CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Basmane Çukuru, su krizi, Körfez ve çöp başlıklarında önemli açıklamalarda bulundu. Basmane Çukuru için “Belediyenin çıkarları korunarak, İzmir'in hakkı hukuku korunarak bir çözüm üretilsin” diyen Özkan, su krizinde ‘su parkı’, Körfez için ‘arıtma’ seçeneklerini ilk sıraya koydu. Merkezi iktidarı hedef alan Özkan, “İzmir'de tek çözüm önerisi sunamıyorlar. Ne yapıyorlar? Sadece engel” dedi. Özkan çöp konusunda partili belediye başkanlarını uyardı.
GERÇEKİZMİR- İzmir’de 2015 yılından bu yana milletvekili görevini sürdüren CHP’li Tuncay Özkan, kentte son dönemin en çok tartışılan konuları özelinde açıklamalarda bulundu.
Özkan, Basmane Çukuru, su krizi, Körfez ve çöp başlıklarında Gerçekizmir'e önemli açıklamalarda bulunurken, çözüm önerileri de sıraladı.

“SORUN ÇÖZÜLDÜYSE MUTLU OLURUM”
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TMSF arasında imzalanan ve Basmane Çukuru’nda inşaat yapılmasının önünü açan protokol tartışma yaratırken, Büyükşehir Belediyesi eski Başkanlarının açıklamalarıyla tartışma alevlendi.
Özkan, Basmane Çukuru ve protokolle ilgili şunları söyledi; Basmane Çukuru ile ilgili ben protokolü görmediğim için protokolle ilgili bilgi sahibi olmadığım için bir yorum yapamıyorum…
20 yıldır orası öyle duruyor ve bu İzmir için bir yaraydı. Eğer belediyenin çıkarları korunarak İzmir'in hakkı hukuku korunarak bir çözüm üretilebildiyse, çünkü belediyeyle karşısında bir kişi yok. Yaklaşık 50-60 kişilik bir sermaye grubu var. Bunlarla sorun çözüldüyse, mutlu olurum.
“YAPILACAK HATA GERİ DÖNÜLEMEZ DURUM YARATIR”
Ama belediyenin bu görüşmeler sırasında İzmir'i veya belediyeyi zarara uğrattığı yönündeki açıklamaları da okuyorum? Buna inanmak istemem çünkü orası İzmir'in en değerli noktası bu noktada yapılabilecek bir hata İzmir için geri dönülemez bir durum yaratır.
Protokolü okuduktan sonra bu konuda görüşlerimi daha net söyleyeyim. Protokolü inceleyip İzmir ne kazandı? Belediye ne kazandı, kaybetti? Onu görmem lazım ki bu konuda net bir şekilde yanıt vereyim ama bugün söyleyeceğim şey belediyemizin İzmir'in aleyhine herhangi bir işlemde bulunmayacağı inancında.”
ÖZKAN’DAN SU KRİZİNDE SU PARKI ÇAĞRISI
AK Parti ve CHP arasında polemik haline gelen su krizine yönelik önemli uyarılarda bulunan Özkan, çözüm önerileri de sıraladı.
Özkan şunları söyledi;
“Su akar Türk bakar diye Almanların, bizim akarsularımızı gördükten sonra üstünde hiç baraj görmedikten sonra söyledikleri bir sözdür. Şimdi su akar İzmir bakar pozisyonu oluşmaması için Devlet Su İşlerini göreve çağırıyorum.
Yeraltı su parkı. Özellikle, sel bölgelerinde bir damla yağmur suyunu bile heba etmeyecek bir depolama sistemiyle, barajlarımızı dolduracak. Bu depolardaki su, kentin ihtiyacına göre, planlamaya göre kullanacak yeni bir anlayışın inşa edilmesini istiyorum.
“KAYIP KAÇAK ORANININ AŞAĞI ÇEKİLMESİ LAZIM”
İzmir'de kayıp kaçak oranı %31 gözüküyor, bu çok yüksek bir oran. Bunun mutlaka belediyemiz tarafından daha aşağı çekilmesi lazım. Ayrıca İzmir'de ishale hatlarında bir yenileştirmeye gitmek lazım. Pompa istasyonlarında yenilenmeye gitmek lazım. Bunların hepsi maliyet gösteriyor. Merkezi hükümetin İzmir’in önündeki engelleri kaldırması lazım.
