Merkezi İzmir’de bulunan BAYETAV İzmir Barometresi 2026 Bahar Raporu yayımlandı. Rapordaki saha araştırmasının sonuçlarına göre İzmirli yurttaşlar yüzde 41 ile kentteki en büyük sorunun ulaşım ve trafik olduğunu belirtti.
GERÇEKİZMİR - Merkezi İzmir’de bulunan Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı'nın (BAYETAV) İzmir Barometresi 2026 Bahar Raporu yayımlandı.
Rapor 30 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında toplam CATI (Bilgisayar Destekli Telefon Anketi) yöntemiyle 595 kişiyle yapılan görüşmelerden alınan verilerle hazırlandı.
Bahar Barometresi’nin "Son üç ayı düşündüğünüzde İzmir'in en önemli iki sorunu nedir?" sorusuna verilen yanıtlar vatandaşların kent sorunları konusundaki önceliklendirmesini ortaya koydu.
İzmir genelinde en yüksek oranın %41 ile "ulaşım ve trafik" olduğu görüldü. Bunu %35 ile "altyapı sorunları" , %34 ile "temizlik ve çevre" izliyor. "Ekonomi ve geçim sıkıntısı" %21, "belediye yönetimi ve hizmet kalitesi" %16, "kentsel dönüşüm ve deprem riski" %11 ve "güvenlik ve göç" %9 ile takip etti.

RAPORDA YER ALAN İFADELER VE RAKAMLAR ŞÖYLE:
Yerel Yönetime Yaygın Eleştiri İzmirlilerin gözünden kentin en önemli iki sorunu %41 ile ulaşım ve trafik, %35 ile altyapı, %34 ile temizlik ve çevre olarak öne çıkıyor. Sorun haritasının iki ana eksen üzerinde örüldüğünü söyleyebiliriz: bir yanda yerel yönetim performansına yönelik parti aidiyetinden görece bağımsız yayılan eleştirel bir tutum, diğer yanda parti aidiyetine göre farklılaşmakla birlikte yerel sorunlar sorgulanırken dahi öne çıkan ekonomi ve geçim sıkıntısı. İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olduğunu söyleyenlerin oranı %34'te kalırken memnun olmadığını söyleyenler %46'ya ulaşıyor.
Parti tercihi kırılımı, kentin sorun haritasının siyasal aidiyete göre belirgin biçimde farklılaştığını gösteriyor. Cumhur İttifakı seçmeninde ulaşım ve trafik, %49 ile en yüksek oranda öne çıkıyor; hemen ardından temizlik ve çevre %45 ve altyapı sorunları %42 ile takip ediyor. Buna karşılık ekonomi ve geçim sıkıntısı yalnızca %7 düzeyinde. İktidar seçmeninin İzmir'in sorun haritasını büyük ölçüde yerel yönetim performansı çerçevesinde değerlendirdiği görülüyor. CHP seçmeninde ise tablo daha farklı. Bu kesimde ulaşım ve trafik %36 ile ilk sırada, ardından altyapı sorunları %29 ve ekonomi-geçim sıkıntısı %28 ile pratik olarak aynı oranlarda. Temizlik ve çevre %26 düzeyinde. CHP seçmeni kendi belediyesinin performansına yönelik eleştirilerini sürdürürken ekonomik sorunu da en az altyapı kadar önemli bir mesele olarak görüyor. DEM Parti seçmeninde altyapı sorunları %38 ile ilk sırada, ardından ulaşım ve trafik %35, ekonomi-geçim sıkıntısı %24, kentsel dönüşüm ve deprem riski %24 oranıyla geliyor. Temizlik ve çevre %17 düzeyinde. DEM seçmeninin kentsel dönüşüm ve deprem riskine diğer kesimlerden belirgin biçimde daha yüksek bir önem atfetmesi dikkat çekici. Bu, DEM tabanının mekânsal olarak kentin konut stoğu eski mahallelerinde yoğunlaşmasıyla ilişkili olabilir. Bütün bu kırılımları birlikte değerlendirdiğimizde, İzmir'in sorun haritasının iki ana eksen üzerinde örüldüğünü söyleyebiliriz. Birinci eksen, yerel yönetim performansına yönelik geniş kapsamlı bir memnuniyetsizlik. Ulaşım-trafik, altyapı ve temizlik gibi yerel yönetim alanlarında kentin geneline yayılan eleştirel bir tutum söz konusu. Bu memnuniyetsizlik parti aidiyetinden görece bağımsız bir karakter taşıyor. İkinci eksen, parti aidiyetine göre farklılık gösterse de “ekonomi ve geçim sıkıntısının” kentin yerel sorunlarını sorgulayan bir soruda anlamlı oranlara ulaşması durumu.