ÜYELERİ HADDİNİ AŞIYOR”

Tugay şunları kaydetti:  

Bazı meclis üyeleri haddini aşıyor. Ne söylediğimi biliyorum. Bir tavşan tazı muhabbeti olmuş.  Biz bu tabloya alışığız. Maalesef taktik olarak bazı AK Partili meclis üyeleri özellikle insanların kabul edemeyeceği hakaretler, kötü sözler kullanarak insanların onuruyla oynar gibi ifadeler kullanarak tahammül edilemez bir noktaya getiriyorlar.

“SORUMLULUĞUN KİMDE OLDUĞUNU BİLECEKSİNİZ”

Bizim muhatabımız İzmir halkı. Özgür Kaner dedi ki, “Sahilimiz var kullanmıyoruz” dedi. Siz meclis üyesiyseniz, Çiğli’nin sorumluluğunun kimde olduğunu bileceksiniz. Çiğli ister miydi, Harmandalı gibi sorunlu bir şey yaşansın. Bir şehrin atığı ile ilgili planlama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılıyor. Ben sahilimi kullanmak istiyorum, kullanamıyorum ucuzluğuna kaçmayın. 23 yıldır ülkeyi yöneten hükümetin, bakanlıklarla ilgili sanki onların sorumluluğu yokmuş gibi…

“BAZI İNSANLARI DİNLEMEK İSTEMİYORUM”

Bazı insanları dinlemek istemiyorum. Yapmak istedikleri sadece hakaret. Alenen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Yalan söyleyemezsiniz. Ben bu meclis kürsüsünde bu konuyu konuştuğumda Çiğli’de işçimizi kaybettiğimizde vahim olayda aile hassas durumda, onların üzmemek lazım dedim.

“KAMERALARI ALIP GİDİYOR!”

Mesela bir yalan söyleniyor dedim. Deniyor ki o vinci aile çağırdı, İZSU’dan kimse yoktu, vincin parasını İZSU ödemedi dedim. Sonra İzmir’in milletvekili olan ve maalesef çok kötü huyları olan bir kişi yanına kameraları alıyor gidiyor bu insanların evine. İnsanlara benim buradaki konuşmamdan sadece bir cümle dinletiyor. “Vincin parasını aile ödemedi” sadece bu cümle. Aile de haklı olarak biz ödedik diyor. Fatura çıkıyor ortaya, MHP İlçe Başkan Yardımcısı adına düzenlenmiş o ödemiş. MHP’nin ilçe başkan yardımcısının bu olayla alakası ne, takdiri size ait. Milletvekiliniz bizi suçlu duruma düşürmek istediğinde anlıyoruz biz o faturayı nedenle kendi adlarına düzenlediklerini.

Anlıyoruz ki istismar etmeye çalışıyor o insanların üzüntüsünü. Babasıyla oraya giden idari müdürdü. Bununla ilgili ben da fazla konuşmak istemiyorum.

Neden olduğunu bilmediğimiz bir şekilde tırlara transfer noktasının çok ötesinde olmaması gereken bir yerde bu kamyon gidilmemesi gereken bir yerde şeye düşüyor. Alınmamış bir önlem yok. Zaten o kamyonlar oraya gitmiyor normalde. Gerekçesi var mıdır. Böyle bir talimatın verilmediğini İZSU’daki arkadaşlarımız söylüyor.

“İNSANIZ KÜTÜK DEĞİLİZ”

Hal böyleyken sanki ben aileye parayı ödemediler diye suçluyormuşum gibi suçladı diyor arkadaşımız. Biz insanız kütük değiliz. Bize bu yalanları söylerken insanlığımız inciniyor. Sizin için normalse üzüntü verici. Sizin Karşıyaka Meclis üyesi olup da meclis üyesi boyunca bana abi diyen o arkadaşımız bugün ardı ardına yalanlarla beni utandırıyor. Bu ahlak dışı davranışı kabul edemiyorum. Burada ahlaksız bir davranışı dinleyen ce takip eden bir kişi olmaktansa çık git ve takip etme diyorum. Ben kavga etmek için gelmiyorum buraya. Odun olmadığımız için birileri yalan söylediğinde tepki gösteriyoruz. Bilerek bizi burada tepki gösterir hale getirmeye çalışıyorlar.

AK PARTİLİ ADEM ÖZTÜRK’E YANIT

Karşıyaka Meclis üyesinin ağırıma giden bir şeyini söylemek isterim… Karşıyaka’da huzur evi var. Belediye yapmış. Karşıyaka Belediyesi. Bir süre kendisi işletmiş. Cevat Durak belediye işletmesinden çıkarmış bakanlığa vermiş. Defalarca ziyaret ettim. O huzurevine tıkır tıkır işlerken deprem sonrasında hasar almadı burası deprem dayanıksız diye performans testi yaptılar. Burayı boşalttılar. O günlerde boşaltılınca bakanlığa sorduk ne yapacaksınız diye. Cevap alamadık. Tahsis iptali kararı aldık. Mahkemeye gidildi, yürütmeyi durdurma kararı çıkarıldı. Ondan sonra bina kilitlendi. O günlerde bana sürekli hakaret eden bu arkadaş Necip Nasır sizinle görüşmek istiyor dedi. Ofisine davet etti. O arkadaşla gittik. Necip Nasır bana, “Gelin dedi burayı bakanlığa devredelim, SGK borcunuzdan düşelim’ dedi. O güvenle yazı yazdık satış kararı aldık. Değer tespiti yaptık. 170 küsur milyon TL biz tespit ettik. 2021’in rakamları. Bu arkadaş ve Nasır’ın çalışması ile Karşıyaka Belediyesi’ne 13 milyon TL teklif ettiler. Dalga geçer gibi bu rakama tabi ki evet demezsiniz. Bunu yazılı olarak da söyledik. Bütün bunlara şahit olan arkadaş şu yalanı söyledi, “Kendisi vazgeçti” dedi. Bizimle dalga geçer gibi belirlenmiş rakamı değiştirmedi. Ben kendisinden utanıyorum. Bir insan nasıl bu kadar değişebilir. Bir kötülüğü bir yerden sonra kabul edemiyorum.