Deniz suyundan su üretilecek, çünkü Akdeniz havzasının en kurak bölgelerinden biriden birinde yaşıyoruz. 1982-83 yılında yılından bu yana bir çok rapor okudum. Ne yazık ki günden bu yana hem kayıp kaçak oranlarının azaltılması… Türkiye'deki ortalaması %31. Kayıp kaçak oranı… Vahşi sulamadaki oran %78. Mesela İzmir'de vahşi sulamayla su kaybımız %78, sanayiye giden su %13. Evlere giden su %12… Bizim mutlaka bunlarla ilgili Tarım Bakanlığı'nın su idaresi onda çünkü bir düzenleme yapması lazım ama ben daha yukarıdan bakıyorum Türkiye'nin su yönetimi konusunda mutlaka bir otoriteye ihtiyacı var. Bütün kaynakları değerlendirecek, yeni su kaynakları üretecek ve suyun vahşi sulamayla tüketilmesine karşı çıkacak hem eğitimi hem altyapısını yeniden düzenleyecek, bir düzene ihtiyacı var, bir sisteme ihtiyacı var.
YASA TEKLİFİ HAZIRLADIM
Bu konuyla ilgili bir yasa teklifi hazırladım. Parti genel merkezimizde çevre ve doğadan sorumlu genel başkan yardımcımızla bu konuda bir su kurulu oluşturuldu. Sundum teklifi, onlarla birlikte yeniden ele alacağız.
Su hayattır, hayat konusu politik bir şey değildir. Politika üstü bakış açısı gerektirir. Mutlaka ve mutlaka çözmesi gerekir.
Şimdi sel baskınları oldu. Bugün bütün bundan mağdur olan yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyorum ama asıl önemli olan şey öyle bir yağış ki yani düzensizliği anlamak açısından söylüyorum. Tahtalı Barajının su seviyesi 2.2 ikiyken, şu anda 10’a yaklaştı. 80 metreküpten daha fazla su almış Buca ve çevresi.. Bu korkunç bir afet ama çok şükür can kaybımız yok karşılanamayacak bir mal kaybı yok. Bizim için sevinç rahmet bunun bir zerresini dahi dışarıda bırakmamalıyız ya barajlarımızda ya da inşa edeceğimiz su parklarında tutmamız gerek.
Su parkı Avrupa'da çokça kullanılan Amerika'da çokça kullanılan suların depolama alanları… Sel sularının yataklarına bunları yapıyorsunuz, tıpkı otopark gibi yeraltı otoparkı gibi sonra bu suyu kentin temizlenmesinde, kent rehabilitasyonunun önemli bir parçası olan yeşilin sulanmasında kullanıyorsunuz. Üstelik yapım bedelleri çok yüksek değil. Size hayat veriyor."

İKTİDARI HEDEF ALDI… ‘ERKEN SEÇİM’ ÇAĞRISI YAPTI
Dere yataklarımızın su kaybına yol açan yüzeylerini kaplamamız ve suyun bir an önce barajlara ulaşmasını sağlamamız gerekiyor. Tatlı su kaynaklarımızın tamamı kirli. Barkıçay’ı Menderes’i mahvettik. Üç kuruş ceza kesiyoruz. Zehirle suluyoruz içeceğimizi yiyeceğimiz. Bütün bunların düzenlenmesi iktidarın. İktidar bu konularda asla düzgün bir bakış açısına sahip değil. Bizim mutlaka bakış açısını düzeltmemiz gerekiyor. Onun için, bir hani erken seçim şarttır diyorum erken seçim şarttır. Çevreci dayanışmacı, birlikte bakabileceğimiz ayrıştırmacı değil, su konusunda bile ayrıştıran bir kafaya sahipler. İzmir'de bakın su kıtlığı var ama suyla ilgili bir tek çözüm önerisi sunamıyorlar. Ne yapıyorlar? Sadece engel. Belediyemiz su kuyularından su çekecek, izin vermiyorlar. Belediyemiz deniz suyu üretecek. Mutlaka ve mutlaka deniz suyunu arıtarak kente takviye lazım. 2026 meteorologların kararsızlık dönemi dedikleri bir hava olayı yaşanacak ve daha çok su gelecek. Bu yağış dönemini çok verimli bir şekilde kullanarak su ihtiyacını karşılamalıyız.
