Aliağa'dan Karşıyaka'ya iyilik köprüsü
"Adet Sancısı Adetten Değildir!"
Bornova'da yol çalışmaları tam gaz!
Dört dönem meclis üyeliği yapmıştı... Büyükşehir'de koordinatör oldu!

Asena TUNCA/GERÇEKİZMİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi ve Konak Kaymakamlığı tarafından gönderilen 23 Mart tarihli tahliye emrinin süresinin bugün dolmasının ardından sabah saatlerinden itibaren direniş başlattı.
Sabah yaptığı açıklamalarından ardından bir kez daha kameraların karşısına geçen Tugay, ‘mücadeleye devam’ mesajı verirken konuya ilişkin konuşan AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’a yönelik sert ifadeler kullandı.
Tugay’ın açıklamaları şöyle:
HAKLI OLDUĞUMUZ BİR DAVANIN İÇERİSİNDEYİZ
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nü belediyeye hiçbir bilgi vermeden doğrudan müdahalesi üzerine bir hukuki mücadele içerisindeyiz. Ancak başta yürütmeyi durdurma kararı verilmesine rağmen ne yazık ki bu karar hızlıca kaldırılarak bayramdan hemen önce çalışan arkadaşlarımıza bir tebligatta bulunuldu ve 23 Mart itibarıyla binanın boşaltılması istendi. Ben bunu daha önceki pek çok açıklamam da söyledim. Bunu kabul edebilmemiz mümkün değildir. Haklıyız, haklı olduğumuz bir davanın içerisindeyiz.
BURAYI 'SATACAKLAR, VERECEKLER' AÇIKLAMASI DOĞRU DEĞİL
Meslek fabrikası ve diğer binalarımız her yönüyle İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin mülkiyeti konumundadır. Hiçbir şekilde başka bir kurumun veya kişinin mülkiyet hakkı olmayan binalardır. Bu binalar halka hizmet ettiğimiz binalar. Meslek Fabrikası insanlarımıza meslek eğitimi verdiğimiz, yüz binlerce insanın buradaki kurslara giderek meslek sahibi olduğu yapı. Buralarda bu hizmetler devam ederken başka hiçbir tasarrufumuz yokken bugün bir milletvekili açıklama yapmış burayı satacaklar ve verecekler gibi. Kesinlikle böyle bir şey yok, hiçbir zaman zihnimizde olmadı böyle bir şey. Sadece insanlarımızın hizmetine kullanılmış binalar.
BUGÜN FİZİKEN BUNA İTİRAZ ETMEK İÇİN BURADAYIZ
Böyle bir görevimiz varken buyurun bu binaları alın diyemiyoruz. O nedenle uyarılarımıza rağmen herhangi bir dikkate almadığından dolayı bugün fiziken burada buna itiraz ettiğimizde göstermek zorunda kaldık. Ben İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde en üst yöneticisi olarak İzmir halkını temsilen burada bu yanlışa dur demek zorunda hissediyorum. O nedenle geldim, hiç kimseye buraya gelin demedim. Hiç kimseye özel olarak çağırmadım. Tamamen herkesin kendi duyarlılığıyla orada bulunmaya ihtiyaç duymasıdır. İzmir'in geleneğidir bu. Hiçbir zaman yanlışın tarafı olmadık. Hiçbir zaman yanlışa boyun eğmedik. Bu bina zamanında un fabrikası olarak kullandı daha sonra 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dönemi Bakanlar kurulunun imzasıyla kamulaştırılmış bir bina sonra belediyeye verilmiş 1940 yılından beri belediyenin mülkü olan bir bina. 12 Eylül döneminde her şeye el konulduğu için o zaman burası bir süre Devlet Güvenlik Mahkemesi olarak kullanıldı ama daha sonra Devlet Güvenlik Mahkemesi olarak kullanılmaktan çıktı ve arkasından 2007 yılında Vakıfların bir şehrinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir belediyesi o günün parasıyla ödemeyi yaptı. Bunların hepsi kayıtlarda var. Daha sonra yine oldukça büyük bir masrafa edilerek bu binanın restorasyonu gerçekleştirilmiş ve bu tarihten beri burası meslek fabrikası olarak kullanılıyor.
ŞU AN KURSLAR VE DERSLER DEVAM EDİYOR
Burada 100 binlerce insan meslek eğitimi aldı ve meslek sahibi oldular. Bu hizmet bugün ve şu anda devam ediyor. Yukarıda şu anda kurslar ve dersler devam ediyor.