Aileye siz parayı ödemediniz denmesine tahammül edemiyorum. Kamera şovunu yapanlar nasıl insanlar. Odun değiliz ya. Bu memleketin ağzına ettiniz, mahvettiniz.

“HERŞEY GÜLLÜK GÜLİSTANLIKMIŞ GİBİ…”

75. Yıl Bulvarı’nda az bir su birikintisi oldu. Öyle bir anlatıyor ki sanki orada yağmur suyu kanalı yokmuş gibi. Şehrimizin altyapı sorunları var. Sizin yönettiğiniz AK Partili belediyelerin şehirlerini su basmadı mı? Bu sorunlar varken biz ne yapıyoruz, seyrediyor muyuz, yoksa çalışmıyor muyuz. Her birisi rakamlarla ispatlı bu şehrin her bir köşesinde her yere yetiştik biz. Gün geldi sokaklarda sabahlara kadar beklediler. Bu ülkede her şey güllük gülistanlıkmış gibi bir tek İzmir’de sorun varmış gibi konuşmanın bir anlamı var mı.

“YURT DIŞINDAN HİÇ KREDİ ALAMADIK”

Yurt dışından hiçbir kredi alamadık bu dönemde. Geçmişte alınmıştı ödemelerini yapıyoruz. Kur farkı 7 milyar 800 milyon TL çıktı. Sadece kur farkından dolayı yaptı bunu. Ben mi yarattım kardeşim bu enflasyonu? CHP mi yarattı? Bu ülkeyi yönetenler yaratmadı mı!

SÜBVANSİYON 1 MİLYAR TL!

Mesela ESHOT’tan, toplu ulaşımdan aylık sübvansiyonumuz 1 milyar TL. İnsanlarımız otobüse binsin diye 1 milyar TL sübvansiyon yapıyoruz. 90 dakika uygulamasını geçirdik. İzmir Türkiye’nin ulaşımda en ucuz köylerine kadar hizmet eden bir kurumdur. 90 dakika ile vatandaşın cebince 2 milyar TL kaldı. 2 milyar TL dağıttık yani. Zam yapmış hali ile Büyükşehirler arasında en düşük bilet fiyatı İzmir’de.

İnsafı olan bu otobüslerin yakıtlarından ÖTV almayın der. Kredileri onaylama, kaynaklar kes, bizi boğ sorunların içine biz can siperane hizmet edelim sonra deyin ki belediyeler çalışmıyor.

İZMİR 77. SIRADA!

Hesapladık İzmir’den toplanan verginin yüzde 3,45’i İzmir’e yatırım olarak dönmüş. Türkiye’de 81 il içinde İzmir 77. sırada. Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir? Bu ihmali madem biliyorsunuz düzeltin.

2. ÇEVRE YOLU ÇAĞRISI

Şehrin iki ana aksı var. Biri Anadolu Caddesi, Yeşillik Caddesi, havalimanı yolu. Diğeri de Çevre Yolu. Buralarda sıkışıyor trafik. Rahatlaması için yapılması gereken ikinci çevre yolu. Seçimden önce AK Parti’nin Başkan adayı ben bu çevre yolunu yaptıracağım dedi. İzmir’in milletvekilleri onu da halledeceğiz diyorlar ama sorun ortaya çıktığında arayın ki bulasınız. Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok. Milletvekili sorsun kendisine “ben olmasam İzmir’e hangi hizmet gelmezdi?” Madem bakanlarla bizi görüştürüyorsunuz, o zaman bir işe yarayın ya bu şehrin sorununu çözün. Onlar ne yaptılar Meslek Fabrikası’na çökmeyi marifet saydılar. Bir kaza ile ailesine gidip onu istismar etmekten başka ne yaptınız siz? Bana diyorlar ki okul yaptık, okulu da bir zahmet yapın.

Halk bizi sahada görüyoruz. Yangın oluyor oradayız, sel oluyor oradayız. Körfezi temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz.

"YALAN SÖYLEYEMEYE GELMEDİK"

Buraya hikaye anlatmaya, yalan söylemeye gelmedik. Çalışmak için geldik. Bu halkın hakkını aramak için geldik. O yüzden bize hakaret edilmesine içerliyoruz. Biz şehri hizmet etmeye çalışan insanlarız.

AK PARTİLİ YILDIZ'A: TEK YAPTIĞINIZ KONUŞMAK!

(AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’a) Geldiğinizden beri yaptığınız tek şey konuşmak. Bir tane sorun çözmediniz. Grup Başkan Vekili şunu düşünmeli bizi bu hale kim getirdi.

Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz. Ben bu ülkenin yoksulluğundan utanıyorum. İnsanların işsizliğinden utanıyorum. Bütün bu şartlarda gidemediğimiz sokak yok burada. Varoşların hepsinden her insana gidiyoruz. Onların acılarını içimizde hissediyoruz.

 

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Esma erdogan
 20 Nisan 2026 Pazartesi 10:18
Meclisteki kalitesiz küfür parmak sallama tehdit kıskançlık kirizi bir acizlik ve va suçluluk psikolojisi tek tanımı şu suç bastırmak Başkanı karalama yanlişı Kendi kişiliklerini ortaya koymuştır. Ava giderken avlanmişlardır.
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2026 Gerçek İzmir