“DSİ’Yİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM”
Su yönetimi bir bilimdir. Su yönetimini atlayanlar kenti susuzluğa mahkum ederler, ülkeyi susuzluğa mahkum ederler. Mutlaka bu bilimi uygulayarak yol almak gerekir. Ben iktidarı, Devlet Su İşleri’ni göreve çağırıyorum. Bu kötü yöneticilik tarzını bıraksınlar. Bakın, İzmir'in 2050'ye kadarki su sorununu çözecek barajımız hangisiydi. Gördes Barajı. Zemini yanlış yere kurdukları için su tutmuyor. Hala belediyemizden para alıyorlar ama İzmir'in susuzluğuna çare olamadılar. Ne yapmak gerekiyor? O zaman her şeyi yeni baştan yapmak gerekiyor. Türkiye genelinde yaklaşık 600 tane barajın durumu budur. Su bu kadar önemli bir şey mutlaka ve mutlaka su yönetimini başarmak zorundayız.
“KÖRFEZ İÇİN SİHİRLİ ÇÖZÜMLER OLMAZ, ARITMA YAPACAĞIZ”
Körfez büyük sorun… Uşak’tan İzmir'e kadar evsel atıkları, sanayi atıklarını yüklediğimiz bütün akarsular, dereler, çaylar hepsi suyunu getirip körfeze boşaltıyor.
Nasıl baş edeceğiz? Arıtma yapacağız. Körfez nasıl temizlenir? Arıtma ile temizlenir. Yani böyle sihirli çözümler, gökyüzüne bir şey bıraktım yağmur yağacak yok öyle bir şey. Yağdığı zaman nasıl yağacağı beli değil. İkincisi Körfez’e aman efendim ben bir şey attım temizliyorum, öyle bir şey yok. Bunlar abrakadabra… Bunlar kentin parasını soymak isteyen çeşitli tüccarların çabaları… Burada yapılması gereken şey arıtmadır. Arıtma bir tane arıtma yaptım ya öyle bir şey de yok. Gelen su miktarı belli içindeki metal yükü ağır metal yükü belli… Onları aşama aşama geliş güzergahları boyunca arıtarak getirmeliyiz…
Kente su vereceğim. Nerden vereceğim kente suyu barajlardan vereceğim. Peki bu suları kim kirletiyor. Oraya bir arıtma yapacaksınız. Başka çaresi yoktur, başka çözüm yoktur.
“İZMİT KÖRFEZİ’Nİ KİM TEMİZLEDİ?”
Körfez’i kim temizlesin. Belediye… İzmit Körfezi'ni kim temizledi? İktidar kendisine yakın olanlara adaletli, diğerlerine farklı olma anlayışını bırakmalı…
“İKTİDAR ENGELLERİ KALDIRSIN… BELEDİYEMİZ YAPMAZSA YAKASINA YAPIŞIRIZ”
Kentte yılan hikayesine dönen çöp tesisi krizine de değinen Özkan, “ Çöpü götürüyoruz Manisa’ya orada işlem görüyor. Çok büyük bir yanlış. Bedava olan işler değil. Maliyetli… Sebebi merkezi hükümet. Engelleri kaldırdıktan sonra belediyemiz yapmıyorsa belediyenin yakasına biz yapışırız. AK Parti iktidarının İzmir'e garezi var. O garezin sonuçları… Çaresizlik değil.
BELEDİYE BAŞKANLARINA UYARI
Kentimiz çöp konusunda ne yazık ki çöp toplamak konusunda pek çok kentten geri… Ben bunun bir yönetim eksikliği olarak da görüyorum. Ve bunun düzeltilmesi için belediye başkanlarımıza ellerinden geleni yapması çağrısında bulunuyorum. Diyorum bu sorunlar birikir, birikir, birikir bir gün İzmir halkı ‘eeee’ der. O noktaya getirmemek gerekir.