BİR TELAŞ OLARAK YORUMLUYORUZ BU ŞEYİN ARKASINDA BİR SİYASİ İRADE VAR
Bizimle ne bu binayı vermemiz ne bu hizmetten vazgeçmemiz mümkündür. Burada alelacele burayı boşaltın şeklindeki bir telaş olarak yorumluyoruz. İstekte bulunanları da tamamen İzmir'e zarar vermek ve İzmir'in hakkına, hukukuna saygı göstermeyen insanlar olarak görüyoruz. Basına açıklama yapınca da görüyoruz ki anlıyoruz ki bu şeyin arkasında bir siyasi irade var. Birileri siyasi olarak sahipleniyor. Ve telaş içindeler. Zorla burayı almaya çalışıyorlar. Niçin kullanacaklarına dair bir karar yok. Durup dururken yeşilaycı oldular durup dururken başka şeyler yapmaktan bahseder oldular Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün halen İzmir ve çevrede kiraya vermeye çalıştığı yüzlerce binası var. Herhangi bir yerde gerçekten ihtiyaçları varsa bu binaları kiraya vermek yerine rahatlıkla kullanabilirler.
SESSİZ KALMAMIZI BEKLEMESİNLER
Bu da yaptıkları haksızlığı haksızlığa bir gerekçe uydurmak kılıf uydurma çalışması. Bunlara sessiz kalmanızı beklemesinler.
DEMEK Kİ SİZ İZMİR'İN MİLLETVEKİLİ DEĞİLSİNİZ
Özellikle İzmir'in milletvekili olmuş, İzmir'in hakkını ve hukukunu savunmasını beklediğimiz insanlar bugün binayı alıp da başka bir kuruma vermeye çalışıyorlarsa ben bunu şöyle görüyorum demek ki siz İzmir'in milletvekili değilsiniz, vakıflar Genel müdürlüğünün milletvekilisiniz ya da Yeşilay'ın milletvekilisiniz.
TEMSİL ETTİĞİNİZ ŞEHRE İHANET EDİYORSUNUZ
Bütün işlemlerle yüzde 100 belediyenin mülkiyetinde olan bir bina olmasaydı belki konuşabilirdik ama çok büyük bir yanlışın içerisinde olarak kendi temsil ettiğiniz insanlara da kendi temsil ettiğiniz şehre de ihanet ediyorsunuz. Bundan vazgeçin. Biz normal hukuk kuralları içerisinde bu binanın mülkiyetinin Büyükşehir belediyesine ait olduğunda, genel müdürlüğüne geçmemesi gerektiğini karara bağlayacağını umuyoruz mahkemeden.
SÜREÇ DEVAM EDERKEN ALELACELE BOŞALTIN DEMEK AKIL ALIR DEĞİL
Ancak bu süreç devam ediyor. Bu süreç devam ederken alelacele burayı boşaltın diye buraya tebligat göndermek, gelip zorla burayı boşaltmaya çalışmak akıl alır İŞ değildir. Ve Türkiye'de biliyoruz ki bir çok konuda da bu zorlamalara bu dayatmalara insanlar mecburen boyun eğiyorlar. İzmir'in seçtiği ve görevlendirdiği Büyükşehir Belediye başkanı olarak bu duruma tepkisiz kalamam. Bu duruma meclis üyelerimiz sessiz kalamazlar. Bu durum o nedenle bugün burada fiziksel olarak bulunmak zorunda hissettik. Zorla boşalmaya ve tahmin etmeye kalktıkları zaman da fiziksel olarak biz burada olacağız.
BİZDEN İSTEDİĞİNİZ ŞEYLERİ KONUŞMAYA HAZIRIZ
Açık olarak söylüyorum müsaade edin hukuki süreç tamamlansın. Bu süreç içerisinde bizden istediğiniz şeyleri konuşmaya da hazırız. Ama bu yanlışı yapmayın. Bu yanlışı İzmir'e yapmayın. Bu yanlışı İzmir halkına yapmayın. Bu yanlışı bir devlet kurumu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yapmayın.
BURAYI ZORLA BOŞALTMANIZA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ
Biz bunu hak etmiyoruz. Hizmetimizi bu binada da başka sahip olacağız yorumda da devam ettireceğiz. Bizim görevimiz. İnsanların akıllarını karıştırılacak, anlamsız, alakasız incelik etmeyi bırakılmak gururu bu şekilde zorla boşaltamayacaksınız. Buna izin vermeyeceğiz. Buradayız.






Sayfa başına git